5. bölüm / 16
Fırtınanın geliniKaradeniz’e yolculuk
Bölümler 16Şu an: Karadeniz’e yolculuk
- 1 Karakterler109 kelime
- 2 Fırtına gelmeden önce306 kelime
- 3 İstenmeyen misafir338 kelime
- 4 Bir yüzük bir söz349 kelime
- 5 Karadeniz’e yolculuk373 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Aynı çatı altında348 kelime
- 7 Kıskançlık340 kelime
- 8 Gözler üzerimde399 kelime
- 9 Bodrumdaki sır335 kelime
- 10 Geçmişin fotoğrafı475 kelime
- 11 annemin mektubu440 kelime
- 12 serdar’dan uzak dur448 kelime
- 13 bana yalan söyleme516 kelime
- 14 bir gelinlik bir söz485 kelime
- 15 Kına gecesi537 kelime
- 16 Artık karım 👰♀️🤵♂️488 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hüma sabaha kadar uyumadı.Serdar’ın son cümlesi hâlâ kulaklarında çınlıyordu.“Benimle gel.”Karadeniz’e…Hüma hayatında hiç gitmemişti.Üstelik tanımadığı bir adamın peşinden gitmek gibi bir niyeti de yoktu.Sabah olduğunda bavulunu yatağın üzerine fırlattı.Annesi kapıda belirdi.— Hazır mısın?Hüma öfkeyle döndü.— Hayır!— Hüma…— Ben neden onunla gidiyorum anne?Annesi sessiz kaldı.Hüma gözlerini kapattı.— Beni gerçekten evlendirecek misiniz?Annesinin gözleri doldu.— Bilmiyorum kızım.Hüma’nın kalbi kırıldı.— Siz bile bilmiyorsunuz…⸻Saatler sonra siyah araç İzmir’den ayrıldı.Hüma arka koltukta oturuyordu.Serdar ise ön taraftaydı.Aralarında kilometrelerce mesafe varmış gibi sessizdiler.Hüma sonunda dayanamadı.— Ne kadar yol var?Serdar aynadan ona baktı.— Uzun.— Çok açıklayıcı oldu.Serdar’ın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.— Sorduğun soruya cevap verdim.— Sen hep böyle misin?— Nasıl?— Sinir bozucu.Serdar bu kez gerçekten gülümsedi.— Sen de hep böyle misin?— Nasıl?— Çok konuşan.Hüma gözlerini devirdi.— Daha beni tanımıyorsun.Serdar tekrar yola döndü.— Tanımak için zamanımız olacak.Hüma’nın yüzü asıldı.— Olmayacak.Serdar’ın sesi sakinleşti.— Neden?— Çünkü ben seninle evlenmeyeceğim.Serdar birkaç saniye sustu.— Bunu bana kaç kere söyleyeceksin?— Fikrini değiştirene kadar.— Benim fikrim değişmez.— Benim de.İkisi de sustu.Ama ikisinin de bilmediği bir şey vardı.Bu yolculuk boyunca fikirlerini değiştirecek kadar çok şey yaşanacaktı.⸻Akşamüstü Karadeniz’e ulaştılar.Hüma camdan dışarı baktığında gözleri büyüdü.Yeşil dağlar…Sis…Deniz…Ve tepelerin arasına kurulmuş büyük bir konak.— Burası mı?Serdar başını çevirdi.— Evim.Hüma yutkundu.— Büyükmüş.— Sevmedin mi?— Hayır.Serdar şaşırdı.— Neden?Hüma omuz silkti.— Çok sessiz.Serdar kaşını kaldırdı.— Sen sessizliği sevmiyorsun.— Nereden biliyorsun?Serdar ona baktı.— Seni biraz tanımaya başladım.Hüma cevap veremedi.⸻Arabadan indiklerinde kapının önünde genç bir adam onları karşıladı.— Serdar abi!Serdar başını salladı.Adamın gözleri Hüma’ya kaydı.— Bu Hüma mı?Hüma gülümsedi.— Evet.Adam da gülümsedi.— Ben Mert. Serdar’ın çocukluk arkadaşıyım.— Memnun oldum.Hüma elini uzattı.Mert elini sıkarken:— İzmir’den gelen kızın bu kadar güzel olacağını söylememişlerdi.Hüma güldü.Ama Serdar’ın yüzü bir anda değişti.— Mert.Mert ona baktı.— Efendim?— İşine bak.Mert şaşkınlıkla güldü.— Ne yaptım şimdi?Serdar cevap vermedi.Hüma ise Serdar’a bakıp kaşlarını kaldırdı.Kıskandı mı?Yok artık.Daha ilk günden…Hüma içinden gülerek konağa doğru yürüdü.Ama Serdar arkasından ona bakarken yüzündeki ifade ciddiydi.Kendi kendine fısıldadı:— Daha şimdiden başıma bela oldun.Hüma arkasını döndü.— Bir şey mi dedin?Serdar’ın yüzü yine ifadesizleşti.— Hayır.Hüma gözlerini kıstı.— Bence dedin.Serdar ona doğru bir adım attı.— Çok meraklısın.Hüma geri adım atmadı.— Sen de çok gizemlisin.Serdar eğilip kulağına yakın bir sesle konuştu:— Daha hiçbir şeyimi bilmiyorsun, Hüma.Sonra yanından geçip konağa girdi.Hüma olduğu yerde kaldı.Kalbi hızlanmıştı.Ve ilk kez…Serdar Kara’nın kendisi için sadece istenmeyen bir damat adayı olmadığını hissetti.Bu adamın içinde çözülmesi gereken büyük bir sır vardı.Ve Hüma o sırrı öğrenmeye kararlıydı.
Bölüm etkileşimi
