13. bölüm / 15
FEKELİ:F-173 SAAT
Bölümler 15Şu an: 3 SAAT
- 1 3 GÜN 3 SAAT665 kelime
- 2 İLK KARŞILAŞMA783 kelime
- 3 YILDIRIM TİMİ589 kelime
- 4 İLK SABAH519 kelime
- 5 İLK İZLER1.038 kelime
- 6 FEKELİ861 kelime
- 7 AYNİ TARAFTA834 kelime
- 8 İLK HABER1.226 kelime
- 9 KARANLIĞIN İÇİNDE792 kelime
- 10 KAPININ ARDINDA477 kelime
- 11 KAYIP İZ1.119 kelime
- 12 3 GÜN525 kelime
- 13 3 SAAT437 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 ESKİ BİR FOTOĞRAF931 kelime
- 15 YARIM KALAN434 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
14 Ekim 2006 — Saat 09.00
Koştum.
Nereye gittiğimi bilmiyordum.
Sadece koşuyordum.
Çıplak ayaklarım taş zemine her değdiğinde canım yanıyordu. Ayak tabanlarımın altında küçük taşlar vardı ama durmadım.
Arkamdan gelen sesler giderek uzaklaşıyordu.
Ya da ben öyle sanıyordum.
Önümde uzun bir koridor vardı.
Koridorun sonunda küçük bir pencere görünüyordu.
Güneş ışığı oradan içeri sızıyordu.
O ışığa doğru koştum.
Pencereye ulaştığımda durdum.
Dışarı baktım.
Ağaçlar vardı.
Uzun, sık ağaçlar.
Ve onların arkasında bir yol.
Yolun diğer tarafında evler görünüyordu.
Ev.
Bu kelimeyi düşündüğüm anda gözlerim doldu.
Evim.
Annem.
Babam.
Onları bulabilirdim.
Pencerenin altındaki küçük çıkıntıya tırmandım.
Camı açmaya çalıştım.
İlkinde olmadı.
İkincisinde de.
Üçüncüde bütün gücümle ittirdim.
Çıt.
Cam açıldı.
Soğuk hava yüzüme vurdu.
Hiç düşünmeden dışarı çıktım.
Koşmaya devam ettim.
Ağaçların arasından geçerken dallar kollarımı çiziyordu.
Her ses beni korkutuyordu.
Kuşların kanat çırpması...
Rüzgârın yaprakları hareket ettirmesi...
Uzakta duyulan bir motor sesi...
Hepsi arkamdan birilerinin geldiğini düşündürüyordu.
Sonunda yolun kenarına ulaştım.
Dizlerimin üzerine çöktüm.
Nefes nefese kalmıştım.
İlk kez durduğumda etrafıma baktım.
Kimse yoktu.
Ama nerede olduğumu bilmiyordum.
Elimi cebime attım.
Bir şey buldum.
Küçük, katlanmış bir kâğıt.
Benim değildi.
Nasıl cebime girdiğini bilmiyordum.
Açtım.
Üzerinde tek bir kelime yazıyordu.
“Korkut.”
Soyadım.
Kâğıdı buruşturup yere attım.
Tam ayağa kalkacakken uzaktan bir araba sesi geldi.
Başımı kaldırdım.
Siyah bir araç yolda yavaşça ilerliyordu.
Beni görüp görmediğini anlayamadım.
Araç birkaç metre ilerledi.
Sonra durdu.
Kalbim hızlandı.
Kapı açıldı.
İçinden biri indi.
Geri çekildim.
Adam bana doğru baktı.
Sonra bağırdı:
“Almıla!”
Donup kaldım.
Beni tanıyordu.
Koşmaya başladım.
Arkamdan gelen sesi duydum.
“Dur!”
Durmadım.
Saat 10.12
Ne kadar koştuğumu bilmiyordum.
Artık ayaklarımı hissetmiyordum.
Bir evin arkasındaki küçük kulübeye girdim.
Kapıyı kapattım.
İçerisi karanlıktı.
Tahta kokuyordu.
Bir köşeye saklandım.
Dizlerimi göğsüme çektim.
Dışarıdan ayak sesleri geldi.
Bir.
İki.
Üç.
Sonra durdu.
Kapının önünde biri bekliyordu.
Nefesimi tuttum.
Kapı kolu hareket etti.
Açılmadı.
Bir süre sonra ayak sesleri uzaklaştı.
Gözlerimi kapattım.
Tam rahatlayacakken cebimdeki kâğıdı hatırladım.
Yere düşmüştü.
Eğilip aldım.
Bu kez arkasında başka bir şey olduğunu fark ettim.
Küçük bir tarih.
14.10.2006
Altında ise üç rakam vardı.
03.00
Kâğıdı elimden düşürdüm.
Neden bu tarih?
Neden bu saat?
Ve neden benim soyadım?
Saat 11.47
Bir ses duydum.
“Almıla?”
Bu kez farklıydı.
Tanıdığım bir sesti.
Başımı kaldırdım.
Kulübenin kapısında babam duruyordu.
Gözleri korku içindeydi.
Beni görünce dizlerinin üzerine çöktü.
“Almıla…”
Koşup ona sarıldım.
Kollarının arasına girdiğim anda ağlamaya başladım.
Babam saçlarımı okşadı.
“Tamam. Bitti.”
Ama ben onun omzunun üzerinden dışarı bakıyordum.
Ağaçların arasında siyah bir araç vardı.
Babam görmedi.
Ben gördüm.
Aracın yanında duran kişi de beni görüyordu.
Ve elini kaldırdı.
Sanki...
veda ediyordu.
O gün eve döndüm.
Ama o üç saat boyunca ne olduğunu yıllarca kimseye anlatamadım.
Çünkü bazı anılar unutulmaz.
Sadece...
sessizleşir.
Bölüm etkileşimi
