70. bölüm · Günahların Gölgesi - Son Varis
Bölüm 70: Dijital Devrim ve Adaletin Zaferi
Steph’in evi bir anda bir savaş karargahına dönüştü. Bella, Steph’in milyonlarca takipçili sosyal medya hesabından "Sessizliği Bozuyoruz" başlığıyla canlı yayını başlattı. Telefonu sabitlediği anda dünya çapında izleyici sayısı saniyeler içinde milyonlara ulaştı.
Steph, Bella’nın arkasında, loş bir ışık altında gitarını eline aldı. Bella, kameranın karşısına geçip bir profesyonel gibi konuşmaya başladı:
"Dinleyin! Steph hakkında duyduğunuz her şey o şirketin uydurduğu bir yalandan ibaret. Steph kimsenin bestesini çalmadı; aksine, o şirketin sömürdüğü genç bir yeteneğe kendi haklarını devrettiği için cezalandırılıyor. Ama bugün o sömürü düzeni bitiyor!"
Bella tüm belgeleri tek tek ekrana yansıtırken, Steph arkada en hüzünlü ve en güçlü bestelerinden birini mırıldanmaya başladı. Sesi, Bella’nın sert ve haklı sözleriyle birleşince dünya çapında bir yankı uyandırdı. Yorumlar bir anda #JusticeForSteph (Steph İçin Adalet) etiketleriyle dolup taştı.
Aynı dakikalarda, şehrin adliyesinde Bayan Elena fırtınası esiyordu. Elena Hanım, hazırladığı o kusursuz dosyayla mahkeme salonunu titretti. Koreli şirketin avukatları, Elena'nın sunduğu banka kayıtları ve gizli sözleşmeler karşısında darmadağın oldular.
Hâkim çekicini masaya vurdu ve sesi salonda yankılandı: "Steph hakkındaki tüm iddiaların asılsız olduğu kanıtlanmıştır. Şirketin ağır tazminat ödemesine ve Steph’in sözleşmesinin derhal feshine karar verilmiştir!"
Duruşma salonundan zaferle çıkan Elena, hemen kızını aradı: "Bella, bitti. Davayı kazandık! Steph artık özgür."
Bella, canlı yayında bu haberi duyurduğu an Steph gitarı bir kenara bırakıp Bella’ya sımsıkı sarıldı. Milyonlarca insan ekran başında bu zaferi izlerken, Steph Bella'nın kulağına fısıldadı: "Bana sadece özgürlüğümü değil, kendime olan inancımı da geri verdin. Gitmiyorum Bella... Daima buradayım."
Lily ve Owen, ekranın diğer tarafında şampanya patlatırken, Bella sevinçten Steph’in boynuna atladı. Artık ne kaçacak bir yer ne de saklanacak bir sır vardı.
