30. bölüm · CROW & WHITE WOLF

Bölüm 30 — İçerideki Hain

Nova Takasugi

Bölümler
1 Bölüm 1 — Yalnız Kurt 2 Bölüm 2 — Kuzgunun Kanatları 3 Bölüm 3 — Gözleyen Gözler 4 Bölüm 4 — İlk Adım 5 Bölüm 5 — Crow 6 Bölüm 6 — Aynı Avın Peşinde 7 Bölüm 7 — Büyük Karşılaşma 8 Bölüm 8 — Büyük Teklif 9 Bölüm 9 — Kurt ile Karga 10 Bölüm 10 — Akıllanır mı? Sanmıyorum. 11 Bölüm 11 — Israrcı Karga 12 Bölüm 12 — Kırmızı Dosya 13 Bölüm 13 — Aynı Taraf Değiliz 14 Bölüm 14 — Kabul 15 Bölüm 15 — Yeni Kurallar 16 Bölüm 16 — İlk Ortak Görev 17 Bölüm 17 — Dengeyi Kaybetmek 18 Bölüm 18 — Sessiz Anlaşma 19 Bölüm 19 — Maskeli Balo 20 Bölüm 20 — Beklenmedik Hisler 21 Bölüm 21 — Gizli Oda 22 Bölüm 22 — Kurtuluş ve Otelde Bir Gece 23 Bölüm 23 — Küçük Bir Yardım 24 Bölüm 24 — Sabahın Sessizliği 25 Bölüm 25 — Avcı mı, Av mı? 26 Bölüm 26 — Hayalet 27 Bölüm 27 — Çatlayan Duvarlar 28 Bölüm 28 — Tuzak 29 Bölüm 29 — Oyunun Kuralları 30 Bölüm 30 — İçerideki Hain 31 Bölüm 31 — Hedef: Crow 32 Bölüm 32 — Tuzağın İlk Adımı 33 Bölüm 33 — İlk Yüz Yüze 34 Bölüm 34 — Güven Kırılırsa 35 Bölüm 35 — Ateş Altında 36 Bölüm 36 — Aynı Siper 37 Bölüm 37 — İhanetin Eşiği 38 Bölüm 38 — Kırık Maske 39 Bölüm 39 — Aynadaki Düşman 40 Bölüm 40 — Beyaz Kurt'un Geçmişi 41 Bölüm 41 — Kayıp Anılar 42 Bölüm 42 — İlk Gözyaşı 43 Bölüm 43 — Eski Laboratuvar 44 Bölüm 44 — Maskenin Ardındaki Ses 45 Bölüm 45 — Sesin Peşinden 46 Bölüm 46 — Küllerin Altındaki Gerçek 47 Bölüm 47 — Aktif Denek 48 Bölüm 48 — Black Eclipse 49 Bölüm 49 — Cehenneme İniş 50 Bölüm 50 — Alevlerin İçinde 51 Bölüm 51 — Yeraltındaki Şehir 52 Bölüm 52 — Denek 07 53 Bölüm 53 — Fenrir 54 Bölüm 54 — Beyaz Kurt'un Öfkesi 55 Bölüm 55 — Maskenin Düşüşü 56 Bölüm 56 — R-01 57 Bölüm 57 — İlk Denek 58 Bölüm 58 — Omega 59 Bölüm 59 — Üç Kurşun, Tek Hedef 60 Bölüm 60 — Son Saniyeler 61 Bölüm 61 — Phantom'un Salonu 62 Bölüm 62 — Son ve Büyük Savaş 63 Bölüm 63 — Kurşunların Arasında

Patlamanın etkisiyle örgüt merkezi sarsıldı.

Kırmızı alarm ışıkları yeniden yanıp sönmeye başladı.

Koridorlar, koşan ajanların ayak sesleriyle doldu.

Ren ve Akira hiç konuşmadan silahlarını çekip silah deposuna doğru koştu.

---

Depoya ulaştıklarında ağır çelik kapı parçalanmıştı.

İçeride barut kokusu hâkimdi.

Raflardan bazıları devrilmiş, mühimmat kutuları etrafa saçılmıştı.

Yerde iki ajan yaralı yatıyordu.

Ren hemen diz çöktü.

"Nabızları var."

Akira çevreyi taradı.

"Saldırganlar?"

Yaralı ajan güçlükle konuştu.

"...Yüzlerini... göremedik..."

"...İçlerinden biri..."

"...Bizden biri gibi davranıyordu..."

Ren ve Akira aynı anda birbirlerine baktılar.

"İçeriden biri..." diye fısıldadı Akira.

---

Lider de olay yerine geldi.

Yerdeki mermi kovanlarından birini eline aldı.

"Bunlar bizim standart mühimmatımız."

Ren kaşlarını çattı.

"Yani saldırgan..."

"...Örgütün silahlarını kullanmış."

Lider'in yüzü sertleşti.

"Bu sadece bir saldırı değil."

"Aramızda bir hain olabilir."

Koridorda derin bir sessizlik oluştu.

---

Birkaç saat sonra...

Merkezin tüm çıkışları kapatılmıştı.

Hiç kimsenin binadan ayrılmasına izin verilmiyordu.

Bütün ajanlar tek tek sorgulanıyordu.

Akira duvara yaslanmış beklerken içini çekti.

"İlk kez kendi merkezimiz bana güvenli gelmiyor."

Ren sakin ama düşünceliydi.

"Çünkü değil."

Akira ona baktı.

"Sence hain gerçekten içeride mi?"

Ren cevap vermeden kırık kapıyı inceledi.

Sonra yerde çok küçük bir ayrıntı fark etti.

Bir düğme...

Siyah, mat renkli bir ceket düğmesi.

Eline aldı.

Arkasında küçücük bir sembol vardı.

Bir kuzgun.

Ren'in gözleri daraldı.

"Yūrei..."

Akira düğmeye baktı.

"Yani hain onlardan biri."

Ren başını iki yana salladı.

"Hayır."

"Bu kadar kolay olmaz."

"Düğmeyi özellikle bırakmış olabilirler."

"Bizi yanlış yöne çekmek için."

Akira hafifçe gülümsedi.

"İşte bu yüzden seninle çalışmayı seviyorum."

Ren ona baktı.

"..."

"Her zaman herkesten iki adım sonrasını düşünüyorsun."

Ren bakışlarını kaçırdı.

"İltifat etmeyi bırak."

Akira güldü.

"Alışkanlık."

---

Tam o sırada Ren'in telefonu titredi.

Ekranda bilinmeyen bir numara vardı.

Akira kaşlarını kaldırdı.

"Açacak mısın?"

Ren çağrıyı kabul etti.

Karşı taraftan sesi değiştiriciyle bozulmuş bir ses geldi.

> "İyi akşamlar, Beyaz Kurt."

Ren'in yüzü ifadesizdi.

"Kimsin?"

Karşı taraf hafifçe güldü.

> "Beni zaten tanıyorsun."

> "Ama henüz yüzümü görmedin."

Akira hemen konuşmaya başladı.

"Phantom."

> "Doğru tahmin."

Ses birkaç saniye sustu.

Sonra devam etti.

> "Crow'u iyi koru."

Ren'in bakışları sertleşti.

"Neden?"

> "Çünkü oyunun bir sonraki hamlesinde..."

> "...hedef o."

Bip...

Hat kapandı.

Odadaki sessizlik ağırlaştı.

Akira, ilk kez gülümsemiyordu.

Ren ise telefonu yavaşça indirdi.

Bu kez korktuğu şey kendi ölümü değildi.

Düşman...

Akira'nın adını biliyordu.