102. bölüm · Günahların Gölgesi - Son Varis
Bölüm 102: Kutudaki Kayıp Not ve Bella’nın Tribi
Sınıftaki o büyüleyici sessizliği, Bella’nın kutuya doğru hamle yapması bozdu. "Tamam, Owen resmen şair çıktı, anladık!" dedi Bella sahte bir sitemle. "Ama burada bir dünya yıldızı daha var. Steph, sevgilim... Sen benim için kesin destan yazmışsındır, hadi çıkarın o kağıdı!"
Bella kutuyu resmen ters düz etti. Kağıtları tek tek açıyor, hızlıca göz gezdirip kenara fırlatıyordu. "Bu değil... Bu Avery’nin... Bu Theo’nun saçma sapan şakası... Steph? Nerede senin kağıdın?"
Kutu boşaldı, kağıtlar bitti ama Steph’in el yazısıyla yazılmış, Bella’nın adının geçtiği bir not çıkmadı. Sınıfta bir anda "Eyvah" dedirten bir sessizlik oldu. Bella kaşlarını çattı, ellerini beline koyup Steph’e döndü.
Steph, o her zamanki rahat tavrıyla arkasına yaslanmış, hafif bir gülümsemeyle Bella’yı izliyordu.
"Steph... Şaka mı bu?" dedi Bella, sesi titremeye başlamıştı. "Herkes birbirine bir şeyler yazmış. Owen resmen roman yazdı! Sen bir isim bile yazmadın mı? En yakın arkadaşın, sevgilin, fanatiğin olan bana bir kağıt parçasını çok mu gördün?"
Steph tam ağzını açıp bir şey söyleyecekti ki, Bella elini "Dur!" der gibi kaldırdı. "Hiç zahmet etme Steph. Anladım ben. Senin için o kadar sıradanım ki kağıda dökülmeye bile gerek duymuyorsun. Ben de saf gibi heyecanlanıyorum!"
Bella çantasını masanın üzerinden kaptığı gibi hışımla sırasına oturdu. Kollarını göğsünde kavuşturdu ve başını pencereye doğru çevirdi. Steph yanına gelmeye yeltenince, Bella o meşhur "Sakın yaklaşma" bakışını attı.
"Bella, bir dinle istersen..." dedi Steph, sesi hala çok sakindi.
"Konuşmuyorum Steph! Hatta şu an burada yoksun, görünmezsin benim için. Git o boş kağıtlarınla takıl!" Sınıftakiler kıs kıs gülerken Owen, Steph’in omzuna vurup "Dostum, bu sefer fena yakalandın, kurtuluşun zor," diye fısıldadı.
