40. bölüm · CROW & WHITE WOLF
Bölüm 40 — Beyaz Kurt'un Geçmişi
Malikâne peş peşe gelen patlamalarla sarsılıyordu.
Tavandan taş parçaları düşüyor, duvarlarda derin çatlaklar oluşuyordu.
"Çıkıyoruz!" diye bağırdı Akira.
Ren son kez bilgisayara baktı, ardından ikisi birlikte koridora koştu.
Tam merdivenlere ulaştıkları anda üst kat tamamen çöktü.
GÜÜÜM!
İkisi de son anda kendilerini dışarı attılar.
Arkalarında koca malikâne alevler içinde kalmıştı.
Akira dizlerinin üzerine çöktü.
"Nefret ediyorum şu adamdan..."
Ren ise sessizce yanan binayı izliyordu.
Phantom, yine hiçbir iz bırakmamıştı.
---
Ertesi gün...
Örgüt merkezinde teknik ekip, malikâneden kurtarabildikleri tek eşyayı inceliyordu.
Patlamadan önce Ren'in cebine attığı küçük bir veri kartı.
Uzman bilgisayara taktı.
"Eğer hasar almamışsa..."
Ekran titredi.
Sonra eski tarihli dosyalar açıldı.
Bir video vardı.
Tarih...
15 yıl önce.
Ren'in nefesi hafifçe durdu.
"Bu..."
Video açıldı.
Görüntü bulanıktı.
Beyaz laboratuvar önlükleri giymiş insanlar telaşla koşuşturuyordu.
Arka planda çocukların ağlama sesleri geliyordu.
Kameranın görüntüsü aniden küçük bir odaya döndü.
İçeride yaklaşık altı yaşlarında beyaz saçlı bir kız çocuğu vardı.
Akira yavaşça Ren'e baktı.
"...Bu sen misin?"
Ren cevap veremedi.
Kız çocuğu kameraya bakıyordu.
Gri gözleri...
Beyaz saçları...
Aynıydı.
Videoda bir adamın sesi duyuldu.
> "Denek 07..."
> "Kod adı: Beyaz Kurt."
Ren'in gözleri büyüdü.
"Denek..."
Video devam etti.
Küçük Ren'in eline oyuncak yerine küçük bir eğitim tabancası veriliyordu.
Ardından nişan alma eğitimleri...
Koşu...
Yakın dövüş...
Hepsi yaşına göre imkânsız derecede ağır eğitimlerdi.
Akira yumruklarını sıktı.
"Çocukmuş..."
"...Onu eğitmişler."
Ren'in elleri hafifçe titremeye başladı.
Hayatında ilk kez...
Geçmişine ait gerçek görüntüler görüyordu.
---
Tam video devam edecekken ekran karardı.
Teknik uzman başını eğdi.
"Dosyanın geri kalanı silinmiş."
Ren sessizce monitöre bakıyordu.
Akira yavaşça yanına geldi.
Hiçbir şey söylemeden omzuna hafifçe dokundu.
Ren ilk başta irkildi.
Sonra...
İlk kez geri çekilmedi.
Akira sessizce konuştu.
"Artık yalnız değilsin."
Ren gözlerini kapattı.
"...Teşekkür ederim."
Akira hafifçe gülümsedi.
"Bir gün geçmişinin tamamını bulacağız."
"Birlikte."
Ren ona baktı.
Bu kez gözlerinde her zamanki soğukluk yoktu.
Yalnızca sessiz bir kararlılık vardı.
"Birlikte."
---
Ancak onları kimse fark etmemişti.
Örgüt merkezinin çatısındaki su deposunun arkasında beyaz maskeli biri dürbünle onları izliyordu.
Phantom...
Elinde eski bir fotoğraf vardı.
Fotoğrafta küçük Ren...
Ve yanında yüzü yırtılmış başka bir çocuk bulunuyordu.
Phantom, fotoğrafın yırtık kısmına parmağını dokundurdu.
Alçak bir sesle fısıldadı:
"Henüz seni hatırlamıyor..."
"...Ama çok yakında hatırlayacak."
Rüzgâr fotoğrafı hafifçe savururken Phantom karanlığın içinde sessizce kayboldu.
