33. bölüm · CROW & WHITE WOLF

Bölüm 33 — İlk Yüz Yüze

Nova Takasugi

Bölümler
1 Bölüm 1 — Yalnız Kurt 2 Bölüm 2 — Kuzgunun Kanatları 3 Bölüm 3 — Gözleyen Gözler 4 Bölüm 4 — İlk Adım 5 Bölüm 5 — Crow 6 Bölüm 6 — Aynı Avın Peşinde 7 Bölüm 7 — Büyük Karşılaşma 8 Bölüm 8 — Büyük Teklif 9 Bölüm 9 — Kurt ile Karga 10 Bölüm 10 — Akıllanır mı? Sanmıyorum. 11 Bölüm 11 — Israrcı Karga 12 Bölüm 12 — Kırmızı Dosya 13 Bölüm 13 — Aynı Taraf Değiliz 14 Bölüm 14 — Kabul 15 Bölüm 15 — Yeni Kurallar 16 Bölüm 16 — İlk Ortak Görev 17 Bölüm 17 — Dengeyi Kaybetmek 18 Bölüm 18 — Sessiz Anlaşma 19 Bölüm 19 — Maskeli Balo 20 Bölüm 20 — Beklenmedik Hisler 21 Bölüm 21 — Gizli Oda 22 Bölüm 22 — Kurtuluş ve Otelde Bir Gece 23 Bölüm 23 — Küçük Bir Yardım 24 Bölüm 24 — Sabahın Sessizliği 25 Bölüm 25 — Avcı mı, Av mı? 26 Bölüm 26 — Hayalet 27 Bölüm 27 — Çatlayan Duvarlar 28 Bölüm 28 — Tuzak 29 Bölüm 29 — Oyunun Kuralları 30 Bölüm 30 — İçerideki Hain 31 Bölüm 31 — Hedef: Crow 32 Bölüm 32 — Tuzağın İlk Adımı 33 Bölüm 33 — İlk Yüz Yüze 34 Bölüm 34 — Güven Kırılırsa 35 Bölüm 35 — Ateş Altında 36 Bölüm 36 — Aynı Siper 37 Bölüm 37 — İhanetin Eşiği 38 Bölüm 38 — Kırık Maske 39 Bölüm 39 — Aynadaki Düşman 40 Bölüm 40 — Beyaz Kurt'un Geçmişi 41 Bölüm 41 — Kayıp Anılar 42 Bölüm 42 — İlk Gözyaşı 43 Bölüm 43 — Eski Laboratuvar 44 Bölüm 44 — Maskenin Ardındaki Ses 45 Bölüm 45 — Sesin Peşinden 46 Bölüm 46 — Küllerin Altındaki Gerçek 47 Bölüm 47 — Aktif Denek 48 Bölüm 48 — Black Eclipse 49 Bölüm 49 — Cehenneme İniş 50 Bölüm 50 — Alevlerin İçinde 51 Bölüm 51 — Yeraltındaki Şehir 52 Bölüm 52 — Denek 07 53 Bölüm 53 — Fenrir 54 Bölüm 54 — Beyaz Kurt'un Öfkesi 55 Bölüm 55 — Maskenin Düşüşü 56 Bölüm 56 — R-01 57 Bölüm 57 — İlk Denek 58 Bölüm 58 — Omega 59 Bölüm 59 — Üç Kurşun, Tek Hedef 60 Bölüm 60 — Son Saniyeler 61 Bölüm 61 — Phantom'un Salonu 62 Bölüm 62 — Son ve Büyük Savaş 63 Bölüm 63 — Kurşunların Arasında

Fabrikanın kapıları ağır bir gürültüyle kapanmıştı.

Sessizlik...

Sonra tavandan yavaşça alkış sesi duyuldu.

Tak... Tak... Tak...

Ren, Yatagarasu'yu omzuna aldı.

"Nerede olduğunu biliyorum."

Karanlığın içinden boğuk bir ses yükseldi.

"Gerçekten mi, Beyaz Kurt?"

Gölgelerin arasından siyah paltolu bir siluet çıktı.

Yüzünde beyaz, ifadesiz bir maske vardı.

Uzun siyah eldivenleri ve bastonunu andıran ince bir kılıcı dikkat çekiyordu.

Akira silahını doğrulttu.

"Phantom..."

Siluet hafifçe eğildi.

"Beni tanımanıza sevindim."

Ren nişan aldı.

"Teslim ol."

Phantom hafifçe güldü.

"Hayır."

Bang!

Ren hiç tereddüt etmeden ateş etti.

Kurşun maskeye doğru ilerledi.

Ama...

Phantom son anda başını hafifçe yana eğdi.

Kurşun arkasındaki demir kolona saplandı.

Akira'nın gözleri büyüdü.

"Bu refleks..."

Phantom alkışladı.

"Mükemmel atış."

"Gerçekten söylendiği kadar iyisin."

Ren ikinci kez ateş edecekken...

Phantom elini kaldırdı.

"Bugün savaşmaya gelmedim."

"Yalan."

"Hayır."

Phantom'un bakışları bu kez Akira'ya çevrildi.

"Daha zamanı değil."

Akira kaşlarını çattı.

"Benden ne istiyorsun?"

Phantom cevap vermedi.

Yavaşça cebinden küçük siyah bir kutu çıkardı.

Kutuyu yere bıraktı.

"Bu..."

"...Size bir hediye."

Ren yerinden kıpırdamadı.

"Dokunma." dedi Akira'ya.

Phantom bunu duyunca hafifçe güldü.

"İşte bunu seviyorum."

"Onu korumaya çalışıyorsun."

Ren'in bakışları daha da sertleşti.

"Konuşmayı kes."

Phantom başını hafifçe eğdi.

"Peki."

"Ama gitmeden önce bir tavsiye..."

Bakışlarını doğrudan Ren'e çevirdi.

"Kalbine dikkat et."

"Çünkü keskin nişancıların en büyük hatası..."

"...Namlularını değil, duygularını kontrol edememeleridir."

Ren tetiğe bastı.

Bang!

Kurşun dumanın içinden geçti.

Fakat Phantom çoktan ortadan kaybolmuştu.

Sadece siyah paltosunun bir parçası yere düşmüştü.

Akira hızla bulunduğu yere koştu.

"Yok..."

Ren de yanına geldi.

Kutuyu dikkatlice inceledi.

"Dur."

Özel dedektörüyle kutuyu taradı.

"Bomba değil."

Yavaşça kapağını açtı.

İçinde yalnızca tek bir satranç taşı vardı.

Bu kez...

Siyah vezir.

Altında da kısa bir not bulunuyordu.

> "Oyun başladı."

Tam o anda Ren'in kulaklığı cızırdadı.

Liderin sesi telaşlıydı.

> "Ren! Crow!"

> "Hemen merkeze dönün!"

"Neden?"

> "Biraz önce doğrulandı..."

> "...Örgütümüzün içinde gerçekten bir hain var."

Ren ve Akira'nın bakışları aynı anda birbirine çevrildi.

Artık düşman sadece dışarıda değildi.

Aralarına kadar girmişti.