4. bölüm · CROW & WHITE WOLF
Bölüm 4 — İlk Adım
Sabahın ilk ışıkları şehrin üzerine yayılırken Ren, terk edilmiş bir fabrikanın çatısında oturuyordu.
Kucağında Yatagarasu vardı.
Silahını büyük bir özenle temizliyor, her parçayı tek tek kontrol ediyordu.
Onun için silahı sadece bir araç değildi.
Hayatını emanet ettiği tek şeydi.
Temizliği bitince parçaları tekrar birleştirdi.
Metal mekanizmanın çıkardığı tok ses, sessizliği bozdu.
Ren silahını çantasına yerleştirdi ve ayağa kalktı.
Tam o sırada telefonu titredi.
Şifreli mesaj uygulamasında tek bir bildirim vardı.
> Yeni görev.
Hedef: Rakip örgütün bilgi kuryesi. Ödeme: 18 milyon yen. Süre: Bu gece.
Ren kısa bir cevap yazdı.
> Kabul edildi.
---
Aynı saatlerde...
Siyah camlı gökdelenin en üst katında örgüt lideri masasının başında oturuyordu.
Kapı çalındı.
"Gel."
İçeri, her zamanki rahat tavrıyla genç adam girdi.
Bir elinde kahve, diğer elinde dosya vardı.
"Akira."
"Efendim?"
"Bugün onu uzaktan izleyeceksin."
Akira gülümsedi.
"Sonunda."
"Yaklaşmayacaksın."
"Tamam."
"Konuşmayacaksın."
"...Tamam."
"Ve en önemlisi..."
Lider gözlerini kısmıştı.
"Onu sinirlendirmeyeceksin."
Akira birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra omuz silkti.
"Elimden geleni yaparım."
Odadaki herkes bunun pek de güven veren bir cevap olmadığını düşünüyordu.
---
Gece...
Ren, yüksek bir binanın çatısında pozisyon almıştı.
Dürbününden hedefini izliyordu.
Bilgi kuryesi, korumalarıyla birlikte sokağın karşısındaki araca doğru ilerliyordu.
Rüzgâr hafifçe eserken Ren nefesini kontrol etti.
Tam tetiğe dokunacağı sırada...
İçgüdüleri alarm verdi.
Birileri onu izliyordu.
Dürbünü yavaşça hedefin üzerinden çekti.
Karşı binanın çatısına çevirdi.
Karanlıkta kısa bir hareket...
Bir gölge.
Ama gölge, Ren bakar bakmaz geri çekildi.
Ren kaşlarını hafifçe çattı.
"Profesyonel..."
Yine de görev öncelikliydi.
Tekrar hedefe döndü.
Bang!
Kurye yere yığıldı.
Sokakta panik başladı.
Ren ise hiç vakit kaybetmeden Yatagarasu'yu toplayıp çatıdan ayrıldı.
---
Karşı binanın çatısında ise biri korkuluğa yaslanmış, olup biteni izlemişti.
Dağınık siyah saçları rüzgârda savruluyordu.
Dudaklarında hafif bir gülümseme vardı.
"Gerçekten söylendiği kadar iyiymiş..."
Bu, Kurose Akira'ydı.
Ren onu sadece birkaç saniyeliğine bir gölge olarak görmüştü.
Kim olduğunu bilmiyordu.
Akira ise dosyadaki kadını artık kendi gözleriyle görmüştü.
"Demek sensin, Beyaz Kurt..."
Şapkasını düzeltti ve arkasını döndü.
"Henüz zamanı değil."
Tek bir sıçrayışla çatıdan ayrıldı.
İkisi de aynı gecede aynı çatıdaydı.
Aralarında sadece birkaç onlarca metre vardı.
Ama henüz yolları kesişmemişti.
