Fırtınanın gelini kitap kapağı

15. bölüm / 16

Fırtınanın gelini

Kına gecesi

Vaveyla Yazarı: Erva Gül

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 16Şu an: Kına gecesi

Hüma, düğüne iki gün kala odasının aynasının karşısında duruyordu.Yatağın üzerinde kınalık duruyordu.Bordo ile koyu kırmızının arasında, kadife kumaştan hazırlanmış uzun bir elbiseydi. Bel kısmı ince işlemelerle süslenmiş, etekleri yürüdükçe hafifçe dalgalanacak şekilde tasarlanmıştı. Üzerindeki altın renkli küçük işlemeler ışık vurdukça parlıyordu.Yanında ise ince bir tül duvak vardı.Hüma elbisenin kumaşına dokundu.“Çok güzel…”Annesi telefonda gülümsedi.“Senin için seçtik.”Hüma’nın gözleri doldu.“Keşke burada olsaydın.”“Gönlüm orada.”Hüma aynaya baktı.Yarın gece kınası vardı.Ertesi gün ise…Düğünü.Ve hâlâ Serdar’la daha önce yüzük takmamışlardı.Bu düşünce bile kalbinin hızlanmasına yetiyordu.⸻🌙 KINA GECESİAkşam olduğunda konağın bahçesi ışıklarla süslenmişti.Karadeniz’in serin havasına rağmen herkesin içi sıcaktı.Kadınlar renkli kıyafetleriyle bahçeyi doldurmuş, masalara çiçekler ve mumlar yerleştirilmişti.Davul ve kemençe sesleri gecenin her tarafına yayılıyordu.Hüma odasından çıktığında herkes bir anda sustu.Kınalığını giymişti.Bordo kadife elbisenin üzerinde altın işlemeler vardı. Kollarındaki zarif detaylar ellerine kadar uzanıyor, saçlarının üzerine yerleştirilen kırmızı duvak omuzlarından aşağı dökülüyordu.Elinde küçük bir mum vardı.Hüma utangaçça başını eğdi.Mert uzaktan ıslık çaldı.“Vay be!”Serdar hemen ona döndü.“Bir daha yap.”Mert kahkaha attı.“Tamam tamam. Kıskanç damat sakin.”Hüma bunu duyunca gülümsedi.Serdar ise gözlerini ondan alamıyordu.Hüma yanına geldi.“Ne bakıyorsun?”Serdar başını hafifçe eğdi.“Güzel olmuşsun.”“Bu kadar mı?”“Hayır.”“E?”Serdar birkaç saniye sustu.“Gözümü senden alamıyorum.”Hüma’nın yanakları kızardı.“Böyle söyleme.”“Neden?”“Utanıyorum.”Serdar hafifçe gülümsedi.“Alışırsın.”⸻Kına gecesi başladığında kadınlar Hüma’nın etrafında toplandı.Kırmızı örtü omuzlarına bırakıldı.Kına tepsisi getirildi.Mumların ışığında tepsi parlıyordu.Hüma’nın gözleri doldu.Kına yakılırken herkes türküler söylemeye başladı.Hüma dayanamadı.Gözlerinden yaş süzüldü.Serdar kalabalığın diğer tarafında onu izliyordu.Mert yanına gelip:“Damat ağlamasın sonra.”Serdar gözlerini Hüma’dan ayırmadan cevap verdi:“Ben ağlamam.”Mert güldü.“Senin gözler başka şey söylüyor.”Serdar cevap vermedi.Çünkü gerçekten de gözleri dolmuştu.Hüma başını kaldırıp ona baktı.İkisi kalabalığın içinde birbirlerine baktılar.Sanki o anda çevrelerinde kimse yoktu.⸻💃 HORON ZAMANIKına bittikten sonra müzik bir anda hızlandı.Kemençe sesi yükseldi.Birileri bağırdı:“Horon başlıyor!”Herkes el ele tutuştu.Hüma önce ne yapacağını bilemedi.Serdar yanına geldi.“Elimi tut.”Hüma şaşırdı.“Sen horon biliyor musun?”Serdar gülümsedi.“Karadenizliyim.”“Ben bilmiyorum.”“Ben öğretirim.”Serdar elini uzattı.Hüma tuttu.Horon başladı.Bir sağa, bir sola…Adımlar hızlandı.Hüma önce şaşırdı, sonra gülmeye başladı.“Serdar, ben düşeceğim!”“Düşürmem.”“Çok hızlı!”“Bana bak.”Hüma ona baktı.“Adımlarını benimkine uydur.”Bir süre sonra Hüma horona alıştı.İkisi yan yana oynuyordu.Hüma’nın kahkahası bahçeyi dolduruyordu.Serdar ise onu izlerken gülümsüyordu.Mert uzaktan bağırdı:“Serdar! Horon oynuyorsun ama gözlerin hâlâ gelinde!”Herkes kahkaha attı.Hüma’nın yüzü kıpkırmızı oldu.Serdar ise hiç utanmadan:“Ne yapayım? Gelinim güzel.”Hüma’nın kalbi hızlandı.Gelinim.Bu kelime ilk kez bu kadar gerçek gelmişti.⸻Gece ilerledikçe müzik devam etti.Hüma yorulup bahçenin kenarındaki sandalyeye oturdu.Serdar yanına geldi.“Yoruldun mu?”“Biraz.”Serdar yanına oturdu.“Pişman mısın?”Hüma ona baktı.“Neye?”“Yarın evlenecek olmaya.”Hüma bir süre düşündü.Sonra başını iki yana salladı.“Hayır.”Serdar’ın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.“Ben de değilim.”Hüma ona baktı.“Serdar…”“Efendim?”“Yarın gerçekten senin eşin olacağım.”Serdar’ın bakışları yumuşadı.“Evet.”“Garip.”“Güzel bir gariplik.”Hüma gülümsedi.“Belki.”Serdar elini uzattı.Hüma bu kez tereddüt etmeden tuttu.“Yarın,” dedi Serdar, “sana bir söz vereceğim.”“Ne sözü?”“Şimdilik sır.”Hüma gülerek başını salladı.“Hiçbir şeyi söylemiyorsun zaten.”“Yarın öğreneceksin.”⸻💍 DÜĞÜN SABAHISabah olduğunda konak yeniden hareketlenmişti.Hüma odasında hazırlanırken gelinliği yatağın üzerinde duruyordu.Gelinlik bembeyazdı.İnce işlemeleri ışık vurdukça belli oluyor, bel kısmındaki zarif detaylar elbiseye romantik bir hava katıyordu. Eteği uzun ve kabarıktı; duvağı ise omuzlarından aşağı uzanacak kadar uzundu.Hüma aynanın karşısına geçti.Saçları özenle hazırlanmıştı.Gözlerindeki yeşil renk, beyaz gelinliğin içinde daha da belirgin görünüyordu.Kendine baktı.Ve fısıldadı:“Bugün gerçekten gelin oluyorum.”Kapı açıldı.Serdar içeri girmedi.Sadece kapının arkasından seslendi:“Hüma?”“Efendim?”“Hazır mısın?”Hüma gülümsedi.“Hazırım.”Serdar’ın sesi yumuşadı.“Ben de.”Hüma kapıya baktı.Ama Serdar içeri girmedi.Çünkü ilk kez onu gelin olarak nikâhın önünde görmek istiyordu.Ve birkaç saat sonra…Karadeniz’in kıyısında bütün ailelerin önünde…Hüma ve Serdar’ın yıllardır beklenen nikâhı kıyılacaktı.Fakat ikisinin de bilmediği bir şey vardı.Düğün alanının biraz uzağında duran siyah araba, onları izliyordu.Arabanın içindeki adam telefonunu çıkardı.Ekranda Hüma’nın gelinlikli fotoğrafı vardı.Adam fotoğrafa baktı.Sonra soğuk bir sesle konuştu:“Demek sonunda evleniyorsun, Hüma…”Telefonu kapattı.“Ama bu düğün sandığınız gibi bitmeyecek.” 🖤🌊💍

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.