159. bölüm · Günahların Gölgesi - Son Varis
Bölüm 158: Kırılan Neşe ve Steph’in Tribi
Avery ve Lix’in o muhteşem kavuşmasını herkes alkışlarken, Bella elinde makinesiyle koşturup duruyordu. Ancak Steph, kollarını göğsünde bağlamış, köşeden Bella’yı izliyordu. Bella’nın herkesle ilgilenip, her aşkın fotoğrafını çekip kendisini biraz arka plana atması Steph’i içten içe germişti.
Arthur, Steph’in suratındaki o karanlık ifadeyi fark edince Bella’nın yanına gidip fısıldadı: "Bella, bence biraz Steph’e bakmalısın. Çocuk patlamak üzere..."
Bella, "Aman, yine mi?" der gibi bir bakış atsa da hemen Steph’in yanına koştu. Yüzünde kocaman bir gülümsemeyle, "Steph! Bak, Lix ve Avery ne kadar tatlı oldu, değil mi? Gel bir tane de biz..." diyecek oldu ama Steph lafını ağzına tıkadı.
"Gitsene!" dedi Steph, sesi buz gibiydi. "Gitsene onları çekmeye devam etsene! Meşgulsün ya, herkesin aşkını belgeliyorsun. Ben sınıfa çıkıyorum, sana iyi eğlenceler!"
Steph, Bella’nın bir şey söylemesine izin vermeden arkasını döndü ve sert adımlarla merdivenlere yöneldi; Bella’yı kalabalığın ortasında öylece bıraktı. Bella’nın az önceki o parlayan gözleri bir anda söndü, omuzları çöktü. O neşeli kızdan eser kalmamıştı.
Bella yavaşça kafasını kaldırdı, elindeki makineyi çantasına koyarken tüm okula doğru bağırdı:
"BUGÜNLÜK BU KADAR YETER! HERKES DERSİNİN BAŞINA!"
Sesi o kadar hüzünlü ve kesin çıkmıştı ki, kantindekiler yavaş yavaş dağılmaya başladı. Bella, Lily’nin endişeli bakışlarını fark edince yanına yaklaştı ve fısıldadı: "Lily, ben... ben bir lavaboya gidiyorum."
Lily, Owen’ın elini bırakıp Bella’nın arkasından bakarken, Steph ve Bella arasındaki bu gerginliğin bu kez sandıklarından daha derin olduğunu hissetti.
