13. bölüm · CROW & WHITE WOLF
Bölüm 13 — Aynı Taraf Değiliz
Kurşun seslerinin yankısı yavaş yavaş sokaktan silinmişti.
Yerde etkisiz hâle getirilen saldırganlar, kırık camlar ve boş kovanlar kalmıştı.
Ren tabancasını kılıfına yerleştirdi.
Arkasını döndü.
Gitmek üzereydi.
"Hey."
Akira'nın sesi yine arkasından geldi.
Ren gözlerini kapattı.
"...Ne var?"
Akira birkaç adım yaklaştı.
"Yaralandın mı?"
"Hayır."
"Emin misin?"
"Evet."
"Bir göst—"
Ren bir anda döndü.
Soğuk bakışları Akira'nın üzerine kilitlendi.
"Crow."
"Hm?"
"Bir şeyi yanlış anlıyorsun."
Akira gülümsedi.
"Neyi?"
"Az önce birlikte savaşmış olmamız..."
"...aynı tarafta olduğumuz anlamına gelmiyor."
Akira omuz silkti.
"Biliyorum."
"Öyle görünmüyorsun."
"Çünkü inatçıyım."
Ren derin bir nefes verdi.
"Bunu fark ettim."
Akira gülmeye başladı.
"İlk iltifatımı aldım galiba."
"Bu iltifat değildi."
---
Tam o sırada...
Akira'nın kulaklığı cızırdadı.
> "Crow."
Liderin sesi geliyordu.
> "Durum raporu."
Akira gözlerini Ren'den ayırmadan cevap verdi.
"Ren güvende."
> "Peki teklif?"
"...Reddedildi."
Kulaklığın diğer ucunda kısa bir sessizlik oldu.
> "Beklediğimiz gibi."
> "Merkeze dön."
"Anlaşıldı."
Bağlantı kesildi.
---
Akira kulaklığını çıkarıp cebine koydu.
"Gitmem gerekiyor."
Ren cevap vermedi.
"Seni yine göreceğim."
"İstemiyorum."
"Ben istiyorum."
"Bu bir cevap değildi."
Akira güldü.
"Senin cevap vermemen de beni durdurmuyor."
Ren başını iki yana salladı.
"Gerçekten yorucusun."
Akira şaşkınlıkla gözlerini açtı.
"Dur..."
"Bana ilk kez hakaret ettin."
"..."
"İlerleme kaydediyoruz."
Ren'in sabrı taşmak üzereydi.
"Üçe kadar sayıyorum."
Akira iki elini havaya kaldırdı.
"Tamam, tamam! Gidiyorum."
Arkasını dönüp birkaç adım attı.
Sonra durdu.
Hiç arkasına bakmadan konuştu.
"Bu arada..."
"Bugün bana 'Crow' dedin."
"..."
"Gerçek adımı da bir gün söyleyeceksin."
Ren'in cevabı gecikmedi.
"O günü bekleme."
Akira gülerek el salladı.
"Beklemeyi severim."
Ve sokaktan uzaklaştı.
---
Ren, Akira gözden kaybolana kadar olduğu yerde kaldı.
İçinden istemsizce düşündü:
"Normal biri olsa çoktan vazgeçerdi."
Sonra hafifçe kaşlarını çattı.
"Bu yüzden tehlikeli."
Montunun cebine elini attığında küçük, katlanmış bir kâğıt hissetti.
Çıkardığında üzerinde tek satır yazıyordu:
> "Bir dahaki kahveyi ben ısmarlıyorum. — Crow"
Ren'in yüzü ifadesiz kaldı.
Kâğıdı ikiye katladı.
Sonra dörde...
Ve en sonunda küçük parçalara ayırıp rüzgâra bıraktı.
"...Saçmalık."
Ama fark etmediği bir şey vardı.
Kâğıdı okuduktan sonra çöpe atması birkaç saniye sürmüştü.
Eskiden ise okumadan atardı.
