21. bölüm · Freya Ve İki Kocası

21.Gece Yarısı

Dolunayın Kızı

21. Bölüm — Gece Yarısı
Freya o gece neden uyandığını bilmiyordu.Gözlerini açtığında odanın içi karanlıktı. Perdelerin arasından içeri giren ay ışığı, yatağın kenarında soluk bir iz bırakıyordu.Bir süre hareketsiz kaldı.Sonra yanında duran boşluğa baktı.Ahmet Ali yine yoktu.Freya’nın kalbi sıkıştı.Artık bu durum tesadüf gibi gelmiyordu.Yavaşça yataktan kalktı. Ayaklarını soğuk zemine bastığında ürperdi. Odanın kapısına doğru yürüdü.Koridor sessizdi.Fakat aşağıdan çok hafif bir ses geliyordu.Bir kapının açıldığını duydu.Freya merdivenlere yaklaştı.Ve onu gördü.Ahmet Ali olduğunu düşündüğü adam, girişte siyah bir ceket giyiyordu.Freya birkaç saniye boyunca olduğu yerde kaldı.“Ahmet Ali?”Adamın eli kapının kolunda durdu.Fakat dönmedi.Freya merdivenlerden inmeye başladı.“Ahmet Ali!”Bu kez adam başını çevirdi.Freya’nın nefesi kesildi.Yüz aynıydı.Ama bakışlar…Bakışlar farklıydı.Freya bunu daha önce de hissetmişti.Sanki aynı yüzün arkasında başka bir insan duruyordu.“Yine mi?” dedi Freya.Adam hiçbir şey söylemedi.Freya birkaç adım daha yaklaştı.“Yine mi benden kaçıyorsun?”Adamın yüzünde hiçbir ifade yoktu.Freya’nın sesi titredi.“Başka biri için mi?”Bu kez adam ona doğrudan baktı.“Ne diyorsun?”Freya’nın gözleri doldu.“Bana yalan söyleme.”“Yalan söylemiyorum.”“Geceleri kayboluyorsun.”Sessizlik.“Sabah nerede olduğunu hatırlamıyorsun.”Adamın bakışları değişmedi.“Sonra bana hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorsun.”Freya’nın sesi kırıldı.“Ben senin karınım.”Adam birkaç saniye boyunca ona baktı.Sonra çok sakin bir sesle konuştu.“Biliyorum.”Freya şaşırdı.“Öyleyse neden böyle davranıyorsun?”Adam cevap vermedi.Freya onun yüzüne baktı.Bir an için çocukluğunda gördüğü o kişiyi hatırladı.Yetimhanenin soğuk duvarlarını.Uçurumun kenarındaki geceyi.Dolunayı.Ve kendisini kurtaran o çocuğun sesini…Ben Ali’yim.Freya’nın zihninden görüntü geçti.“Ali…”Kelime ağzından istemeden çıktı.Adamın gözlerinde çok kısa bir değişim oldu.Freya bunu fark etti.“Sen…”Adam ona doğru bir adım attı.Freya yerinden kıpırdamadı.“Bana neden Ali dedin?”Adamın yüzü soğudu.“Çünkü benim adım Ali.”Freya’nın nefesi kesildi.“Ne?”Adam kapıya yöneldi.Freya arkasından seslendi.“Ahmet Ali!”Adam durdu.Ama arkasını dönmedi.Freya’nın sesi titriyordu.“Ben senin eşinim.”Kısa bir sessizlik oldu.Sonra adam yalnızca şunu söyledi:“Git uyu.”Freya olduğu yerde kaldı.Adam kapıyı açtı.Soğuk gece havası içeri doldu.Freya son bir kez seslendi.“Benden neden kaçıyorsun?”Adam cevap vermedi.Kapı kapandı.Freya, kapının önünde tek başına kaldı.Merdivenlerin gölgesinde biri vardı.Sevda.Bir süredir uyanıktı.Aşağıdan gelen sesleri duyunca odasından çıkmıştı.Freya ile adam arasındaki konuşmanın tamamını duymuştu.Özellikle o iki kelimeyi.“Benim adım Ali.”Sevda’nın yüzündeki ifade değişti.Ahmet Ali kendisine hiçbir zaman böyle bir isimden bahsetmemişti.Filiz de ona hiçbir zaman “Ali” diye birinden söz etmemişti.Ama Sevda’nın daha çok dikkatini çeken şey isim değildi.Adamın tavrıydı.Gündüzleri tanıdığı Ahmet Ali’nin aksine, gece karşısında duran adam çok daha soğuktu.Daha kararlı.Daha uzak.Sevda merdivenlerin gölgesinde kalmaya devam etti.Freya yavaşça yukarı çıkarken ona görünmedi.Sevda kapıya baktı.Sonra kendi kendine fısıldadı:“Sen kimsin?”Sabah olduğunda evde gece yaşananlardan hiç kimse söz etmedi.Ahmet Ali kahvaltı masasındaydı.Freya karşısında oturuyordu.Onu izliyordu.Ahmet Ali her zamanki hâliyle kahvesini içiyordu.“İyi uyudun mu?” diye sordu.Freya’nın eli fincanın üzerinde durdu.“Sen?”“Ben mi?”“İyi uyudun mu?”“Evet.”Freya gözlerini ondan ayırmadı.“Gece dışarı çıktığını hatırlıyor musun?”Ahmet Ali kaşlarını çattı.“Hayır.”Freya’nın yüzü soldu.“Hiç mi?”“Ne yaptığımı neden soruyorsun?”Freya cevap vermedi.Çünkü dün gece gördüğü adamın yüzü hâlâ gözlerinin önündeydi.Aynı yüz.Aynı ses.Ama başka bir bakış.Ve bir isim.Ali.Freya o ismi çocukluğundan beri taşıyordu.Onu kurtaran kişinin adıydı.Şimdi ise kocasının ağzından çıkmıştı.Sevda mutfakta kahvaltı hazırlarken onları izliyordu.Freya’nın Ahmet Ali’ye bakışındaki değişimi fark etmişti.Artık yalnızca kıskançlık yoktu.Bir soru vardı.Sevda bunu anlıyordu.Fakat kendi içinde de başka bir soru büyüyordu.Ahmet Ali’nin geceleri nereye gittiğini öğrenmek istiyordu.Bu kez yalnızca bir psikiyatrist olarak değil.Bir kadın olarak.Çünkü Ahmet Ali’ye duyduğu sevgi, artık mantığının önüne geçmeye başlamıştı.Ve dün gece gördüğü adam, Sevda’nın merakını daha da artırmıştı.Freya o gün çalışma odasına kapandı.Bilgisayarını açtı.Yeni kitabının dosyasını açtı.Uzun süre boş ekrana baktı.Sonra yazmaya başladı:“Bir insanın yüzünü tanımak, onu tanımak anlamına gelmezdi.”Bir süre durdu.Sonra ikinci cümleyi yazdı:“Bazen aynı yüzün ardında, birbirinden habersiz iki hayat yaşardı.”Freya yazdığı cümleyi okudu.Parmakları klavyenin üzerinde hareketsiz kaldı.Neden böyle bir cümle yazdığını kendisi de bilmiyordu.Dosyayı kapattı.Pencereye yöneldi.Dışarıda gündüz vardı.Her şey normal görünüyordu.Ama Freya artık gecelerden korkuyordu.Çünkü geceleri gördüğü adamın kim olduğunu bilmiyordu.Tek bildiği bir şey vardı.Kocası ona Ahmet Ali olarak tanıtılmıştı.Fakat gece karşısına çıkan adam kendisini başka bir isimle tanıtmıştı.Ali.Ve Freya, hayatında ilk kez iki isim arasında kalmıştı.