81. bölüm · Günahların Gölgesi - Son Varis
Bölüm 81: Kütüphane Kuytusunda Birleşen Dudaklar
Okulun kütüphanesi, sınav haftası yaklaşmasına rağmen öğleden sonra oldukça tenhaydı. Lily, günlerdir üzerinde çalıştığı "Yılın Kitabı" projesi için kütüphanenin en arka ve en ıssız köşesindeki yüksek kitaplıkların arasında referans arıyordu. Kırgınlığı hala tazeydi, Owen’ı her gördüğünde kalbi sızlasa da başını çevirip yoluna devam ediyordu.
Lily, en üst raftaki kalın bir cilde uzanmaya çalışırken, arkasında bir gölge hissetti. Daha ne olduğunu anlayamadan, Owen’ın güçlü kolları kitaplığın iki yanına dayandı ve Lily’yi raflarla kendi arasına hapsetti.
"Owen? Ne yapıyorsun? Çekil önümden," dedi Lily, sesi titremesin diye kendini zorlayarak.
Owen geri adım atmadı. Gözleri her zamankinden daha koyu, bakışları daha kararlıydı. "Beni dinleyene kadar hiçbir yere gitmiyorum, Lily. O papatyaları çöpe attın, benden kaçtın, başkalarıyla gezdin... Hepsinde haklıydın. Ama artık yeter."
"Sana inanmıyorum Owen, git Wen'e yardım et," diye fısıldadı Lily, gözleri dolarak.
Owen, Lily'nin daha fazla konuşmasına izin vermedi. Aradaki son mesafeyi de kapatarak, tüm pişmanlığını ve özlemini o ana sığdırırcasına Lily’nin dudaklarına kapandı. Lily önce şaşkınlıkla kaskatı kesildi, elleriyle Owen’ı itmeye çalıştı ama Owen onu daha sıkı, daha tutkuyla öpmeye devam edince Lily’nin direnci paramparça oldu.
Lily, elindeki kitabı yere düşürdü ve kollarını Owen’ın boynuna dolayarak bu tutkulu öpücüğe karşılık vermeye başladı. Kitap kokularının arasında, sessiz kütüphanenin en karanlık köşesinde, günler süren o soğuk savaş bir anda alev alev bir aşka dönüştü. Owen’ın elleri Lily’nin belini sıkıca kavrarken, Lily sonunda ait olduğu yerde olduğunu hissetti.
Ayrıldıklarında ikisi de nefes nefeseydi. Owen, alnını Lily’nin alnına dayadı. "Bir daha asla," dedi boğuk bir sesle. "Bir daha asla kimsenin aramıza girmesine, senin canını yakmasına izin vermeyeceğim. Sen benim her şeyimsin."
Lily, Owen’ın göğsüne yaslanıp derin bir nefes aldı. "Eğer bir daha o kıza 'pirinç' dersen, Owen... Seni bu kitaplığa gömerim."
