6. bölüm / 27
A ve Z6.Bölüm:Güven
Bölümler 27Şu an: 6.Bölüm:Güven
- 1 1.Bölüm:Yeni Yuva1.635 kelime
- 2 2.Bölüm:Dondurulmuş Çığlıklar1.179 kelime
- 3 3.Bölüm:Ceza1.789 kelime
- 4 4.Bölüm:Saçlar Anıları Saklar1.551 kelime
- 5 5.Bölüm:İlk Ölüm2.037 kelime
- 6 6.Bölüm:Güven2.162 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7.Bölüm:Bilinçaltı2.478 kelime
- 8 8.Bölüm:Tanışma2.347 kelime
- 9 9.Bölüm:İntihar1.894 kelime
- 10 10.Bölüm:Veda2.302 kelime
- 11 11.Bölüm:Kayıp1.763 kelime
- 12 12.Bölüm:Arkadaşlık1.638 kelime
- 13 13.Bölüm:Şüphe1.650 kelime
- 14 14.Bölüm:Söz2.292 kelime
- 15 15.Bölüm:İki Can Bir Kurtuluş2.434 kelime
- 16 16.Bölüm:Feda Et1.812 kelime
- 17 17.Bölüm:Umut2.156 kelime
- 18 18.Bölüm:Kan2.026 kelime
- 19 19.Bölüm:Kriz1.776 kelime
- 20 20.Bölüm:Kanayan Ruhlar2.083 kelime
- 21 21.Bölüm:Kaybolan Hayatlar2.410 kelime
- 22 22.Bölüm:Kaza2.121 kelime
- 23 23.Bölüm:İhanetin Eseri2.248 kelime
- 24 24.Bölüm:Şah Mat2.095 kelime
- 25 25.Bölüm:İkimizden Biri2.839 kelime
- 26 26.Bölüm:Küller ve Buzlar3.514 kelime
- 27 27.Bölüm:Hıçkırıkların Arasındaki Mühür3.193 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Fikrimi değiştirdim,bende gitmek istiyorum artık." Dedi A donuk bir sesle.
Herkes korku dolu gözlerle bir Karen'a,bir Frank'e bir de camın ardında kanlar içinde yatan S'ye bakıyordu.Bazıları şok bir hâlde donup kalmışlardı,bazıları da benim gibi ağlıyor,sinir ve korkuyla titriyorlardı.Kızı oradan kurtarabilirlerdi ama bunu yapmadılar.Bile bile acı çekerek ölmesine izin verdiler.
Alarm sesleri yavaş yavaş sustu.Camın arkasındaki odanın bütün ışıkları yandı.Orada yaşananlar şimdi daha net görülüyordu.Her yer kana bulanmıştı;Masa,duvarlar,yerler...
Odada ölüm sessizliği vardı.Ağlama sesi dışında kimseden çıt çıkmıyordu.Öfkeyle doluydum,bizi buraya kaçırdılar ve can güvenliğimizin asla olmadığı bir görevi yerine getirmemiz isteniyordu.Bu çok adice bir şeydi!
Öfke ve yaşla dolu gözlerimi Karen ve Frank'e çevirdim.Frank ifadesiz bir suratla elindeki tablete bakıyordu,Karen ise -sanki kızın ölümüne üzülmüş gibi- çatık kaşları ve dolu gözleriyle yerde yatan S'ye bakıyordu.Üzülmüş gibi yapması içimdeki ateşi daha da alevlendirdi.Kızın ölmesi onların suçuydu!
Yumruklarımı sıkıp sert iki adımla Karen'ın önüne dikildim.Karen hüzünlü bakışlarını bana çevirdi.Sinirle yüzüne bir tokat attım.
"Z,kendine gel!" Diye bağırdı Frank yanıma doğru yürüyerek.Karen ise hiç tepki vermedi.Tokatın etkisiyle sağa dönmüş kafasını tekrardan önüne çevirip kehribar rengi gözlerini benimkilerle buluşturdu.Gözleri yaşlıydı ve anlamadığım bir ifade,çözemediğim bir duygu vardı.
"Allah belanızı versin!" Diye bağırdım Frank'e doğru.Öfkem dinmiyordu.Sakinleşmem gerekiyordu yoksa zarar görecektim biliyorum ama sakinleşemiyordum.Onların da acı çekmesini istiyordum.
Frank'in dizine sert bir tekme geçirdim ama bundan pek etkilenmiş gibi değildi.Frank hızla kolumu tutup yüzüme bir tokat attı.Ensemden sıkıca tutup yüzümü ona yaklaştırdı.Kulağıma yaklaşıp fısıldayarak konuşmaya başladı:
"Sonunun bu kız gibi olmasını istemiyorsan susup,ne dersek onu yapacaksın.Tek bir sorun istemiyorum.Anladın mı beni?" Diye sordu.Kulağıma değen nefesi rahatsız ediciydi.Dişlerimi sıkarak:
"Siktir git!" Dedim ve tırnaklarımı ensemi tutan eline geçirecektim ki diğer eliyle kolumu hızla yakalayıp bütün gücüyle sıkmasıyla amacımı gerçekleştiremedim.
"Sen bir kere yaparsın o numarayı." Dedi Frank kolumu daha sert bir şekilde sıkarak.Moraracağına adım kadar emindim.Acıyla bağırmamak için dişlerimi daha çok sıktım,burnumdan derin derin nefesler aldım.
"Bırak kızı!"
Bu A'nın sesiydi.Frank'in gözleri arkamdaki A'ya takıldı.Frank'in ensemi ve kolumu saran pürüzlü elleri daha da sıkılaştı.Kendimi ne kadar sıksam da ağzımdan küçük bir inleme çıktı.Kolumdaki acı tarif edilemezdi,kemiklerim parçalanmış olabilirdi.
"Bırakmazsam ne olur?" Diye sordu Frank dudaklarına alaycı bir gülücük kondurarak.
"Ne olur biliyor musun?" Diye sordu A ve tam yanımda durdu.Sağ elimi sıcak avucunun içine aldı ve diğer eliyle Frank'in sol kolumu tutan elini bütün gücüyle tuttu.Frank hızla kolumu ve ensemi tutan ellerini çekti.Bana çarpan elektrik canımı yakmıyordu,hatta çarpmıyordu gibi ama Frank'in acılı haykırışından dolayı onun için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim.
"Bırak kolumu!" Diye bağırdı Frank.A,Frank'in beni bırakmasına rağmen hâlâ onun kolunu bırakmamıştı.Aksine Frank konuştukça daha çok sıkıyordu.Suradı ifadesizdi ama gözlerinden ateş atıyordu resmen.Gözlerindeki kahvenin tonu daha da koyulaşmıştı.Siyahtan bir farkı yoktu.Dikkatimi çeken şey ise Karen'ın A'yı durdurmaya çalışmamasıydı.Boş gözlerle olanları izliyordu.Frank'in acı çekmesi umurunda değildi.
Odaya kafes dövüşü filmlerinden fırlamış siyah takımlı iki görevli girip A'ya doğru yürürken Karen'ın gözleriyle 'geri çekilin' hareketi yapmasıyla şok geçirdim.Görevliler tereddütlü bir şekilde geri odadan çıkarken ben ağzım açık bir şekilde bir Karen'a bir de geri giden adamlara bakıyordum.Karen A'yı durdurmaya gelenleri engellemiş miydi ben mi yanlış görüyordum?Frank'in acı çekmesine göz mü yummuştu?Şu an çok değişik şeyler yaşanıyordu.Bunları sonra daha detaylı analiz edecektim.
"Yeter,bırak kolumu!" Diye bağırdı Frank kalan son gücüyle nefes nefese.A,Frank'in kolunu sertçe itti.Frank acıyla yere çöktü ve kolunu tuttu.Bir ağlamadığı kalmıştı.A,elinin içindeki elimi yavaşça serbest bıraktı.Nedense elim onun elinden ayrılınca üşümüştü.Elimi bırakınca yapayalnız hissetmiştim.İçten içe tekrardan eliyle elimi sarmasını istedim.Neler oluyordu bana?
"Ne yaptığını sanıyorsun sen?" Diye bağırdı Frank kafasını kaldırıp öfkeyle A'ya bakarak.Gözlerindeki öfkenin yanı sıra A'ya ürkekçe bakan o tarafı görüyordum gözlerinde.
"Bir şey yaptığım yok.Bilekliklerinizin işe yarayıp yaramadığını test ediyorum." Dedi A rahat bir şekilde.Ona doğru baktım.Beni koruması dikkatimi çekmişti,hoşuma da gitmişti.Ama bundan daha çok dikkatimi çeken şey ise ikinci kez yaptığı bu hareketti.Benim elimi tutup Frank'e dokunmasıyla nasıl onu iki büklüm bir hâle getirmişti?Bunu daha sonra A'ya sormalıydım.
"Beni böyle alt edebileceğini mi sanıyorsun?" Diye sordu Frank yüzüne tekrardan alaycı bir gülümseme kondurarak.Konuşmakta zorlanıyordu.
"Amacım o değildi,bilekliklerinizi test etmekti.Ama şu an yerdeki hâline bakınca..." A yere çöken Frank'i baştan aşağı süzdü,sonra o da yüzüne alaycı bir gülümseme kondurdu ve devam etti:
"İstersem alt edebileceğimi de farkettim."
Frank'in sinirden çenesi kasıldı,gözleri seğiriyordu.Elleri yumruk şeklini aldı.A'yı şu an deli gibi dövmek hatta öldürmek istiyordu ama yapamıyordu.A'dan korkmaya başlamıştı.A,onun için büyük bir tehdit haline gelmişti,kolay bir lokma olmadığını anladı.A'dan yaptığı hareketin taktiklerini öğrensem benim de kolay bir lokma olmadığımı anlayacaktı.
Frank zorlukla ayağa kalktı ve A'nın tam karşısında dikildi.A'nın gözlerinin içine delici bakışlar atarak:
"Benim daha neler yapabileceğimi bilmeden böyle konuşman çok acınası." Dedi.
"Elinden geleni ardına koyma." Dedi A keyifle gülerek.A Frank'i delirtmek için elinden geleni yapıyordu.Frank sinirle dişlerini sıktı ve hızla kapıya doğru yöneldi.Kapının kolunu kırarcasına çekti,odadan çıktı ve kapıyı sertçe kapattı.Karen da Frank'in peşinden yavaş ve sakin adımlarla gitti.A'ya dönüp teşekkür edecektim ki A benim tarafıma bakmayarak yerine geri oturdu.
Gözlerimi camın arkasındaki odaya çevirdim.S'nin cansız bedeni hâlâ oradaydı.İçimdeki ateş hâlâ dinmemişti ve dinmeyecekti de.Artık amacım sadece buradan kaçmak değil,S'nin intikamını almak da olacaktı.
Gözlerimi odadakileri çevirdim.Hepsinin gözlerinde tek bir duygu vardı;Öfke.Biliyorum,hepsi içlerindeki intikam ateşiyle yanıp tutuşuyordu.Buradan kurtulmak ve bize yaşattıkları,yaşatacakları şeyler için intikam almak istiyorlardı,benim gibi.Hepsiyle konuşacaktım,bir plan oluşturup bunları birlikte gerçekleştirecektik.
Yavaşça A'ya doğru yürüdüm ve yanındaki sandalyeye oturdum.Camın karşısındaki odaya mavi takımlı üç görevli ellerinde siyah bir torbayla girdiler.S'nin cansız bedenini yavaşça torbanın içine yerleştirdiler.Gözlerimi sıkıca yumdum.Acaba benimde S gibi cesedimi siyah bir torbaya koyup yok mu edeceklerdi?Neden bize bunları yaşatıyorlardı?Neden bunları yaşamak zorundaydık?Sakin bir hayatım varken neyin içine düşmüştüm ben böyle?
Bu sorular beynime hücum ettikçe göğsüm daralıyor,nefes almakta güçlük çekiyordum.Gözlerimi açtım ve sağ elimi boynuma attım.Gözlerim kararıyor,başım dönüyordu.Kulağıma boğuk sesler geliyordu.Derin derin nefesler almaya çalıştım ama yapamıyordum.İçime çektiğim her nefes göğsümde bir yara açıyordu sanki.
"Z?İyi misin?"
Sesler arasından A'nın sesini duymamla dolu gözlerimi onun koyu kahve gözlerine çevirdim.Cevap vermeye çalıştım ama yapamadım.Gözlerimi kapatıp kendime gelmeye çalıştım.
"İyi misin?" Diye sorusunu tekrarladı A.Gözlerimi açmadan işaret parmağımı kaldırıp bana biraz zaman vermesini istedim.Kalp ritmimi düzenleyip yavaş yavaş derin nefesler alıp verdim.Sakinleşince gözlerimi tekrardan açtım.İlk gördüğüm görüntü karşı odadaki görevlilerin etrafa sıçrayan kanları viledayla temizlemesiydi.Sonra ise gözlerimi A'ya çevirdim.Endişeli gözlerle bana bakıyordu.
"İyiyim,geçti." Dedim ve devam ettim:
"Ama bir su olsaydı çok iyi olurdu."
A hiçbir şey demeden ayağa kalktı ve odadan dışarı çıktı.Odadaki diğer deneklere göz gezdirdim.Bazıları hâlâ ağlıyordu,bazıları da grup şeklinde konuşmaya dalmışlardı.Sağ tarafımdaki sandalyeye birinin oturmasıyla o tarafa döndüm.Adını bilmediğimden ters bakışlı çocuk diye hitap ettiğim kişi yanıma oturmuştu.Açık kahverengi gözlerini benimkilerle buluşturdu ve gülümseyip konuşmaya başladı:
"Gösterdiğin cesareti takdir ettim." Dedi.
"Hiçbir şey yapamadım." Dedim kafamı iki yana sallayıp ayağımı yerde bir ileri bir geri sürerek.
"Baş kaldırman bile yeter." Dedi çocuk daha geniş gülümseyerek.Gülünce dudağının kenarında küçük bir çukur oluşuyordu.Dışarıdan sert ve soğuk gözükmesinin aksine bu gamzesi ona ayrı bir sıcaklık katıyordu.
"Teşekkür ederim.Onlara boyun eğmemeliyiz.Eğer eğersek kaybederiz.Ve sonumuz..." Derin bir nefes aldım.
"Sonumuz S gibi olur." Dedim aldığım nefesi verirken.Yüzündeki tebessüm yavaş yavaş silindi.
"Haklısın.Sana katılmayı çok isterim.Ben C." Dedi elini uzatarak.
"El sıkışmak yerine..." Dedim ve elimi yumruk haline getirip ona doğru uzattım.
"Bu daha iyi olmaz mı?" Diye sordum bileklikleri gösterip.Daha geniş bir şekilde gülümsedi.Gülüşü genişledikçe gamzesi daha da belirginleşiyordu.O da aynı şekilde elini yumruk yaptıktan sonra ellerimizi tokuşturduk.El sıkışmaktan daha iyiydi.Bende onun gibi güldüm.
"Ben de Z." Dedim.
"Memnun oldum." Dedi C.Bende aynı cevabı verecektim ki A'nın sesiyle ona doğru döndüm.
"Ben memnun olmadım." Dedi ve C'ye doğru uzattığım elimi tutup avucuma su şişesini bıraktı.Küçük bir elektrik geçti vücuduma ama umursamadım.Neden sinirlendi ki bu şimdi?
"Arkadaş biraz gergin." Dedi C ve ayağa kalktı.A ise gözlerini ondan bir saniye bile ayırmadan ölümcül bakışlar atmaya devam ediyordu.
"Sonra görüşürüz Z." Dedi gülümseyerek.
"Görüşürüz." Dedim ona mahçup bir ifadeyle bakarak.C yavaş adımlarla köşede sohbet eden grubun yanına gitti.
"Çocuğu niye tersledin ki şimdi?Aranızda bir mesele mi geçti sizin?" Diye sordum.
"Yoo." Dedi rahat bir şekilde arkasına yaslanarak.
"Ee?Niye böyle davrandın ki o zaman?" Diye sordum.
"Isınamadım çocuğa.Pek güvenilir biri gibi durmuyor." Dedi A C'yi baştan aşağı süzerek.C ise arada bize kaçamak bakışlar atıyordu ama A'nın baktığını görünce önüne geri dönüyordu.
"Bence samimi çocuk.İyi birine benziyor." Dedim.
"Suyunu içsene sen." Dedi A.Elimden şişeyi alıp kapağını açtı ve geri verdi.Bu da beni iyice güçsüz yaptı be.
"Kendim de açabilirdim." Dedim ve suyu kafama diktim.Şişeyi yarıladıktan sonra kapağını kapatıp masanın üzerine koydum.Karşı odayı temizleme işi bitmişti.Odanın ışıklarını kapatıp kapıyı kilitlediler.Daha devam etmeyecek miydik?
Hemen A'ya dönüp aklımı kurcalayan soruyu sordum:
"Sen o hareketi nasıl yaptın öyle?Çok havalıydı."
"Hangi hareketi?" Diye sordu A.
"Hangi hareket olabilir?" Dedim ve bir elimi onun elini tutmuş gibi yapıp diğer elimi önüme doğru uzatıp yaptığı hareketi canlandırdım.Sonra daha heyecanlı bir şekilde ona döndüm ve:
"Senin özel gücün mü var?" Diye sordum.A önce boş gözlerle bana baktı ve sonra büyük bir kahkaha patlattı.Bu niye gülmüştü ki şimdi böyle?Komik bir şey mi söyledim?
A öyle bir gülüyordu ki odadakiler bir deliye bakıyormuş gibi bakıyordu.A'nın kahkahaları durmuyordu.Ben ise anlamsız gözlerle ona bakıyordum.Omzuna bir tane vurdum.
"Neye gülüyorsun ya?Ayıp oluyor ama." Diye yakındım bu duruma.Benimle dalga mı geçiyordu bu?A omzunu tutup gülmeye devam etti.
"Giderim bak." Dedim ve ayağa kalktım.Kahkahalarının arasından:
"Tamam tamam,sustum." Dedi.Geri yerime oturdum.Masanın üzerindeki şişeden iki yudum aldı ve bana döndü:
"Özel gücüm falan yok." Dedi elini ağzına tutup gülmesini bastırarak.
"O zaman nasıl yaptın bunu?" Diye sordum onun aksine ciddi bir ifadeyle.
"Biz el ele tutuştuğumuzda bileklikler sekronize oluyor.Elektrik birleşiyor.Sonra ikimizden biri dışarıya dokunduğunda,dokunduğumuz şey tüm enerjiyi yiyor.Anladın mı?" Diye sordu.Bunu nasıl çözmüştü lan?
"Anladım anladım da,sandığımdan zeki çıktın sen." Dedim ona şaşkın şaşkın bakarak.A tam bir şey diyecekken Karen odaya girdi ve derin bir nefes alıp otoriter bir sesle konuşmaya başladı:
"Bugün daha devam etmeyeceğiz gençler.Hepiniz yaşanan olaydan dolayı öfkeyle dolusunuz,bir açıklama yapmamızı bekliyorsunuz,biliyorum.Size bazı şeyleri eksik anlatmış olabiliriz.Sizi daha fazla kandırmak istemiyorum.Akşam yemeğinde size görevinizi en çıplak haliyle anlatacağız.Şimdi odalarınıza çekilebilirsiniz." Dedi Karen ve odadan çıktı.Demek bize eksik anlatmışlardı görevimizi.Anlattıklarından daha tehlikeliydi görevimiz ki zaten S'nin ölümünü de göz önünde bulundurursak öyleydi.
Karen Frank'e göre daha yumuşak başlı biriydi.Daha sakin,daha kibar.Ona karşı sert tepkilerime rağmen Frank gibi şiddet uygulamamıştı bana.S'yi kurtarmak istemişti,ölünce gözleri dolmuştu.İyi biri olduğunu söyleyemem ama Frank'e göre daha merhametli olduğunu söyleyebilirim.
Frank'e karşı hisleri de kafamı karıştırmıştı.Frank acı çekerken onu kurtarmamıştı,aksine yardım etmek için gelenleri geri yollamıştı.Bu kadın kafamı allak bullak etmişti.Onu çözmek biraz zor olacaktı.
Herkes sırayla odadan çıkıp kendi odalarına doğru yol aldılar.Bende yavaş adımlarla A ile beraber ilerledim.Sonra kaçıncı katta olduğumuzu hatırlayınca sinirle ofladım.-3'ten 2.kata kadar merdivenle mi çıkacaktık biz?
"Keşke asansörü kullanabilsek.Nasıl bu kadar katı yürüyerek çıkacağız?" Diye sordum ağlamaklı sesimle.
"Seni taşımamı ister misin?" Diye sordu A.
"Bileklikleri unuttun herhalde." Dedim sağ bileğimi ona doğru sallayarak.Beni taşırsa elektrik çarpacağının farkına varınca güldü.Bende güldüm ve basamakları çıkmaya devam ettim.Zemin kata gelmiştik.
"Pişt!Sana bir şey diyeceğim." Dedim kısık bir sesle nefes nefese A'ya yaklaşarak.
"De."
"Sen Frank'e elektrik verirken iki adam seni durdurmaya geldi ama Karen onları geri gönderdi." Dedim.
"Şaşırtıcı." Dedi A şaşırmış bir ifadeyle.
"Değil mi?Sence bir planı mı var yoksa Frank'ten nefret mi ediyor?" Diye sordum bu sefer.
"Bilmem.S'yi kurtarmasına izin vermediği için Frank'e sinirli olabilir.Bir planı olduğunu düşünmüyorum." Dedi A.
"Mantıklı." Dedim kafamı aşağı yukarı sallayarak ve artık merdivenin kollarından destek alarak basamakları çıkıyordum.Bir kat kalmıştı ama bende de nefes kalmamıştı.Göğsüm hızla inip kalkarken kalbim yerinden çıkacak gibiydi.Dayanamayıp merdivenin basamaklarından birine oturdum ve elimi hızla inip kalkan göğsüme bastırdım.
"Hiç spor yapmadığın o kadar belli ki." Dedi A.Kafamı kaldırıp ona baktığımda kendimin tam tersini görüyordum.Ben can çekişirken onda mimik oynamıyordu.Konuşmaya çalıştım ama nefesim kesildiğinden konuşamıyordum.
"Konuşmaya çalışarak daha da yorma kendini." Dedi ve o da yanıma oturdu.Bir süre bekleyip nefes alışverişimi düzenledim ve:
"Sen nasıl bu kadar rahat çıktın merdivenleri?" Diye sordum.
"Günlük sporumu yapıyorum ben çünkü." Dedi.
"Bunun sporla ne alakası var?" Diye sordum.
"Çok alakası var.Sürekli yan gelip yatarsan böyle olursun işte." Dedi A.
"Annem gibi konuştun şu an." Dedim ona gözlerimi devirerek.
"Haklıyım ama." Dedi ve ayağa kalktı.Elini bana doğru uzattı.Boş bulunup onun elini tuttum ve elektriğin değmesiyle elimi geri çektim.Ama artık dokunmayla çarpan elektrik canımı yakmıyordu.Sivrisinek ısırığı gibi bir şeydi.A gülerek:
"Ben çok sevdim bu bileklikleri." Dedi.Gözlerimi devirdim ve merdivenin kolunu tutarak ayağa kalktım.Son katı da çıktıktan sonra odamıza doğru ilerledik.İlk onun odasına vardığımızda ikimizde durduk.
"Akşam yemeğinde görüşürüz o zaman." Dedim.
"Uyuyakalıp geç kalma sakın.Seni uyandırmaya gelmeyeceğim ona göre." Dedi A.
"Aman be.Sende beni iyice uykucu belledin." Dedim gülerek.O da güldü ve elini havaya kaldırıp odasına girdi.Ben de odama doğru yürürken odamın kapısının önünde C'yi görmemle durdum.Beni mi bekliyordu orada?
"Selam." Dedim gülümseyerek.
"Selam,bir konu hakkında konuşmak için geldim.Tabii eğer müsaitsen." Dedi aynı samimiyetle gülümseyerek.
"Evet evet,müsaitim." Dedim ve kapıyı açtım.Ayakkabılarımızı çıkarıp direkt koltuklara oturduk.Konuşmak istediği konuyu az çok tahmin ediyordum.Gözlerimi onun gözlerine sabitleyip:
"Buradan kaçış planıyla ilgili konuşmak için geldiysen daha belli bir plan oluşturmadım kafamda.Buradakilerle birazcık iletişime geçip hep birlikte plan oluşturmayı düşünüyorum." Dedim.
"Yok,onu konuşmaya gelmedim.A hakkında konuşmaya geldim." Dedi C.Doğru ya,A aşağıda onu tersleyince alınmıştı ve haklıydı da.
"Sana öyle cevap vererek ayıp etti biraz.Kusura bakma,neden böyle yaptığını bilmiyorum" Dedim mahçup bir şekilde.
"A ile yakınsınız baya." Dedi C ifadesiz bir ses tonuyla.
"Evet,iyi ve güvenilir biri." Dedim gülümseyerek.
"A'ya güvenerek çok büyük bir hata yapıyorsun."
Bu ne demek oluyordu şimdi?
Bölümü beğendiyseniz beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın 💜
Sizce C neden Z'ye A'ya güvenmemesini söyledi?
Karen A'yı Frank'e zarar verirken neden durdurmadı?
Fikirlerinizi merakla bekliyorum ☺️
Ve lütfen,lütfen yorumlarınızı belirtin.Beğeniden daha çok önemli benim için 💖
Bölüm etkileşimi
