49. bölüm · CROW & WHITE WOLF

Bölüm 49 — Cehenneme İniş

Nova Takasugi

Bölümler
1 Bölüm 1 — Yalnız Kurt 2 Bölüm 2 — Kuzgunun Kanatları 3 Bölüm 3 — Gözleyen Gözler 4 Bölüm 4 — İlk Adım 5 Bölüm 5 — Crow 6 Bölüm 6 — Aynı Avın Peşinde 7 Bölüm 7 — Büyük Karşılaşma 8 Bölüm 8 — Büyük Teklif 9 Bölüm 9 — Kurt ile Karga 10 Bölüm 10 — Akıllanır mı? Sanmıyorum. 11 Bölüm 11 — Israrcı Karga 12 Bölüm 12 — Kırmızı Dosya 13 Bölüm 13 — Aynı Taraf Değiliz 14 Bölüm 14 — Kabul 15 Bölüm 15 — Yeni Kurallar 16 Bölüm 16 — İlk Ortak Görev 17 Bölüm 17 — Dengeyi Kaybetmek 18 Bölüm 18 — Sessiz Anlaşma 19 Bölüm 19 — Maskeli Balo 20 Bölüm 20 — Beklenmedik Hisler 21 Bölüm 21 — Gizli Oda 22 Bölüm 22 — Kurtuluş ve Otelde Bir Gece 23 Bölüm 23 — Küçük Bir Yardım 24 Bölüm 24 — Sabahın Sessizliği 25 Bölüm 25 — Avcı mı, Av mı? 26 Bölüm 26 — Hayalet 27 Bölüm 27 — Çatlayan Duvarlar 28 Bölüm 28 — Tuzak 29 Bölüm 29 — Oyunun Kuralları 30 Bölüm 30 — İçerideki Hain 31 Bölüm 31 — Hedef: Crow 32 Bölüm 32 — Tuzağın İlk Adımı 33 Bölüm 33 — İlk Yüz Yüze 34 Bölüm 34 — Güven Kırılırsa 35 Bölüm 35 — Ateş Altında 36 Bölüm 36 — Aynı Siper 37 Bölüm 37 — İhanetin Eşiği 38 Bölüm 38 — Kırık Maske 39 Bölüm 39 — Aynadaki Düşman 40 Bölüm 40 — Beyaz Kurt'un Geçmişi 41 Bölüm 41 — Kayıp Anılar 42 Bölüm 42 — İlk Gözyaşı 43 Bölüm 43 — Eski Laboratuvar 44 Bölüm 44 — Maskenin Ardındaki Ses 45 Bölüm 45 — Sesin Peşinden 46 Bölüm 46 — Küllerin Altındaki Gerçek 47 Bölüm 47 — Aktif Denek 48 Bölüm 48 — Black Eclipse 49 Bölüm 49 — Cehenneme İniş 50 Bölüm 50 — Alevlerin İçinde 51 Bölüm 51 — Yeraltındaki Şehir 52 Bölüm 52 — Denek 07 53 Bölüm 53 — Fenrir 54 Bölüm 54 — Beyaz Kurt'un Öfkesi 55 Bölüm 55 — Maskenin Düşüşü 56 Bölüm 56 — R-01 57 Bölüm 57 — İlk Denek 58 Bölüm 58 — Omega 59 Bölüm 59 — Üç Kurşun, Tek Hedef 60 Bölüm 60 — Son Saniyeler 61 Bölüm 61 — Phantom'un Salonu 62 Bölüm 62 — Son ve Büyük Savaş 63 Bölüm 63 — Kurşunların Arasında

Helikopter hızla irtifa kaybediyordu.

Kokpitten alarm sesleri yükseliyordu.

"Çarpışma riski! Çarpışma riski!"

Pilot son bir kez bağırdı.

"Şimdi!"

Ren ve Akira aynı anda helikopterden atladı.

Paraşütleri birkaç saniye sonra açıldı.

Arkalarında kalan helikopter ise adanın kayalıklarına çarptı.

BOOOOOOM!

Dev bir ateş topu gökyüzünü aydınlattı.

---

Ren sert bir iniş yaptı.

Yuvarlanarak ayağa kalktı ve hemen çevresini kontrol etti.

Eli refleksle Yatagarasu'ya gitti.

"Crow."

Kulaklığından cızırtılı bir ses geldi.

"...Buradayım."

Akira'nın sesi geliyordu.

"Neredesin?"

"Kuzeybatı."

"İyiyim."

Ren derin bir nefes aldı.

"Tamam."

---

Birkaç dakika sonra ikisi yoğun çam ağaçlarının arasında buluştu.

Akira'nın kolunda küçük bir sıyrık vardı.

Ren bunu görünce kaşlarını çattı.

"Yaralandın."

Akira gülümsedi.

"Sadece çizik."

Ren hiç konuşmadan ilk yardım çantasını çıkardı.

"Dur."

"Ren, gerçekten gerek yok."

"Dur."

Akira gülümseyerek kolunu uzattı.

"Emredersiniz."

Ren bandajı dikkatlice sardı.

Akira onu izliyordu.

"Biliyor musun?"

"Ne?"

"Eskiden beni vurmaya çalışıyordun."

Ren bandajı bitirdi.

"Hâlâ düşünüyorum."

Akira kahkaha attı.

"İşte tanıdığım Ren."

İkisi de kısa bir an güldü.

O kısa an...

Yaklaşan fırtınadan önceki son huzurdu.

---

Bir anda...

Tık!

Ren olduğu yerde durdu.

"Ses çıkarma."

Akira hemen sustu.

Ren diz çökerek toprağı inceledi.

İnce bir tel...

Ağaçların arasına gizlenmişti.

"Tuzak."

Akira çevresine baktı.

"Sadece bir tane değil."

Gerçekten de...

Ormanın her tarafı görünmez teller ve mayınlarla doluydu.

Ren cebinden küçük bir işaretleyici çıkarıp güvenli yolu belirlemeye başladı.

Tam ilerleyecekleri sırada...

Ağaçların arasından alkış sesi yükseldi.

Tak... Tak... Tak...

İkisi de aynı anda silahlarını doğrulttu.

Gölgelerin arasından on kadar maskeli Yūrei ajanı çıktı.

Hepsinin silahı Ren ve Akira'ya doğrultulmuştu.

En öndeki ajan sakin bir sesle konuştu.

"Silahlarınızı bırakın."

Akira hafifçe eğilip Ren'e fısıldadı.

"Sence dinleyelim mi?"

Ren gözlerini hedeften ayırmadan cevap verdi.

"Hayır."

Akira'nın dudaklarında tanıdık bir sırıtış belirdi.

"Ben de öyle düşünüyordum."

Bir anda sis bombasını yere attı.

FŞŞŞŞ!

Orman gri dumanla kaplandı.

"Şimdi!"

Ren ve Akira iki farklı yöne dağıldı.

Silah sesleri peş peşe patladı.

Bang! Bang! Bang!

Ren, Yatagarasu ile uzaktaki iki keskin nişancıyı etkisiz hâle getirdi.

Akira ise ağaçların arasındaki ajanlarla yakın mesafede çarpışıyordu.

Tam son düşmanı da etkisiz hâle getirecekken...

Arkasından bir ses duyuldu.

> "Etkileyici..."

Akira hızla arkasını döndü.

Karşısında beyaz maskeli Phantom duruyordu.

Bu kez...

Kaçmıyordu.

Elinde silah bile yoktu.

Sadece sessizce onları izliyordu.

Ren hemen nişan aldı.

"Teslim ol!"

Phantom başını hafifçe eğdi.

"Henüz değil."

Sonra cebinden küçük bir uzaktan kumanda çıkardı.

Bip.

Bir anda ormanın dört bir yanında patlayıcıların ışıkları yanmaya başladı.

Ren'in gözleri büyüdü.

"Akira!"

Phantom'un sesi son kez duyuldu.

"Black Eclipse'e gerçekten hoş geldiniz."

Ve aynı anda...

Orman onlarca patlamayla sarsılmaya başladı.