9. bölüm · Günahların Gölgesi - Son Varis
Bölüm 9: Kan ve Geçmişin İzleri
Okulun mermer zeminine yayılan kan, sadece Lily’nin yarası değil, Olivia’nın yıllardır bastırdığı vicdan azabıydı. Merdivenlerin başında donup kalan Olivia, yerde yatan Lily’ye baktığında artık 2026 yılında değildi. Zihni bir anda 1998 yılına, Lillian’ın aynı şekilde zorbalığa uğrayıp çaresizce yerde kaldığı o güne gitti.
Olivia, otoritesini ve asaletini bir kenara bırakıp dizlerinin üzerine çöktü. Lily’nin başını kucağına aldı, elleri titriyordu.
"Lily... Güzel kızım, duyuyor musun beni?" dedi Olivia, sesi hıçkırıklarla boğulmuştu. Etraftaki herkes şaşkındı; okulun demir leydisi ağlıyordu. Lily’nin elini sımsıkı tuttu. "Annen... Annen de lisedeyken tam burada, böyle savunmasız bırakılmıştı. O zaman onu koruyamamıştım, zorbalara karşı tek başına kalmıştı... Ama seni bırakmayacağım."
Tam o sırada yukarıdan gelen fısıltılarla Soi’nin ittiği gerçeği kulaktan kulağa yayıldı. Olivia başını kaldırıp merdivenlerin başındaki Soi’ye baktı. Bakışları bir annenin değil, bir celladın bakışlarıydı.
"SOI!" diye kükredi Olivia. "Bunu nasıl yaparsın?!"
Theo, kardeşinin başının büyük belada olduğunu anlayıp Soi’nin kolundan tuttu. "Gidiyoruz Soi, hemen!" diyerek onu kalabalıktan kaçırmaya çalıştı. Ama Owen çoktan patlama noktasına gelmişti.
Owen, bir hışımla yerinden fırladı. En yakın arkadaşı, kardeşi dediği Theo’ya hayatı boyunca atmadığı bir şiddetle yumruğu geçirdi. Theo geriye doğru savrulurken Owen bağırdı: "Onu bir de koruyor musun? Senin o yılan kardeşin Lily’yi öldürüyordu!"
Ortalık tam bir savaş alanına dönmüştü. Bella, Soi’nin kaçmaya çalıştığını görünce bir panter gibi üzerine atıldı. Soi’nin o özenle yapılmış saçlarından yakaladığı gibi onu yere yapıştırdı.
"Gerçekleri bilmeden Lily'yi suçladınız ya hani?" dedi Bella, Soi’nin üzerine çökerek. "Şimdi gerçeklerle yüzleşme sırası sende küçük yılan!"
Lily bilinci kapalı bir şekilde Olivia’nın kucağında yatarken; Owen ve Theo birbirine girmiş, Bella ise Soi’yi yerlerde sürüklüyordu. Okulun o "nezih" havası, geçmişin intikamıyla paramparça olmuştu.
