10. bölüm · CROW & WHITE WOLF

Bölüm 10 — Akıllanır mı? Sanmıyorum.

Nova Takasugi

Bölümler
1 Bölüm 1 — Yalnız Kurt 2 Bölüm 2 — Kuzgunun Kanatları 3 Bölüm 3 — Gözleyen Gözler 4 Bölüm 4 — İlk Adım 5 Bölüm 5 — Crow 6 Bölüm 6 — Aynı Avın Peşinde 7 Bölüm 7 — Büyük Karşılaşma 8 Bölüm 8 — Büyük Teklif 9 Bölüm 9 — Kurt ile Karga 10 Bölüm 10 — Akıllanır mı? Sanmıyorum. 11 Bölüm 11 — Israrcı Karga 12 Bölüm 12 — Kırmızı Dosya 13 Bölüm 13 — Aynı Taraf Değiliz 14 Bölüm 14 — Kabul 15 Bölüm 15 — Yeni Kurallar 16 Bölüm 16 — İlk Ortak Görev 17 Bölüm 17 — Dengeyi Kaybetmek 18 Bölüm 18 — Sessiz Anlaşma 19 Bölüm 19 — Maskeli Balo 20 Bölüm 20 — Beklenmedik Hisler 21 Bölüm 21 — Gizli Oda 22 Bölüm 22 — Kurtuluş ve Otelde Bir Gece 23 Bölüm 23 — Küçük Bir Yardım 24 Bölüm 24 — Sabahın Sessizliği 25 Bölüm 25 — Avcı mı, Av mı? 26 Bölüm 26 — Hayalet 27 Bölüm 27 — Çatlayan Duvarlar 28 Bölüm 28 — Tuzak 29 Bölüm 29 — Oyunun Kuralları 30 Bölüm 30 — İçerideki Hain 31 Bölüm 31 — Hedef: Crow 32 Bölüm 32 — Tuzağın İlk Adımı 33 Bölüm 33 — İlk Yüz Yüze 34 Bölüm 34 — Güven Kırılırsa 35 Bölüm 35 — Ateş Altında 36 Bölüm 36 — Aynı Siper 37 Bölüm 37 — İhanetin Eşiği 38 Bölüm 38 — Kırık Maske 39 Bölüm 39 — Aynadaki Düşman 40 Bölüm 40 — Beyaz Kurt'un Geçmişi 41 Bölüm 41 — Kayıp Anılar 42 Bölüm 42 — İlk Gözyaşı 43 Bölüm 43 — Eski Laboratuvar 44 Bölüm 44 — Maskenin Ardındaki Ses 45 Bölüm 45 — Sesin Peşinden 46 Bölüm 46 — Küllerin Altındaki Gerçek 47 Bölüm 47 — Aktif Denek 48 Bölüm 48 — Black Eclipse 49 Bölüm 49 — Cehenneme İniş 50 Bölüm 50 — Alevlerin İçinde 51 Bölüm 51 — Yeraltındaki Şehir 52 Bölüm 52 — Denek 07 53 Bölüm 53 — Fenrir 54 Bölüm 54 — Beyaz Kurt'un Öfkesi 55 Bölüm 55 — Maskenin Düşüşü 56 Bölüm 56 — R-01 57 Bölüm 57 — İlk Denek 58 Bölüm 58 — Omega 59 Bölüm 59 — Üç Kurşun, Tek Hedef 60 Bölüm 60 — Son Saniyeler 61 Bölüm 61 — Phantom'un Salonu 62 Bölüm 62 — Son ve Büyük Savaş 63 Bölüm 63 — Kurşunların Arasında

Ertesi gün...

Örgüt merkezinin revirinde küçük bir pansuman yapılıyordu.

Hemşire, Akira'nın yanağındaki sıyrığı temizlerken iç çekti.

"Ne yaptınız yine?"

Akira masum bir ifadeyle gülümsedi.

"Hiç."

Kapının önünde bekleyen bir ajan homurdandı.

"Hiç mi? Kadın seni öldürmeye çalıştı."

Akira omuz silkti.

"Denedi."

"Ve sen hâlâ peşine gitmeyi düşünüyorsun."

"Düşünmüyorum."

Ajan rahat bir nefes aldı.

"...Gitmeye devam ediyorum."

Ajan elini alnına götürdü.

"Sen gerçekten delisin."

Akira kahkaha attı.

"Bunu iltifat olarak alıyorum."

---

Aynı saatlerde...

Ren, bir çatıda oturmuş dürbününü temizliyordu.

Aklına istemeden dün yaşananlar geldi.

"Üç kez uyardım."

"Yine de gitmedi."

İlk defa biri, namlusunun ucundayken bile gülümsemeye devam etmişti.

Bu durum onu rahatsız etmişti.

"Normal biri değil."

---

Akşam...

Ren, marketten çıkmış evine doğru yürüyordu.

Sokak sakindi.

Tam apartmanının bulunduğu sokağa dönecekken...

Bir ses duyuldu.

"Poşette ne var?"

Ren gözlerini kapattı.

"..."

"Senin hiç işin gücün yok mu?"

Elektrik direğine yaslanmış olan Akira el salladı.

"Merak ettim."

"Yemek."

"Ne yemeği?"

"İlgilendirmez."

Akira iki adım yaklaştı.

"Paylaşır mısın?"

Ren yürümeye devam etti.

Akira da onun yanında yürümeye başladı.

"Bak, bugün seni örgüte davet etmeyeceğim."

Sessizlik.

"Sadece sohbet edeceğim."

Sessizlik.

"Mesela en sevdiğin yemek ne?"

Sessizlik.

"Ramen?"

...

"Suşi?"

...

"Köri?"

Ren sonunda durdu.

Yavaşça Akira'ya döndü.

"Peşimden gelmeyi bırak."

Akira gülümsedi.

"Hayır."

"Son uyarım."

"Yok."

Ren derin bir nefes aldı.

"Demek öyle..."

Bir anda belinden tabancasını çekti.

Akira bu kez gülümsemeye devam etse de gözleri dikkat kesilmişti.

"Yine mi?"

Bang!

Kurşun bu kez uyarı değildi.

Akira son anda kaçmaya çalıştı.

Ama...

Çat!

Kurşun sol kolunu sıyırıp geçti.

"Ah!"

İlk kez yüzündeki gülümseme kayboldu.

Kan, ceketinin kolundan yavaşça akmaya başladı.

Ren silahını indirmedi.

"Sana söylemiştim."

Akira yaralı kolunu tutarken acıyla gülümsedi.

"Vay..."

"Bu gerçekten isabet etti."

Ren soğuk bir sesle konuştu.

"Bir dahaki kurşun koluna gelmez."

Akira birkaç saniye ona baktı.

Sonra...

Kahkaha attı.

Ren'in kaşı çatıldı.

"Sen..."

Akira hâlâ gülüyordu.

"İlk defa beni vurabilen biri çıktı."

"..."

"Harikasın."

Ren birkaç saniye sessiz kaldı.

"Bu adamın gerçekten aklı yerinde değil."

Akira geri geri yürümeye başladı.

"Merak etme."

"Yaram birkaç haftaya iyileşir."

Ren hiçbir şey söylemedi.

Akira sırıttı.

"İyileşince yine gelirim."

"..."

"Belki bu kez sağ kolumu vurursun."

Ren'in sabrı taştı.

Silahını yeniden kaldırdı.

Akira bunu görünce iki adım geri sıçradı.

"Tamam, tamam! Şaka yaptım!"

Bir ara sokağa daldı ve gözden kayboldu.

Ren birkaç saniye boş sokağa baktı.

Sonunda silahını kılıfına koydu.

İçinden yalnızca tek bir cümle geçti.

"Gerçekten akıllanmayacak..."

O sırada birkaç sokak ötede...

Akira, duvara yaslanmış yarasını kendi kendine sarıyordu.

Acıdan yüzünü buruşturmasına rağmen gülümsedi.

"Kolumu vurdu..."

"Demek nişanını gerçekten bana çevirebiliyor."

Derin bir nefes aldı.

"İlginçsin, Beyaz Kurt."

Sonra kendi kendine güldü.

"Yarın yine peşine takılayım."

Uzaktan bunu gören iki örgüt ajanı birbirine baktı.

"Bence Crow kan kaybetmiyor..."

"Hayır."

"Galiba aklını kaybetmiş."