87. bölüm · Günahların Gölgesi - Son Varis
Bölüm 87: Bella'nın Gazabı ve Çatı Katındaki Huzur
Soi, Bella’nın koridordaki o meşhur bağırma sahnesini sinsi bir gülümsemeyle videoya çekmiş, vakit kaybetmeden Müdürün odasına koşmuştu. "Okulun huzurunu bozuyorlar, disiplin kalmadı!" diyerek videoyu izletmişti.
Birkaç dakika sonra Bella, Müdürün odasındaydı. Müdür, "Bella, bu ne rezalet? Okulun ortasında bağıra çağıra aşk ilan etmek de ne demek?" diye azarlarken Bella kollarını göğsünde kavuşturdu.
"Hocam, bir dakika," dedi Bella, gözlerini kısarak. "Size bu videoyu kim getirdi? Kim bu kadar işsiz olabilir?"
Müdür bir an duraksadı, elindeki kağıtları karıştırırken ağzından kaçırdı: "Yani, Soi sadece okulun düzenini korumak istediğini söyledi..."
Bella’nın dudaklarında korkutucu bir gülümseme belirdi. "Soi demek... Anladım hocam. Benim şimdi çok acil bir işim var, sonra konuşalım olur mu? Size iyi çalışmalar!" diyerek arkasını döndüğü gibi odadan fırladı.
Bella sınıfa daldığında, Soi sırasına kurulmuş, muhtemelen videonun yayılmasını kutlamak için telefonuna bakıyordu. Bella hiç yavaşlamadan doğrudan Soi’nin yanına gitti ve bir anda elini uzatıp Soi’nin saçlarını sımsıkı kavradı!
"Aaah! Ne yapıyorsun be?!" diye çığlık attı Soi. Bella, Soi'yi saçından tuttuğu gibi yandaki boş sıranın üzerine fırlattı. Sınıftakiler şok içinde izlerken Bella, sıranın üzerine kapaklanan Soi'nin tepesine dikildi.
"Bana bak sinsi yılan!" diye bağırdı Bella, sesi sınıfın duvarlarında yankılanıyordu. "Bir daha benimle uğraşırsan, o çektiğin videoları sana tek tek yediririm! Benim sabrımı zorlama, yoksa bu okulda sığınacak yer bulamazsın!"
Tam o sırada kapıda Steph belirdi. Bella’nın bu halini görünce hemen yanına gitti. Bella’nın titreyen ellerini tutup onu Soi’den uzaklaştırdı. "Tamam fanatik kız, mesaj yerine ulaştı. Gel benimle," dedi ve Bella’yı kalabalığın arasından çekip çıkardı.
Steph, Bella’yı kimsenin olmadığı okulun çatı katına çıkardı. Serin rüzgar yüzlerine çarparken Steph, Bella’yı sırtı göğsüne gelecek şekilde kollarıyla sardı.
"Şşşt, sakin ol... Nefes al," diye fısıldadı Steph kulağına. "Biliyorum çok sinirlendin ama o kıza bu kadar prim verme. Sen benim kahramanımsın, senin o dev yüreğini böyle basit oyunlarla kirletmelerine izin vermeyeceğim."
Bella, Steph’in kollarında yavaş yavaş sakinleşirken derin bir iç çekti. "Sadece... çok haksızca Steph. Neden bizi rahat bırakmıyorlar?"
Steph, Bella’yı kendine çevirdi ve saçlarını okşadı. "Çünkü biz çok parlıyoruz Bella. Ve karanlıkta kalanlar buna dayanamıyor. Ama merak etme, ben her zaman senin ışığını korumak için buradayım."
