8. bölüm / 27
A ve Z8.Bölüm:Tanışma
Bölümler 27Şu an: 8.Bölüm:Tanışma
- 1 1.Bölüm:Yeni Yuva1.635 kelime
- 2 2.Bölüm:Dondurulmuş Çığlıklar1.179 kelime
- 3 3.Bölüm:Ceza1.789 kelime
- 4 4.Bölüm:Saçlar Anıları Saklar1.551 kelime
- 5 5.Bölüm:İlk Ölüm2.037 kelime
- 6 6.Bölüm:Güven2.162 kelime
- 7 7.Bölüm:Bilinçaltı2.478 kelime
- 8 8.Bölüm:Tanışma2.347 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 9.Bölüm:İntihar1.894 kelime
- 10 10.Bölüm:Veda2.302 kelime
- 11 11.Bölüm:Kayıp1.763 kelime
- 12 12.Bölüm:Arkadaşlık1.638 kelime
- 13 13.Bölüm:Şüphe1.650 kelime
- 14 14.Bölüm:Söz2.292 kelime
- 15 15.Bölüm:İki Can Bir Kurtuluş2.434 kelime
- 16 16.Bölüm:Feda Et1.812 kelime
- 17 17.Bölüm:Umut2.156 kelime
- 18 18.Bölüm:Kan2.026 kelime
- 19 19.Bölüm:Kriz1.776 kelime
- 20 20.Bölüm:Kanayan Ruhlar2.083 kelime
- 21 21.Bölüm:Kaybolan Hayatlar2.410 kelime
- 22 22.Bölüm:Kaza2.121 kelime
- 23 23.Bölüm:İhanetin Eseri2.248 kelime
- 24 24.Bölüm:Şah Mat2.095 kelime
- 25 25.Bölüm:İkimizden Biri2.839 kelime
- 26 26.Bölüm:Küller ve Buzlar3.514 kelime
- 27 27.Bölüm:Hıçkırıkların Arasındaki Mühür3.193 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Öyle mi?Bu iş daha da eğlenceli bir hâl almaya başladı.Yarım saat sonra oradayım." Dedi C keyifli bir sesle.Bu söylediğimden tatmin olmuş gibiydi.
Yarım saat sonra:
M ile beraber A'nın odasının salonunda oturuyorduk.Çok stresliydim.Tırnaklarımı dişliyor,sağ bacağımı kontrolsüz bir şekilde sallıyordum.6 kişiye daha haber vermemin üzerinden 15 dakika geçmişti ve daha kimse gelmemişti.C'nin geleceği kesindi ama diğer deneklerin gelip gelmeyeceği belli değildi.
"Z,biraz sakin olur musun?" Diye sordu A bıkkın bir şekilde.
"Sakinim zaten." Dedim gözlerimi A'nın koyu kahve gözlerine çevirerek.
"Tırnağın kanıyor farkında bile değilsin." Demesiyle parmağımı ağzımdan uzaklaştırdım ve tırnağıma baktım.Tırnağıma dolan kanı görmemle yüzümü buruşturdum.Tırnağımın acısını bile daha yeni hissediyordum.
A ayağa kalktı ve banyoya gitti.Banyodan elinde yara bandı ile geldi.
"Onları nereden buldun?" Diye sordum.
"Banyonu birazcık araştırsaydın sende bulurdun." Dedi A ve yanıma oturdu.
"Parmağını uzat." Dedi.Yavaşça parmağımı ona uzattım.Bana dokunmamaya dikkat ederek yara bandını tırnağıma sardı.Hareketleri öyle nazikti ki,elime her an kırılacak bir eşyaymış gibi hassas davranıyordu.
"Teşekkür ederim." Dedim A yara bandını sardıktan sonra.
"Rica ediyorum daha fazla tırnağını dişleme.Canın acımıyor mu?" Diye sordu A.
"Sen uyarmayana kadar farkında bile değildim." Dedim.Tam o sırada C odaya girdi.A ile beni yanyana görünce kaşlarını çattı ama ifadesini hemen düzeltip koltuklara doğru ilerledi.
"Bakıyorum da kimse gelmemiş." Dedi C alaycı bir sesle tekli koltuğa otururken.
"Gelecekler." Dedim ama sesimden emin olmadığım bariz bir şekilde anlaşılıyordu.A,C'nin odaya girmesiyle birlikte kaşlarını çattı,buz gibi birine dönüştü.Az önceki samimiyetinden eser kalmamıştı.A çatık ifadesini bozmadan ayağa kalktı ve banyoya gitti.Banyonun kapısını kapattığı anda C konuşmaya başladı:
"Plana onu da dahil ederek çok büyük bir hata yapıyorsun Z."
"Kararımın arkasındayım C.Ben A'ya güvenmediğim kadar sana da güvenmiyorum." Dedim.
"Sana iyilik yaptım ve seni uyardım.Hâlâ bana güvenmiyor musun?" Diye sordu C elini göğsüne koyup kendini işaret ederek.
"İftira atmadığın ne malum?" Diye sordum.
"Z,gözlerini bir açsan iftira atmadığımı anlayacaksın." Dedi C.M bir bana bir C'ye soru dolu gözlerle bakıyordu.M iki elini de havaya kaldırdı ve:
"Şu an neyden bahsediyorsunuz anlayamıyorum." Dedi.C ise yerinde keyifle kıpırdandı ve M'ye doğru yaklaştı.
"Şimdi şöyl-" A'nın banyodan çıkmasıyla C'nin konuşması yarım kaldı.C derin bir nefes vererek arkasına yaslandı.M soru dolu gözlerini anında A'ya çevirince A bir şeyler olduğunu anladı.Koyu kahve gözlerini C'ye dikti ve:
"Ben gelince niye sustun?" Diye sordu A sert bir sesle ve az önceki oturduğu yere,yani yanıma oturdu.Huzursuzca yerimde kıpırdandım.A,C'ye karşı fazla gergindi ve bu bizim başımıza çok iş açacak gibiydi.C'nin tek bir lafıyla ona dalabilirdi.
Bir yandan atışmalarını istiyordum,bu şekilde aralarındaki bu gerilimin sebebini öğrenebilirdim.Bir yandan da kavga etmemelerini, sorunsuz bir şekilde plan oluşturmayı istiyordum.
"Konuşmaya devam etmesem iyi olacak,malum kimin ne olduğunu bilmiyoruz burada.Herkese güvenmemeliyiz." Dedi C A'ya karşılık.Son cümlesini iğneleyici bir şekilde söyleyip açıkça A'ya güvenmediğini belirtmişti.A'nın yumruklarını sıkmasından C'nin bu davranışlarının onu daha fazla gerdiğini anladım.
"Evet,herkese güvenmemeliyiz.Bu yüzden C'yi çağırmamanı söylemiştim sana Z." Dedi A çatık kaşlarıyla bana dönüp.Gözlerinden ateş atıyordu resmen.Koyu kahve gözlerinin sinirlendiğinde daha da koyulaştığını farkettim.
"Z kendi iradesine sahip biri.İstediği kişiyi çağırır.Onu kontrol etmek senin haddine değil." Dedi C.Sesindeki alaycı tını uzaklaşmış,yerini uyarıcı bir tona bırakmıştı.
"Sizden tek bir şey istiyorum;Birbirinizle atışmayı bırakın." Dedim ve ayağa kalktım.Mutfağa gittim ve dolaptan bir bardak çıkarıp çeşmeyi açtım ve bir bardak su doldurup kafama diktim.Amerikan mutfak olduğu için salondakileri görebiliyordum.A sinirle bacağını sallıyordu,C ise rahatmış gibi görünmeye çalışıyordu ama onun da en az A kadar gergin olduğunu hissedebiliyordum.M ise masum masum aralarında oturmuş,kafasını yerden kaldırmıyordu.Ortada kaldığı için bir şey de yapamıyordu.Onu yalnız bırakmamak için tekrardan salona döndüm ve bu sefer A'nın yanına oturmak yerine M'nin yanına geçtim.Bu hareketim A'nın dikkatini çekmişti.Gözlerinden anlamlandıramadığım bir duygu geçti.C ise keyifle yerinde gevşedi.A,C'ye dönüp tekrardan onu tersleyecekken kapı açıldı ve içeriye iki erkek,bir kız girdi.Kız ürkekçe bakan gözlerini sırayla bizim gözlerimize değdirdi.Erkeklerden biri ise sorgulayan gözleriyle etrafı tarıyordu.Diğer erkek ise odaya girdiği gibi kocaman gülümseyerek:
"Selamlar gençler ve kendini genç hissedenler." Dedi neşeli bir sesle ve hızla kendini M'nin sağ tarafındaki tekli koltuğa attı.Diğer erkek ise donuk gözleriyle bizi incelemeye başladı.Beni,A'yı,M'yi ve C'yi baştan aşağı süzüyordu.Gözleri A'nın üzerinde fazla oyalanınca A ters bir sesle:
"Neyimizi inceliyorsun anlamadım.Normal insanız işte." Dedi.C ise lafını esirgemedi:
"Kime güvenip güvenmeyeceğini anlamaya çalışıyor.İlk izlenim çok önemli ve sen daha en baştan kaybettin gibi." Dedi itici bir şekilde gülümseyerek.A'yı delirtmek için elinden geleni yapıyordu.
"En azından senin gibi ilk izlenimde güven veren ama sonra arkadan bıçaklayan tiplerden değilim." Dedi A ses tonunu sakin tutmaya çalışarak ama sinirden çenesi kasılıyordu.
"Arkadan bıçaklamayı en iyi sen bilirsin A,ben değil." Dedi C A'nın aksine sakin bir ses tonuyla.Hatta o kadar sakin konuşuyordu ki bu bile A'nın daha çok sinirlenmesine sebep oluyordu.Odadaki gergin havayı yumuşatmak için gülümsedim ve yeni gelenlere gözlerimi çevirdim.
"Hoşgeldiniz,ayakta kalmayın oturun.Son üç kişi kaldı,onlar da gelsin hemen plan yapmaya başlıyoruz.Daha doğrusu taslak oluşturmaya." Dedim gülümseyerek.Ayakta duran çekingen kız ve donuk bakışlı çocuk da koltuklardan birine oturdu.
"Hayırdır,gerginiz?" Dedi odaya girdiği gibi etrafa enerji saçan çocuk.
"Yok yok,sorun yok.Kalanlar da gelene kadar sohbet edelim,tanışalım." Dedim gülümseyerek.Neşeli çocuk heyecanla yerinde kıpırdandı ve:
"Ben R.Ama ismimle pek barışamadım ben.R nedir ya?En boğuk harfi seçmişler bana." Dedi büyük bir ciddiyetle.Bu ciddi ifadesi kıkırdamama sebep oldu.
"Ne olmasını isterdin peki?" Diye sordum gülümseyerek.R omuz silkti ve:
"Bilmiyorum...Kaptan Kriz nasıl?" Diye sordu heyecanla.
"Bu ismi şu an mı buldun?" Diye sordu C.
"Birkaç gündür üzerine düşünüyorum." Dedi.M eliyle ağzını kapatıp küçük bir kahkaha attı.R parıldayan gözlerini hemen M'ye çevirdi ve M'nin güldüğünü görünce o da minik bir tebessüm etti.
"Kaptan...ne?" Diye sordu donuk bakışlı çocuk.Ama gözleri bu sefer öyle donuk bakmıyordu.
"Kaptan Kriz.Çünkü her an saçma sapan bir şey yapabilirim,kimse ne olacağını kestiremez.Adrenalin,risk,çılgınlık...Hepsi bende!" Dedi R gülerek.Gözleri sıklıkla M'ye kayıyordu.
"Bende de migren var.Demek ki seninle tanışmamız kadermiş." Dedi A.A'nın konuşmasıyla refleks olarak gözlerimi ona çevirdim.Kaşları çatık değildi,düz bir hâl almıştı.Ve o buz gibi ifadesi de çözülmüştü.Hepimiz ortama yavaş yavaş alışıyorduk.
"Ama neden Kaptan mesela?" Diye sordu M tebessüm ederken.Gözlerini R'nin gözlerine çevirdi.
"Çünkü liderim ben,krizlerin kaptanıyım.Siz panik yaparken ben daha beter panik yapıp hepimizi batırırım." Dedi R.
"Yani hepimizi birlikte dibe çekiyorsun.Ne hoş bir liderlik anlayışı." Dedi C alaycı bir şekilde.
"Dibe çekilmekten korkan biri varsa can simidiyle gelsin canım.Benimle dalış bedava." Dedi R C'nin alaycı ifadesine takılmayarak.M gülümseyerek:
"Kaptan Kriz...biraz eğlenceliymiş." Dedi.R hızla M'ye döndü ve:
"Seni kaptan yardımcısı ilan ediyorum.Ama kriz anlarında birbirimize bağırabiliriz,hazır ol." Dedi R gülerek.M de küçük bir kahkaha attı.
"Eğlencelisin Kaptan Kriz,sevdim seni." Dedim gülerek.
"Eyvallah reis.Bende senin cesur tarafını çok sevdim.A ile beraber Frank ve Karen'a baş kaldırmanız çok havalı." Dedi R.Şaşırmıştım.Tamam baş kaldırıyordum ben ama tokadımı da yiyordum.Bunun neresi havalıydı?
A ile beraber birbirimize döndük.Güldüm,ben gülünce o da gülümsedi.C'nin delici bakışlarının üzerimizde olduğunu hissedebiliyordum.
"Ee,biraz da siz kendinizden bahsedin." Dedi R.Hemen sözü ilk ben aldım.
"Ben Z.Ben de bu harf mevzusunu hiç sevmedim, Kaptan Kriz gibi yaratıcı bir isim bulana kadar Z'yim." Dedim.
"İsim konusunu bana bırakın gençler,ben hepinize birer tane bulurum." Dedi R.
"Ben almayayım.C'den memnunum." Dedi C.
"Sana buldum bile.Keloğlandaki 'Huysuz' tıpkı sen." Dedi R.Küçük bir kahkaha attım.Cidden aynı Huysuz'du.Hatta biraz daha baktıkça tip olarak da Huysuz'a benzetmeye başlamıştım.Bu beni daha çok güldürüyordu.C,R'nin bu mükemmel tespitine gözlerini devirmekle yetindi.
"Ben A." Dedi A elini kaldırarak.A'dan sonra M elini kaldırdı ve:
"Ben de M." Dedi.R hemen M'ye döndü ve:
"Sana da buldum.Aurora nasıl?" Diye sordu R.
"Aurora mı?O da ne?" Diye sordu M şaşkın bir şekilde.
"Aurora,yani kuzey ışıkları.Çok zarif,çok özel bir şey.Herkesin göremediği bir ışık ama görenler de bir daha unutamıyor.Hem sen de öylesin,farkedilmeden parlıyorsun ama bir şekilde gözler hep seni buluyor." R'nin bu sözleriyle M'nin yanakları kıpkırmızı olmuştu.M gözlerini R'nin gözlerinden çekip aşağı indirdi,utanmıştı.Ben bile etkilenmiştim bu sözlerden,kızın kalbini fethetti.
"Güzel...güzelmiş.Sevdim bu ismi." Dedi M kafasını kaldırıp gözlerini tekrardan R'nin gözlerine çevirerek.Kız kıpkırmızı olmuştu.R ise M'nin bu hâline kocaman gülümsüyordu.
Kendini tanıtmayan bir tek donuk bakışlı çocuk ve çekingen kız kalmıştı.Elimle donuk bakışlı çocuğu işaret ettim ve kendisini tanıtması için söz hakkı verdim.
"B." Dedi sadece.Hepimizin bakışları sona kalan kıza döndü.Ama kız bambaşka dünyalardaydı.Başı eğik,parmaklarıyla oynuyordu.Yanında oturan B kızın gözlerinin önüne elini salladı.Kız kafasını kaldırıp boş gözlerle bize baktı.Elimi salladım ve:
"Selamm,kendini tanıtmak ister misin?" Diye sordum gülümseyerek.Kız ilk önce boş gözlerle bize bakmaya devam etti,sonra ise yanında oturan B'ye döndü.B derin bir nefes aldı ve verirken konuşmaya başladı:
"L konuşamıyor." Dedi.Şaşırmıştım ve üzülmüştüm.Konuşamamak çok zor bir şeydir.Düşüncelerini,duygularını anlatamamak,kendini doğru düzgün ifade edememek...En büyük korkularımdan biri duyu organlarımdan birini kaybetmek.
"Peki onunla nasıl iletişime geçeceğiz?" Diye sordu R.
"Konuşamıyor ama duyabiliyor.Doktorlar konuşmasını engelleyecek hiçbir şeyin olmadığını,psikolojikmen konuşamadığını söylediler.Doğduğundan beri böyle.İşaret diliyle anlaşıyoruz,merak etmeyin yardımcı olurum size." Dedi B.
"Kardeş misiniz?" Diye sordu A.
"Evet,abisiyim." Dedi B.
"Tanıştığıma memnun oldum L." Dedim gülümsemeye devam ederek.Kız gözlerini tekrardan hepimizin gözlerine sırayla değdirdi.En son benim gözlerime gelince gülümsedi.Ellerini havaya kaldırdı ve işaret diliyle bir şeyler söyledi.
" Teşekkür ediyor size." Dedi B.Sağ gözümü L'ye kırptım gülerken.Gözlerimi sağıma çevirdim ve R'ye baktım.R,tıpkı çocuk parkında yeni bir oyuncak keşfetmiş gibi gözlerini M'ye dikmişti.
"Sana bir şey sorabilir miyim Aurora?" Diye sordu R.M ise başını nazikçe aşağı yukarı 'evet' anlamında salladı.
"Eğer buradan kaçmayı başarabilirsek,ilk yapmak istediğin şey ne?" Diye sordu R.M önce irkildi.Sonra göz ucuyla etrafa baktı,sanki vereceği cevap herkesi ilgilendirecekmiş gibi.
"Ben...sanırım...bir denize gitmek isterdim." Dedi M.
"Benim denizle aram pek iyi değildir." Dedi R suradını asarak.M meraklı gözlerini hemen R'nin gözlerine dikti.
"Neden ki?" Diye sordu.
"Küçükken çok trajikomik bir olay yaşadım da." Dedi ve ellerini birbirine sürterek heyecanla devam etti:
"Şimdi ben küçükken yüzme öğrenmeye karar verdim.Hani normalde çocuk havuzu olur ya,diz hizasında falan...Ben kendimi olimpik havuza attım.Neden mi?Çünkü özgüvenim fiziğimden büyüktü." Dedi R.Güldüm:
"Fazla özgüven de iyi değildir." Dedim.
"Değilmiş gerçekten.Bak şimdi,havuza girer girmez batıyorum.Ciddi söylüyorum,Titanic gibiyim.Ama sorun şu:Beni kurtaracak olan cankurtaranın gözü bozukmuş.Benim yerime başka bir çocuğu kurtardı.O çocuk da şaşkın şaşkın 'Abi ne oluyor ya?' diye bağırıyor." Dedi R.Hepimizden bir kahkaha yükseldi.Gülerken gözüm A'ya kaydı.O da gülümsüyordu.M kahkahalarının arasından:
"Peki seni kim çıkardı?" Diye sordu.
"O panikte ben son çare havuzun dibine çöktüm ve dua etmeye başladım.Dedim ki 'Allah'ım,bu kadar erkense bari dramatik olsun...' Neyse ki annem benim yokluğumu farkedip büyük bir yaygara koparınca oradaki adamlardan biri havuza daldı ve beni çıkardı." Dedi R.
"Senin yüzme kariyerin başlamadan bitti yani." Dedim gülerek.
"Aynen!Sonra annem geldi,saçımı çekerek 'Sen olimpiyatlara mı hazırlanıyorsun?' Diye fırça attı.O an anladım ki benim dalga geçeceğim tek yer deniz değil,hayatın kendisi." Dedi R.
"Peki sonra hiç yüzme öğrenmedin mi?" Diye sordu B.
"Tabii ki hayır.Hâlâ duş alırken bile boğulacakmış gibi hissediyorum.Travma kaldı." Dedi R gülerek.C kaşlarını kaldırarak alaycı bir sesle:
"Senin hayatın bir sit-com gibi.Ama komedide bile mantık vardır." Dedi C.
"Eyvallah C,bu da senin o sabit suratınla gelen ilk şakan oldu.Gelişme var." Dedi R.A benim yanıma biraz yaklaştı.
"Sen buradan çıkınca ilk ne yapmak istiyorsun?" Diye sordu bana A.İlk önce ona baktım,sonra önüme döndüm ve derin bir iç çektim.Açıkçası ne yapacağımı hiç düşünmemiştim ama muhtemelen ilk ailemi görmeye gidecektim.İlk bunu yapardım herhalde.
Aldığım nefesi geri verirken konuştum:
"Muhtemelen ailemi görmek isterim.Ve... galiba sadece nefes almak." Dedim.Ailemi görmek isterim kısmını biraz çekinerek söylemiştim çünkü A'nın söylediğine göre ailesi yoktu.
"Nefes almak...O kadar basit ve o kadar imkansız hissettiriyor ki şu an." Dedi B.Kafamı aşağı yukarı sallayarak onu onayladım.
"Zaten bu sistemin en büyük suçu da bu ya.En temel şeyleri bile özletiyor." Dedi A.R hemen araya girdi:
"En temel şeylerden konuşuyorsak,ben evdeki tuvaletimi özledim.Buradaki gibi sensörlü değil,insan gibi sifonu var.Saygı duyuyorum kendisine." Dedi R.Hepimiz yine kahkahalara boğulduk.R cidden çok komik biriydi.
"Çok haklı bir noktaya değindin şu an." Dedi C R'yi onaylayarak.Hepimiz gülüp eğleniyorduk,ortamdaki o kasvetli hava uzaklaşmıştı,içeride tuhaf bir sıcaklık dolaşıyordu.Gerilim var mıydı?Vardı ama şu an sanki hepimiz kaçış planı için değil de sıradan bir akşam oturmasına gelmiş gibiydik.Gülmek biraz da olsa iyi hissettirmişti.En azından yaşadığımızı hissediyorduk.
R'nin hikayeleriyle neşeli bir hava hakimdi.Hepimiz az önceye göre biraz sessizleşmiştik.C de bu boşluğu fırsat bilmiş olacak ki yaslandığı koltukta dikleşti,alaycı ve gizemli bir sesle konuşmaya başladı:
"Ne güzel R.Geçmişinde çok komik anılar biriktirmişsin.Çoğumuzun geçmişi de öyledir,güzel anılarla dolu.Bazılarımızınsa geçmişi biraz daha karanlık,değil mi A?" Diye sordu C A'nın koyu kahve gözlerine gözlerini sabitleyerek.Ortam bir anda sessizleşti,A tekrardan buz gibi bir ifade kuşandı.
"Nasıl ya-" C,R'nin sözünü keserek konuşmaya devam etti:
"Mesela birine ihanet etmek,yüzüstü bırakmak.Komik bir anı değil ama,kesinlikle unutulmaz." Dedi C.Birbirlerini tanımadıklarını söylemişlerdi ama artık ikisinin bir geçmişinin olduğuna emindim.Kaşlarımı çattım ve soru dolu gözlerimi C'ye çevirdim.
"Ne diyorsun C?" Diye sordum.C bana bakmadan,gözlerini A'dan ayırmadan bana cevap verdi:
"Yok bir şey.Sadece geçmiş bazen insanın suradına pat diye vurur ya...Ben hatırlatmış oldum." Dedi C.A dişlerini sıkarak:
"Kes sesini C." Dedi.A ellerini yumruk yapıp sallanan bacağına yasladı.
"Neden?Gerçekler acıtıyor mu?Hani derler ya,bazıları kurtarılmak yerine yüzleşmeyi seçmeliydi." Dedi C.
"Haklıymışsın gibi davranmayı bırak.Mağdur olan benim." Dedi A.Hiç kimseden çıt çıkmıyordu.M gözlerini yere indirdi.R bile bir şey diyemiyordu.Kalbim küt küt atıyordu,aralarındaki mesele neydi?Aralarında ne geçmişti birbirlerine böyle kin tutacak kadar.Bakışlarımı A ile C adasında gezdirdim ve:
"Ne demek bu şimdi?Ne oluyor?" Diye sordum.C başını eğip hafifçe güldü.
"Z...bazen bazı insanlar geçmişlerini anlatmaz çünkü anlatırlarsa bir daha kimse onlara eskisi gibi bakmaz.Değil mi,A?" Diye sordu C.A bir anda yerinden fırladı ve C'nin yakasına yapışıp yumruğunu suradına geçirdi.C'nin başı yana savruldu.Her şey bir anda gerçekleşti.M küçük bir çığlık attı,R panikle yerinden kalktı.Bense şok olmuştum.
"A,kendine gel!Ne yapıyorsun?" Diye bağırdım ayağa kalkıp ikisine yaklaşarak.C kanlı dudağıyla gülüp bana döndü.
"Bak,ne yaptığına bak.Bu mu senin güvendiğin adam?Sinirlenince nasıl da kendini kaybediyor görüyor musun?" Dedi C.A burnundan soluyordu, tekrardan C'nin üzerine atılacakken ellerimi havaya kaldırıp ikisinin arasına girdim.
"Yeter A!Sen...sen böyle biri değilsin.Yapma!" Dedim.Sesim istemsiz titriyordu.A bunu söylememle donup kaldı.Bakışları sertlikten boşluğa geçti.Birkaç adım geri çekildi.
"Onu ne kadar tanıyorsun Z?Onun nasıl biri olduğunu bilmiyorsun!" Diye bağırdı C dudağındaki kanı elinin tersiyle silerek.
"Sus artık C!" Diye bağırdı M.A sessizce:
"Ben C'nin bu planda olmasını istemiyorum." Dedi.Büyük bir sessizlik oldu.L birkaç adım atıp hepimizin onu göreceği şekilde ellerini havaya kaldırdı ve işaret diliyle bir şeyler söyledi.Gözlerinde korku vardı,elleri hafif titriyordu.
" 'Bence senin olmaman daha iyi olur A.' diyor L." Dedi B.A bunu duyduktan sonra kırıldığı gözlerinden belli oluyordu.A bana döndü ve:
"Bir şey desene onlara." Dedi.Sustum,sadece sustum.Çünkü A'yı da tanımıyordum,C'yi de tanımıyordum ama her ne kadar C A'yı kışkırtsa da A'nın hemen şiddete başvurması buradakileri korkutuyordu.Düzgün düşünmeliydim.A gözlerime hayal kırıklığı ile baktı bu sefer.
"Sen de mi böyle düşünüyorsun Z?" Diye sordu A.Sesi kırgın çıkmıştı.Gözlerini gözlerimden ayırmıyordu.
"Ben...sadece...sakin kalmanı istiyorum A.Hepsi bu."
Bölümü beğendiyseniz oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın 💜
Sizce A haksız mı?
L'ye katılıyor musunuz?A'nın planda olmaması daha mı iyi olur?
A ile C'nin nasıl bir geçmişi olabilir?
Fikirlerinizi merakla bekliyorumm ☺️
Bölüm etkileşimi
