45. bölüm · CROW & WHITE WOLF
Bölüm 45 — Sesin Peşinden
> "...Abla..."
Koridorda yankılanan o zayıf ses, Ren'in bütün vücudunu dondurdu.
Akira hemen kolunu tuttu.
"Ren!"
"Gitmemiz gerekiyor!"
Ama Ren yerinden kıpırdamadı.
"...Duydun mu?"
Akira birkaç saniye sessiz kaldı.
"...Evet."
"Ben de duydum."
Bu bir hayal değildi.
İkisi de aynı sesi işitmişti.
---
UYARI! TESİS 4 DAKİKA İÇİNDE İMHA EDİLECEKTİR.
Alarm durmadan çalıyordu.
Phantom ise çoktan gözden kaybolmuştu.
Ren dişlerini sıktı.
"Ses bu taraftan geldi."
Akira hiç tereddüt etmedi.
"O zaman gidiyoruz."
Ren ona şaşkınlıkla baktı.
"Ya patlama olursa?"
Akira omzunu silkti.
"Sana bir söz verdim."
"Birlikte döneceğiz."
Ren'in yüzünde çok hafif bir gülümseme belirdi.
"İnatçısın."
Akira sırıttı.
"Senden öğrendim."
---
İkisi sesin geldiği koridora doğru koşmaya başladı.
Koridorun sonunda ağır, paslanmış bir çelik kapı vardı.
Üzerinde büyük harflerle yazıyordu:
DENEY BLOĞU B
Kapı içeriden kilitliydi.
Ren anahtar panelini inceledi.
"Açamam."
Akira silahını kınına koydu.
"Geri çekil."
Ren ona baktı.
"Ne yapacaksın?"
Akira gülümsedi.
"En sevdiğim şeyi."
Bir adım geri çekildi.
Sonra bütün gücüyle kapının kilidine tekme attı.
GÜÜM!
Kapı yerinden oynamadı.
"Bir tane daha."
İkinci tekme...
Üçüncü...
Dördüncü...
Sonunda kilit mekanizması kırıldı.
Kapı ağır bir gıcırtıyla açıldı.
---
İçerisi küçücük hücrelerden oluşuyordu.
Hepsi boştu.
Paslı yataklar...
Kırık oyuncaklar...
Duvarlarda çocukların çizdiği resimler...
Ren'in boğazı düğümlendi.
"Burada..."
"...Çocukları tutuyorlardı."
Akira yumruklarını sıktı.
"Canavarlar."
Tam o sırada odanın en sonunda küçük bir metal dolaptan hafif bir vurma sesi geldi.
Tak... Tak...
Ren ve Akira aynı anda dolaba yöneldi.
Ren kapağı açtı.
İçeride kimse yoktu.
Ama eski bir ses kayıt cihazı vardı.
Pilinin son gücüyle çalışıyordu.
Ren cihazı eline aldı.
Kayıt otomatik olarak oynadı.
Çocuk sesi titriyordu.
> "Abla..."
> "Eğer bunu bulduysan..."
> "...Demek kaçmayı başardın."
Ren'in gözlerinden yaşlar süzüldü.
Ses devam etti.
> "Ben saklanacağım."
> "Sen dönme."
> "...Söz ver."
Kayıt cızırtıyla kesildi.
Ren dizlerinin üzerine çöktü.
Akira sessizce onun yanına geldi.
Bu kez hiçbir şey söylemedi.
Sadece elini Ren'in omzuna koydu.
Ren gözlerini kapattı.
"...Onu bıraktım."
"...Ben kaçtım."
Akira sakin bir sesle konuştu.
"Hayır."
"Sen bir çocuktun."
"Hayatta kalmış olman suç değil."
Ren cevap veremedi.
İlk kez...
Yıllardır taşıdığı ama adını bilmediği suçluluk hissinin nedenini anlamaya başlamıştı.
Tam o anda alarmın sesi yükseldi.
UYARI! 60 SANİYE!
Akira, Ren'i ayağa kaldırdı.
"Onu bulacağız."
"Ne olursa olsun."
Ren gözyaşlarını sildi ve başını kararlılıkla salladı.
"...Evet."
İkisi birlikte çıkışa doğru koşarken, laboratuvarın derinliklerinde görünmeyen bir odada bir ekran yandı.
Phantom, güvenlik kamerasından onları izliyordu.
Maskesinin altında belli belirsiz bir tebessüm oluştu.
"Hatırlamaya başladın, Beyaz Kurt..."
"...Ve bu, oyunun en tehlikeli aşaması."
