28. bölüm · Günahların Gölgesi - Son Varis
Bölüm 28: Kırmızı Kıyamet
Sınıftaki o büyülü gül kokusu, bir anda öfkenin zehirli kokusuna karıştı. Soi, gözü dönmüş bir halde sınıfa daldı. Owen’ın Lily için gönderdiği o devasa buketi görünce hıncından deliye döndü. Hiç düşünmeden Lily’nin sırasına doğru koştu ve var gücüyle güllere tekme atmaya başladı.
"Nefret ediyorum sizden! Bu güllerden de, o kolyelerden de!" diye bağırdı Soi. Güllerin yaprakları havada uçuşuyor, vazosu paramparça oluyordu.
Lily, parçalanan her bir yaprakta içindeki o son sabır kırıntısının da koptuğunu hissetti. Bir anda yerinden fırladı. Soi daha ne olduğunu anlamadan, Lily’nin sert tekmesiyle yere kapaklandı. Lily durmadı; Soi’nin üzerine atlayıp onu yumruklamaya başladı.
"Sana son bir şans vermiştim p*ç!" diye kükredi Lily. Sesi artık bir genç kızın değil, intikam yemini etmiş bir kadının sesiydi. "Sen ise benim kırmızı damarıma bastın!"
Lily, Soi’yi kıyafetinden tutup ayağa kaldırdı. Kimse araya girmeye cesaret edemiyordu; Lily’nin gözlerinden resmen ateş çıkıyordu. Soi’yi sürükleyerek sınıftan çıkardı, merdivenleri bir hışımla tırmanıp okulun en üstündeki çatı katına kadar sürükledi.
Çatının kenarına geldiklerinde, Lily Soi’yi boşluğa doğru itecekmiş gibi tuttu. Soi korkudan titriyor, aşağıya bakmaya bile cesaret edemiyordu.
"İteyim mi ha?" diye bağırdı Lily, Soi’nin yüzüne bakarak. "Hayatını mahvetmek bir saniyemi alır Soi! Seni burada yok etmek için tek bir parmağımı oynatmam yeterli!"
Soi hıçkırıklar içinde yalvarırken, Lily onu bir çuval gibi beton zemine geri bıraktı. Üzerini düzeltti, gözlerindeki o ürkütücü sakinlik geri gelmişti. Soi’ye tepeden bakarak son sözünü söyledi:
"Seninle sonra görüşeceğiz. Ama dua et ki o gün bugün olmasın."
Lily arkasını dönüp giderken, Owen çatı katının kapısında durmuş, her şeyi hayranlık ve hafif bir ürpertiyle izliyordu. Lily’nin bu karanlık tarafı bile onu büyülemeye yetmişti.
