27. bölüm · CROW & WHITE WOLF

Bölüm 27 — Çatlayan Duvarlar

Nova Takasugi

Bölümler
1 Bölüm 1 — Yalnız Kurt 2 Bölüm 2 — Kuzgunun Kanatları 3 Bölüm 3 — Gözleyen Gözler 4 Bölüm 4 — İlk Adım 5 Bölüm 5 — Crow 6 Bölüm 6 — Aynı Avın Peşinde 7 Bölüm 7 — Büyük Karşılaşma 8 Bölüm 8 — Büyük Teklif 9 Bölüm 9 — Kurt ile Karga 10 Bölüm 10 — Akıllanır mı? Sanmıyorum. 11 Bölüm 11 — Israrcı Karga 12 Bölüm 12 — Kırmızı Dosya 13 Bölüm 13 — Aynı Taraf Değiliz 14 Bölüm 14 — Kabul 15 Bölüm 15 — Yeni Kurallar 16 Bölüm 16 — İlk Ortak Görev 17 Bölüm 17 — Dengeyi Kaybetmek 18 Bölüm 18 — Sessiz Anlaşma 19 Bölüm 19 — Maskeli Balo 20 Bölüm 20 — Beklenmedik Hisler 21 Bölüm 21 — Gizli Oda 22 Bölüm 22 — Kurtuluş ve Otelde Bir Gece 23 Bölüm 23 — Küçük Bir Yardım 24 Bölüm 24 — Sabahın Sessizliği 25 Bölüm 25 — Avcı mı, Av mı? 26 Bölüm 26 — Hayalet 27 Bölüm 27 — Çatlayan Duvarlar 28 Bölüm 28 — Tuzak 29 Bölüm 29 — Oyunun Kuralları 30 Bölüm 30 — İçerideki Hain 31 Bölüm 31 — Hedef: Crow 32 Bölüm 32 — Tuzağın İlk Adımı 33 Bölüm 33 — İlk Yüz Yüze 34 Bölüm 34 — Güven Kırılırsa 35 Bölüm 35 — Ateş Altında 36 Bölüm 36 — Aynı Siper 37 Bölüm 37 — İhanetin Eşiği 38 Bölüm 38 — Kırık Maske 39 Bölüm 39 — Aynadaki Düşman 40 Bölüm 40 — Beyaz Kurt'un Geçmişi 41 Bölüm 41 — Kayıp Anılar 42 Bölüm 42 — İlk Gözyaşı 43 Bölüm 43 — Eski Laboratuvar 44 Bölüm 44 — Maskenin Ardındaki Ses 45 Bölüm 45 — Sesin Peşinden 46 Bölüm 46 — Küllerin Altındaki Gerçek 47 Bölüm 47 — Aktif Denek 48 Bölüm 48 — Black Eclipse 49 Bölüm 49 — Cehenneme İniş 50 Bölüm 50 — Alevlerin İçinde 51 Bölüm 51 — Yeraltındaki Şehir 52 Bölüm 52 — Denek 07 53 Bölüm 53 — Fenrir 54 Bölüm 54 — Beyaz Kurt'un Öfkesi 55 Bölüm 55 — Maskenin Düşüşü 56 Bölüm 56 — R-01 57 Bölüm 57 — İlk Denek 58 Bölüm 58 — Omega 59 Bölüm 59 — Üç Kurşun, Tek Hedef 60 Bölüm 60 — Son Saniyeler 61 Bölüm 61 — Phantom'un Salonu 62 Bölüm 62 — Son ve Büyük Savaş 63 Bölüm 63 — Kurşunların Arasında

Alarm sesleri sonunda sustu.

Örgüt merkezindeki herkes koridorlarda iz arıyordu.

Fakat sonuç değişmedi.

Hiçbir kamera görüntüsü...

Hiçbir parmak izi...

Hiçbir tanık...

Sanki davetsiz misafir hiç var olmamıştı.

---

Toplantı odasında...

Lider ekrana son raporu yansıttı.

"Bilgi sunucularımıza girilmiş."

"Ancak hiçbir dosya çalınmamış."

Akira kaşlarını çattı.

"O zaman neden girdiler?"

Lider'in cevabı kısa oldu.

"Mesaj vermek için."

Ren'in elleri istemsizce yumruk oldu.

Bu, alışık olduğu bir düşman değildi.

Karşısındaki kişi yalnızca güçlü değil...

Sabırlıydı.

Ve onları psikolojik olarak yıpratıyordu.

---

Toplantı bittikten sonra Ren tek başına binanın çatısına çıktı.

Rüzgâr beyaz saçlarını savuruyordu.

Şehrin ışıklarını izlerken aklında tek bir düşünce vardı.

"Eğer merkeze bu kadar kolay girebildilerse..."

"Bir dahaki hedef kim olacak?"

İlk kez...

Kalbinde çok hafif de olsa bir korku hissetti.

Bu korku kendi hayatı için değildi.

Yalnız çalıştığı yıllarda ölümü defalarca göze almıştı.

Ama şimdi...

Bir şey değişmişti.

---

"Buradasın demek."

Tanıdık ses düşüncelerini böldü.

Akira elinde iki kutu sıcak kahveyle çatıya çıkmıştı.

"Bunu nereden bildin?" diye sordu Ren.

"Çatıya çıkacağını tahmin ettim."

Akira kutulardan birini uzattı.

"Al."

Ren birkaç saniye baktı.

Sonra kahveyi aldı.

"Teşekkürler."

Akira gülümsedi.

"Son zamanlarda bunu daha sık söylüyorsun."

Ren cevap vermedi.

İkisi de korkuluğa yaslanıp sessizce şehri izledi.

---

Bir süre sonra Akira konuştu.

"Korkuyor musun?"

Ren'in bakışları değişmedi.

"..."

"Yalan söylemene gerek yok."

Ren uzun süre sustu.

Sonunda ilk kez dürüstçe cevap verdi.

"...Biraz."

Akira şaşırdı.

Ren'in bunu itiraf etmesini beklemiyordu.

"Neden?"

Ren derin bir nefes aldı.

"Bu düşmanı tanımıyorum."

"Kuralı yok."

"Nereden vuracağını bilmiyorum."

Akira başını salladı.

"Haklısın."

Sonra gülümseyerek ekledi:

"Ama yalnız değilsin."

Ren istemsizce ona baktı.

Akira'nın yüzünde her zamanki gibi rahat bir ifade vardı.

"Sana bir şey olmasına izin vermem."

Bu sözler şaka gibi söylenmemişti.

Tamamen ciddiydi.

Ren birkaç saniye sessiz kaldı.

Kalbinin neden hızlandığını anlayamadı.

Bakışlarını hemen başka tarafa çevirdi.

"Ne oluyor bana?"

"Bu his..."

Yıllardır kimseye güvenmemişti.

Kimseye ihtiyaç duymamıştı.

Ama Akira'nın az önceki cümlesi...

Beklediğinden daha fazla etkilemişti.

---

Akira sessizliği bozdu.

"Bu arada."

Ren içinden, "Başladı yine..." diye geçirdi.

"Eğer yine ayağıma basacaksan önceden haber ver."

Ren, istemsizce çok hafif gülümsedi.

Akira bunu fark edince gözleri büyüdü.

"Dur!"

"Az önce gülümsedin!"

Ren ifadesini hemen toparladı.

"Gülümsemedim."

"Kesinlikle gülümsedin!"

"Yanlış gördün."

Akira kahkaha attı.

"Bir gün bunu da kabul ettireceğim."

Ren başını iki yana salladı.

"İmkânsız."

Ama bu kez...

Onu susturmak istememişti.

Ve bunu fark eden tek kişi, aslında Ren'in kendisiydi.