26. bölüm · Günahların Gölgesi - Son Varis
Bölüm 26: Konfetiler ve Kızaran Yüzler
Ertesi sabah okulun kapısından içeri girdiklerinde, fısıltılar yerini doğrudan parmakla göstermelere bırakmıştı. Owen, her zamanki gibi Lily’nin çantasını tek omzuna asmış, boynundaki 'L' harfli kolyesiyle gururla yürüyor; Lily ise üzerinde Owen’ın hırkası ve boynunda 'O' harfiyle ona eşlik ediyordu. Artık onlar okulun "dokunulmaz" ikilisiydi.
Owen, Lily’yi her zamanki gibi sınıfının kapısına kadar getirdi. "İçeri girmeyecek misin 'Başkan'?" dedi Owen muzipçe. Lily tam cevap verecekti ki, sınıfa adımını attığı an bir gürültü koptu.
"GÜÜÜM!"
Aynı anda onlarca konfeti patladı! Havada uçuşan renkli kağıtların arasından tüm sınıf hep bir ağızdan bağırdı: "YENİ ÇİFTİMİZE MERHABA!"
Tahtaya büyük harflerle "KORUMA DEĞİL, AŞK! OWEN ❤️ LILY" yazılmıştı. Lily, patlayan konfetilerin ve tezahüratların ortasında bir anda neye uğradığını şaşırdı. Kalbi o kadar hızlı çarpmaya başladı ki, yüzünün alev alev yandığını hissediyordu.
Owen, kapı eşiğinde durmuş bu manzarayı sırıtarak izlerken, Lily utançtan ne yapacağını bilemedi. Kendini savunmak için yapabildiği tek şeyi yaptı; arkasını dönüp Owen’ı omuzlarından tuttuğu gibi koridora doğru hızla itti!
"Gitsene sen sınıfına! Ne bakıyorsun öyle?" diye bağırdı Lily, sesi heyecandan titriyordu.
Owen kahkaha atarak koridorda sendelerken, Lily fırtına gibi sınıfa daldı. Kıpkırmızı olmuş yüzüyle kimsenin yüzüne bakmadan sırasına geçti ve kollarını masaya koyup yüzünü oraya gömdü. Dış dünyayla bağını tamamen kesmek istiyordu.
Bella ve Avery, Lily’nin yanına koştular. Bella, gülmekten nefesi kesilmiş bir halde masaya vurdu. "Lily! İnanamıyorum, resmen domates gibi oldun! O koskoca Theo’yu yıkan kız, bir konfetiyle yerin dibine mi girdi?"
Avery de ona katılarak Lily’nin hırkasını çekiştirdi. "Kaldır şu kafanı Lily! Owen hala koridorda sana bakıp gülüyor. Resmen adama 'git' derken bile aşkla ittirdin!"
Lily, yüzünü gömdüğü yerden sadece boğuk bir sesle, "Susun... Hepinizden nefret ediyorum," diye mırıldandı ama kollarının arasında gizlediği o küçük gülümsemeyi sadece kendisi biliyordu.
