Freya Ve İki Kocası kitap kapağı

18. bölüm / 43

18. Zehirli Sözler

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 43Şu an: 18. Zehirli Sözler

18. Bölüm —
Zehirli Sözler
Freya o gece uyandığında odanın içi hâlâ karanlıktı.Yanındaki yatak boştu.Elini çarşafa uzattı. Kumaş soğuktu.Ahmet Ali yine yoktu.Bir süre tavana baktı. İçindeki huzursuzluk artık yalnızca geceleri ortaya çıkan bir his olmaktan çıkmıştı. Günün her saatinde, zihninin bir köşesinde sessizce bekliyordu.Son zamanlarda Ahmet Ali’nin davranışlarında bir değişiklik vardı.Bazen dalıp gidiyor, bazen sorulan bir soruya cevap vermeden önce birkaç saniye bekliyordu. Eve geç geldiği geceler artmıştı. Üstelik bazı sabahlar ellerinde ya da gömleğinin bir yerinde açıklayamadığı küçük lekeler görüyordu.Freya her defasında kendine aynı şeyi söylüyordu.Belki hastaneden gelmiştir.Ama artık bu açıklama ona eskisi kadar inandırıcı gelmiyordu.Yataktan kalkıp pencereye yürüdü.Dışarıda sokak lambalarının solgun ışığı vardı. Şehrin sesi gecenin içinde boğuklaşmıştı.Ahmet Ali nerede olabilirdi?Tam perdeyi kapatacakken kapının önünden hafif bir ses geldi.Freya irkildi.Kapı açıldı.Sevda içeri girdi.“Uyumadınız mı?”Freya başını çevirdi.“Hayır.”Sevda’nın yüzünde küçük, belli belirsiz bir gülümseme vardı.“Ahmet Ali hâlâ gelmedi mi?”Bu soru Freya’nın içine dokundu.“Hayır.”Sevda birkaç saniye sustu.Sonra pencereye doğru yürüdü.“Bazen insan, yanında olan kişiyi tanıdığını sanıyor.”Freya kaşlarını çattı.“Ne demek istiyorsunuz?”“Hiç.”Sevda omuz silkti.“Ben sadece bazı şeylerin göründüğü gibi olmadığını söylüyorum.”Freya’nın içindeki huzursuzluk büyüdü.“Ahmet Ali hakkında bir şey mi biliyorsunuz?”Sevda ona baktı.Gözlerinde tuhaf bir ifade vardı.“Benim bildiğim şeyler, sizin bilmeniz gereken şeyler olmayabilir.”Bu cevap Freya’nın canını sıktı.“Bana açık konuşun.”Sevda birkaç adım daha yaklaştı.“Bazen bir kadın, gerçeği öğrenmekten korktuğu için kendini kandırır.”Freya sustu.“Ne demek istiyorsunuz?”Sevda’nın sesi yumuşaktı.Fakat söylediği her kelime zehir gibi ağırlaşıyordu.“Ahmet Ali son zamanlarda çok geç geliyor.”Freya cevap vermedi.“Bazen geceleri ortadan kayboluyor.”Freya’nın kalbi hızlandı.“Belki hastanededir.”Sevda gülümsedi.“Belki.”Tek kelime.Ama Freya’nın zihninde saatlerce yankılanacak kadar güçlüydü.Sevda kapıya yöneldi.Tam çıkacakken durdu.“Freya…”“Efendim?”“İnsan sevdiği kişiye güvenmek ister.”Kısa bir sessizlik oldu.“Fakat güvenmekle gözlerini kapatmak aynı şey değildir.”Kapı kapandı.Freya odanın ortasında tek başına kaldı.Sözler zihninde dönüp duruyordu.Belki.Geceleri ortadan kayboluyor.Güvenmekle gözlerini kapatmak aynı şey değildir.Freya yatağın kenarına oturdu.Bir süre sonra aklına son haftalarda fark ettiği küçük ayrıntılar geldi.Ahmet Ali’nin eve geliş saatleri…Telefonunu bazen sessize alması…Sorularına kısa cevaplar vermesi…Gece uyandığında yatağın boş olması…Ve o küçük kan lekeleri.Freya gözlerini kapattı.“Hayır…”Kendi kendine fısıldadı.“Bana bunu yapmaz.”Ama zihni artık ona karşı çıkıyordu.Ya yapıyorsa?Sabaha kadar uyuyamadı.Ahmet Ali eve gün doğmadan kısa süre önce geldi.Kapıyı sessizce açtı.Üzerinde koyu renk kıyafetleri vardı. Yüzü yorgundu.Freya onu gördüğünde uyuyormuş gibi yaptı.Ahmet Ali yatağın diğer tarafına geçti.Freya gözlerini kapalı tutarken onun hareketlerini dinledi.Kıyafetlerini çıkardı.Sonra yatağa uzandı.Birkaç dakika sonra nefesi düzenlendi.Freya gözlerini açtı.Karanlıkta onun yüzüne baktı.Yanında yatan adam tanıdığı Ahmet Ali’ydi.Çocukluğundan beri hayatında olan…Onu koruyan…Onunla gülen…Onunla evlenen adam.Ama o gece Freya’nın zihninde ilk kez başka bir düşünce belirdi.Ya onun bilmediğim bir tarafı varsa?Ahmet Ali uykusunda hafifçe kıpırdandı.Freya bakışlarını ondan çekti.Artık Sevda’nın sözleri zihninden çıkmıyordu.Ertesi sabah kahvaltı masasında Ahmet Ali her zamanki gibi davranıyordu.“Bugün ne yapacaksın?”Freya kitabını kapattı.“Biraz yazacağım.”“Yeni kitabın mı?”Freya başını salladı.“Evet.”Ahmet Ali gülümsedi.“Bu sefer daha çok okunacak.”Freya onun yüzüne baktı.“Umarım.”Ahmet Ali elini onun elinin üzerine koydu.“Ben okuyorum ya.”Freya gülümsedi ama gözlerindeki huzursuzluğu saklayamadı.Ahmet Ali bunu fark etti.“Bir şey mi oldu?”“Hayır.”“Emin misin?”Freya birkaç saniye sustu.Sonra sordu:“Dün gece neredeydin?”Ahmet Ali’nin yüzündeki ifade bir anlığına değişti.“Ne?”“Gece seni uyandığımda göremedim.”Ahmet Ali düşündü.“Muhtemelen aşağı inmişimdir.”“Neden?”“Su içmek için olabilir.”Freya onu izledi.“Hatırlamıyor musun?”Ahmet Ali kaşlarını hafifçe çattı.“Tam olarak değil.”Freya’nın kalbi sıkıştı.Ama belli etmedi.“Tamam.”Ahmet Ali onun elini sıktı.“Gerçekten bir sorun yok mu?”Freya başını salladı.“Yok.”Ama artık içinde bir sorun vardı.Hem de büyüyen bir sorun.Öğleden sonra Freya çalışma odasında kitabının başına oturdu.Bilgisayarın ekranında yeni romanının bir paragrafı duruyordu.Bir cümleyi birkaç kez okudu.Sonra sildi.Yeniden yazdı.Bir karakterin ağzından şu cümleyi yazdı:“Bazen zehir, insanın içine tek seferde girmez. Küçük küçük damlar ve sonunda insan kendi düşüncesinin zehir olduğunu fark etmez.”Freya uzun süre ekrana baktı.Sonra Sevda’nın yüzünü hatırladı.Parmağı klavyenin üzerinde hareketsiz kaldı.Sevda gerçekten ne biliyordu?Ve neden ona bunları söylüyordu?Freya ilk kez, Ahmet Ali’den çok Sevda’dan şüphelenmeye başladı.Fakat henüz bilmiyordu.O gece duyduğu her söz, onu gerçeğe değil, gerçeğin bambaşka bir yüzüne doğru götürüyordu.Ve karanlıkta, Freya’nın bilmediği başka bir hayat çoktan başlamıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…