14. bölüm / 16
Güneş Gibisin BadeKaranlığını Bile Seviyoruz 2
Bölümler 16Şu an: Karanlığını Bile Seviyoruz 2
- 1 Kendi Karanlığıma314 kelime
- 2 Kendi Karanlığıma 2392 kelime
- 3 Kendi Karanlığıma 3240 kelime
- 4 Kendi karanlığıma 4292 kelime
- 5 Kendi Karanlığıma 5578 kelime
- 6 Kendi Karanlığıma 6239 kelime
- 7 Kendi Karanlığıma 7209 kelime
- 8 Kendi Karanlığıma 8225 kelime
- 9 Kendi Karanlığıma 9315 kelime
- 10 Kendi Karanlığıma 10229 kelime
- 11 Kendi Karanlığıma 11158 kelime
- 12 Kendi Karanlığıma 1255 kelime
- 13 Karanlığını Bile Seviyoruz230 kelime
- 14 Karanlığını Bile Seviyoruz 2316 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 Karanlığını Bile Seviyoruz 3186 kelime
- 16 Karanlığını Bile Seviyoruz 4163 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Herkes aynı anda anladı ve eve koştuk.Gittiğimizde evde bir şey yoktu,şanslıydık.Ortalığı toparlayıp yataklara yattık.Gece boyu uyku tutmadı,uyuyamadım.Sabah uyandığımda Berkay uyanmıştı fakat diğerleri uyanmamıştı.Mutfaktan güzel kokular almaya başlayınca mutfağa doğru ilerledim.Mutfağa girdiğimde Berkay bir şef edasıyla omlet yapıyordu.”Mis gibi koktu.Tarif nedir şefim?””Biraz tuz azıcık şeker ve yumurta,ha bide sevgimi kattım.”dedi gülümseyerek.”Hmm öyle mi,pekala.”dedim ve dolaptan kahvaltılıkları çıkarmaya başladım.Tüm kahvaltılıklar açtıktan sonra hangi dolapta bardak olduğunu bulup masaya beş adet bardak koydum.Bir de beş tane tabak.Berkay’ın beni izlediğini anlayınca”Ne oldu?”dedim.Berkay”Bir şey olmadı.Neden sordun?”diyince”Madem bir şey yok neden bakıyorsun?”diye sordum.”Bakmıyorum.””Peki öyle olsun.”Gidip diğerlerini uyandırdım ve sofraya çağırdım.Hep beraber sofraya oturduğumuzda Eren direkt espri patlattı.”O my god şaka mı anne babamız bize kahvaltı hazırlamış!”kıkırdadım.Kahvaltı bol sohbet ve kahkaha ile geçti.Kahvaltıdan sonra hepimiz hazırlanıp okula doğru yola çıktık.Okula vardığımızda ders nerdeyse başlıyordu.Hemen koşa koşa merdivenleri çıkıp sınıfa girdik.Dersin başlamasına bir dakika vardı.Sınıfa girdiğim anda yere çivilendim,gözlerim bir noktada kilitlendi.Sınıfa girdiğimde en arka sırada Azat’ı ve beni suikastta okuldan kaçıran ikiliyi gördüm.İkisininde yüzlerini ilk defa çok net görmüştüm.Azat bana doğru kafasını çevirdiğinde gözleri gözlerimi buldu.Bana çarpık bir tebessüm atıp geri arkadaşına döndü,bende yerime geçtim.Özüm ne oldu diye sorduğunda”Bir şey yok.”diyebildim.Dersin yirminci dakikasında masama bir not düştü.’Teneffüste bahçenin arka kısmına gel,itiraz istemiyorum.’yazıyordu.Azat’a baktığımda yine o çarpık gülümsemesi yüzündeydi.Teneffüs zili çaldığında hemen kalkıp”Ben biraz düşünmeye gidiyorum.Yalnız başıma.”dedim ve bahçeye doğru gittim.Normalde gitmezdim fakat Azat’ın yapamayacağı şey yoktu.İtaat etmek zorundaydım.Azat’ın dediği yere gittiğimde yine o üçlüyü gördüm.Sinirli ve hızlı adımlarla yanlarına gittim.”Ne istiyorsun?İlk önce kaldığım yere,sonra okuluma birde sürünle birlikte gelmişsin.İki ayakçıyla.””Bir,onlar ayakçım değil ,arkadaşım.İki,ne istiyorum biliyor musun?Seni.Üç,uzaya bile çıksan seninle geliceğim bal kız.”“Psikopatsın çünkü sen değil mi?Psikopatın tekisin.””Evet.””Beni delirticeksin sonunda.””Evet.””Peki.”diyip ‘Çekil önümden.’ dercesine bir bakış attım.Tabiki çekilmedi.O çekilmeyince sinirimin son damlalarıyla omzunu ittim ve yanından geçip gittim.Okul çıkışında Özüm’le vedalaşıp evin yolunu tuttum.Annemin tehlikeli ve bir o kadar da tenha dediği sokaktan geçerken birkaç şişme montlu tiplerin önünden geçerken bana ıslık çaldıklarını duydum.Normalde önüme bakıcaktım.Böyle kişilerle kavga etmezdim.Fakat çocuklardan biri gelip kolumu tutuncaya kadar.
Bölüm etkileşimi
