27. bölüm · CROW & WHITE WOLF
Bölüm 27 — Çatlayan Duvarlar
Alarm sesleri sonunda sustu.
Örgüt merkezindeki herkes koridorlarda iz arıyordu.
Fakat sonuç değişmedi.
Hiçbir kamera görüntüsü...
Hiçbir parmak izi...
Hiçbir tanık...
Sanki davetsiz misafir hiç var olmamıştı.
---
Toplantı odasında...
Lider ekrana son raporu yansıttı.
"Bilgi sunucularımıza girilmiş."
"Ancak hiçbir dosya çalınmamış."
Akira kaşlarını çattı.
"O zaman neden girdiler?"
Lider'in cevabı kısa oldu.
"Mesaj vermek için."
Ren'in elleri istemsizce yumruk oldu.
Bu, alışık olduğu bir düşman değildi.
Karşısındaki kişi yalnızca güçlü değil...
Sabırlıydı.
Ve onları psikolojik olarak yıpratıyordu.
---
Toplantı bittikten sonra Ren tek başına binanın çatısına çıktı.
Rüzgâr beyaz saçlarını savuruyordu.
Şehrin ışıklarını izlerken aklında tek bir düşünce vardı.
"Eğer merkeze bu kadar kolay girebildilerse..."
"Bir dahaki hedef kim olacak?"
İlk kez...
Kalbinde çok hafif de olsa bir korku hissetti.
Bu korku kendi hayatı için değildi.
Yalnız çalıştığı yıllarda ölümü defalarca göze almıştı.
Ama şimdi...
Bir şey değişmişti.
---
"Buradasın demek."
Tanıdık ses düşüncelerini böldü.
Akira elinde iki kutu sıcak kahveyle çatıya çıkmıştı.
"Bunu nereden bildin?" diye sordu Ren.
"Çatıya çıkacağını tahmin ettim."
Akira kutulardan birini uzattı.
"Al."
Ren birkaç saniye baktı.
Sonra kahveyi aldı.
"Teşekkürler."
Akira gülümsedi.
"Son zamanlarda bunu daha sık söylüyorsun."
Ren cevap vermedi.
İkisi de korkuluğa yaslanıp sessizce şehri izledi.
---
Bir süre sonra Akira konuştu.
"Korkuyor musun?"
Ren'in bakışları değişmedi.
"..."
"Yalan söylemene gerek yok."
Ren uzun süre sustu.
Sonunda ilk kez dürüstçe cevap verdi.
"...Biraz."
Akira şaşırdı.
Ren'in bunu itiraf etmesini beklemiyordu.
"Neden?"
Ren derin bir nefes aldı.
"Bu düşmanı tanımıyorum."
"Kuralı yok."
"Nereden vuracağını bilmiyorum."
Akira başını salladı.
"Haklısın."
Sonra gülümseyerek ekledi:
"Ama yalnız değilsin."
Ren istemsizce ona baktı.
Akira'nın yüzünde her zamanki gibi rahat bir ifade vardı.
"Sana bir şey olmasına izin vermem."
Bu sözler şaka gibi söylenmemişti.
Tamamen ciddiydi.
Ren birkaç saniye sessiz kaldı.
Kalbinin neden hızlandığını anlayamadı.
Bakışlarını hemen başka tarafa çevirdi.
"Ne oluyor bana?"
"Bu his..."
Yıllardır kimseye güvenmemişti.
Kimseye ihtiyaç duymamıştı.
Ama Akira'nın az önceki cümlesi...
Beklediğinden daha fazla etkilemişti.
---
Akira sessizliği bozdu.
"Bu arada."
Ren içinden, "Başladı yine..." diye geçirdi.
"Eğer yine ayağıma basacaksan önceden haber ver."
Ren, istemsizce çok hafif gülümsedi.
Akira bunu fark edince gözleri büyüdü.
"Dur!"
"Az önce gülümsedin!"
Ren ifadesini hemen toparladı.
"Gülümsemedim."
"Kesinlikle gülümsedin!"
"Yanlış gördün."
Akira kahkaha attı.
"Bir gün bunu da kabul ettireceğim."
Ren başını iki yana salladı.
"İmkânsız."
Ama bu kez...
Onu susturmak istememişti.
Ve bunu fark eden tek kişi, aslında Ren'in kendisiydi.
