A ve Z kitap kapağı

13. bölüm / 27

A ve Z

13.Bölüm:Şüphe

Vaveyla Yazarı: Nazlı Gökalp

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 27Şu an: 13.Bölüm:Şüphe

Z (Gece)'nin annesi Meltem:

Saat sabah 09.15.Ofis geniş,duvarlar yumuşak bej tonlarında.Ellerim birbirine kenetlenmiş,camın önündeki koltukta oturuyorum.Karşımda orta yaşlarında,gözlüklerini burun ucuna indirmiş bir kadın oturuyor:Psikolog Dr. Nehir Aras.

Evet,kocam Bülent'in zoruyla bugün ilk seansıma gelmiştim.Kadının kısacık kızıl saçları yüzündeki buz gibi ifadeyi hafiften yumuşatıyordu ama hâlâ çok gergin,soğuk ve disiplinli birine benziyordu.

Psikolog Nehir'in odası sadeydi.Raflarda düzenli sıralanmış kitaplar,masada not defteri ve bir fincan kahve.

Yaklaşık on dakikadır odada sessizlik hakimdi.Sadece duvardaki saatin tik takları duyuluyordu.Aramızdaki bu garip sessizliği Nehir hanım kahve fincanından bir yudum alıp geri masaya bıraktıktan sonra bozdu.

"Hoş geldiniz Meltem hanım.Umalım ki bu görüşme size iyi gelir.Eşinizle konuştum,bir süredir kendinizi huzursuz hissettiğinizi söyledi."

"Huzursuz...evet.Sanırım bu kelime hafif bile kalır.Kafamın içi çok gürültülü.Sessizlik bile rahatsız edici geliyor artık." Dedim saçlarımı kulağımın arkasına alarak.

"Anladım.Eşiniz bir süredir uyku problemleriniz ve rüyalarınız hakkında endişelendiğini söyledi.Bahsetmek ister misiniz?" Diye sordu Nehir hanım.

"Bahsetmekten başka çarem kalmadı sanırım.Her gece aynı kız çocuğunu görüyorum.Yaklaşık yedi yaşlarında.Saçları koyu,upuzun.Gözleri...gözleri hep bana bakıyor.Sanki bir şey söylemek istiyor ama sesi çıkmıyor.İlk başta sadece bir rüyaydı.Ama sonra...sonra bir şeyler değişti." Dedim.Kadın dikkatli bir şekilde beni dinledi.Gözlüğünü işaret parmağıyla geri itti ve önündeki deftere bir şeyler not etti.

"Ne değişti?" Diye sordu gözlerini defterden ayırmayarak.Boğazım düğümlendi,zorlukla yutkundum ve konuşmaya başladım.

"Raftaki kitapları düzenlerken yere düşen bir kitabın içinden bir doğum günü kartı çıktı.Kartın ön yüzünde bir çocuğun elinden çıkmış anne ve kız çocuğunun resmi vardı.Resimdeki çocuk rüyalarımda gördüğüm kız gibi upuzun saçlara sahipti.Kartın arka yüzünde ise yine bir çocuğun el yazısıyla yazılmış bir yazı vardı." Dedim ve derin bir nefes aldım.

"Ne yazıyordu?" Diye sordu bu sefer Nehir hanım gözlerini defterden ayırıp benim gözlerime bakarak.

"Doğum günün kutlu olsun anneciğim.Seni çok seviyorum." Dedim ve başımı eğip parmaklarımla oynamaya başladım.

"Kartı yanınızda getirdiniz mi?" Diye sordu Nehir hanım.Kafamı kaldırıp ona baktım.

"Ah hayır,unuttum.Ama bir dahaki sefere getiririm." Dedim ve devam ettim.

"O gece kartı yastığımın altına koyup uyudum ve rüyamda kızı daha net gördüm.Ve bu sefer konuştu.Bana Anne dedi.Uyandığımda içimde bir his vardı.Kitaplığa gidip bütün kitapların içine baktım ve küçük,yıpranmış bir kağıt daha buldum. Seni çok seviyorum anneciğim yazıyordu kağıtta.Ve o an aklımda birkaç kesik kesik anılar canlandı.Görüntüleri seçemiyordum,sadece sesler vardı.Küçük bir kızın neşeli sesi.Rüyamdaki kızın sesiyle aynıydı." Dedim.Nehir hanım önce yüzümü uzun uzun inceledi.Sonra defterde az önce not aldığı yazının üzerini karaladı ve yeni bir şeyler yazdı.

"Bana inanmıyor olabilirsiniz ama gördüm.Gerçekti.Ben bir çocuğum olduğunu hissediyorum.Ama onu hatırlayamıyorum ve bu daha korkutucu." Dedim.Nehir hanım çatık kaşlarını düzeltip nazikçe:

"Siz ve eşinizin hiç çocuğu olmadığını söylüyor kayıtlar.Eşiniz de bunu doğruluyor.Bu olasılığı daha önce hiç düşünmüş müydünüz?Yani...çocuk sahibi olmayı?" Diye sordu Nehir hanım.Derin bir iç çektim.

"Elbette istedik.Yıllarca uğraştık ama olmadı.En azından böyle hatırlıyorum.Ama ya bu da sahte bir anıysa?Ya bize bir şey yapıldıysa?" Diye sordum kaşlarımı çatarak.

"Bize bir şey yapıldıdan kastınız nedir?Hafıza kaybı yaşadığınızdan mı şüpheleniyorsunuz?Ya da birinin hafızanızı sildiğini mi düşünüyorsunuz?" Diye sordu Nehir hanım yerinde doğrulup.Tereddütsüzce cevap verdim.

"Evet evet,bunu düşünüyorum.Kulağa ne kadar delice geldiğini biliyorum ama içimdeki bir ses bana sürekli senin bir kızın vardı diyor." Dedim.Nehir hanım bir süre sessiz kaldı.Gözlüğünü çıkarıp masanın üzerine bıraktı ve bana biraz daha yaklaştı.

"Meltem hanım...Size tamamen dürüst olmak istiyorum.Anlattıklarınızı dikkatle dinledim ve sizi çok ciddiye alıyorum.Ama şu anki bilgilerimiz,elimizdeki veriler ve eşinizin anlattıklarına bakıldığında zihninizin size gerçek gibi hissettirdiği sahneler,bilinçaltınızın bastırılmış arzularına,özellikle anne olma isteğinize dayanıyor olabilir." Dedi Nehir hanım.

Bana inanmamıştı.Tıpkı Bülent gibi benim hayal gördüğümü düşünüyordu.Biliyordum,psikoloğun bana yardımcı olamayacağını biliyordum.

"Sizce ben uyduruyor muyum?" Diye sordum.Sesimde öfke yoktu,kırgınlık vardı.

"Bilinçli olarak değil.Ama beyin çok güçlü bir yapıdır.Özellikle travma ya da yoğun bastırılmış duygular durumunda,hayal ile gerçeğin sınırları bulanıklaşabilir." Dedi Nehir hanım.O da beni anlamamıştı.

Bir süre sessiz kaldım.Sonra başımı aşağı yukarı salladım,gözlerim doldu.

"Anlıyorum,siz de bana inanmıyorsunuz." Dedim umutsuz bir şekilde.Nehir hanım yumuşak bir sesle:

"Ben sizin ne yaşadığınıza inanıyorum.Ama gerçeklik konusunda bilimsel çerçevenin dışına çıkmamam gerekiyor.Belki bir süre daha birlikte çalışırsak,bu soruların cevaplarını birlikte arayabiliriz." Dedi.

"Benim bu gördüklerimin hepsi gerçek." Dedim derin bir nefes alıp vererek.

"Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?" Diye sordu Nehir hanım.

"Çünkü hissediyorum!Kalbimin tam ortasında.Onun bana ait olduğunu biliyorum.Bir çocuğum vardı.Ben bir anneydim.Hâlâ da anneyim." Dedim sabırsızca.

"Bu duygular çok güçlü olabilir,evet.Bazen zihin geçmişte yaşanmasını çok istediğimiz şeyleri yeniden inşa eder.Özellikle anne olma gibi..." Dedi Nehir hanım nazik ama kontrollü bir ses tonuyla.Sertçe araya girdim.

"Beni anlamıyorsunuz!Ben hayal görmüyorum!Kartı gördüm, kağıdı gördüm.Ve sonra o anı...Kız kucağımda oturuyordu.Bana o kağıdı veriyordu.Ben ona Rapunzelim diyordum,saçlarını okşuyordum.O an zihnimde yankılanıyor,duyuyor musun beni?" Diye sordum Nehir hanıma sinirle.Nehir hanım benim aksime daha sakin,yavaş konuştu.

"Sizi duyuyorum Meltem hanım,ama lütfen beni de anlamaya çalışın.Belleğimiz,özellikle travmalarda,boşlukları doldurmak üzere sahte anılar yaratabilir.Yanlış hatırlama yaşıyor olabilirsiniz." Dedi Nehir hanım.Sinirle ellerimi saçlarıma daldırdım ve ayağa kalktım.

"Yanlış hatırlamıyorum!Bu gerçek.Her şey bana yalan söylese bile,içimdeki o his yalan söylemiyor.Siz...siz neden buna ihtimal bile vermiyorsunuz?" Diye sordum.Çaresizce kendimi açıklamaya çalışıyordum ama anlamıyordu.Bülent gibi.Kimse beni anlamıyordu.

Nehir hanım sakinliğini koruyarak:

"Çünkü hiçbir somut veri bu iddiayı desteklemiyor.Ne kayıtlarda ne de tıbbi belgelerde çocuğunuz olduğuna dair bir iz var.Hafızanız sizi yanıltıyor olabilir." Dedi.

"Hayır!Benim bir kızım vardı,var!Onu elimden aldılar.Bize bir şey yaptılar...Ve siz,siz sadece oturup beni 'hayal görüyor' ilan ediyorsunuz.İçimdeki acıyı görmüyorsunuz,anlamıyorsunuz." Dedim.Sesimde kırılmış bir öfke vardı.

Kısa bir sessizlik oldu aramızda.Nefes nefese kalmıştım.Gözlerim masanın üzerindeki not deftere takıldı.Nehir hanım birkaç cümlenin üzerini karalamıştı.Sayfanın en altındaki notta şöyle yazıyordu:

Hasta,hayali bir evlat üzerinden travma geliştirmiş olabilir.Gerçek ile yanılsama arasındaki çizgiyi reddediyor.Annelik arzusu ve bastırılmış duygular birleşmiş olabilir.

Gözlerim doldu.Benim deli olduğumu düşünüyordu.Nehir hanım bir şey demeye yeltendi ama elimi kaldırarak onu susturdum.

"Siz bana yardım etmeye çalışmıyorsunuz.Sadece beni ikna etmeye çalışıyorsunuz.Ama ben neyin gerçek olduğunu biliyorum.Ve artık size neyin gerçek olduğunu anlatmak için çabalamayacağım." Dedim ve koltuktan siyah küçük çantamı alıp kapıya doğru ilerledim.Tam çıkarken durdum,arkam Nehir hanıma dönükken konuştum.

"Ben kızımı hatırlıyorum.Siz inanmasanız da,ben onun izini süreceğim.Bu işin peşini bırakmayacağım." Dedim ve kapıyı açtım.Odadan çıktıktan sonra hızla dışarı çıktım.Elimi boynuma attım.Nefes alamıyordum.

Beni anlamasını o kadar çok istedim ki...Gözlerimin içine bakınca görecek sandım.Kalbimde taşıdığım boşluğu,her gece aynı rüyayla parçalanışımı,her sabah uyanıp yokluğunun hissettiğim o çocuğu...Anlatınca,bir annenin sesiyle konuşunca,inanır sandım.

Ama inanmadı.

İçimde bir şey kırıldı.Sanki yıllardır aradığım bir kapının önüne gelmişim ve biri kapıyı yüzüme kapatmış gibiydi.Oysa ben o kapıyı yıllardır aralıksız çalıyordum.

Sakin kalmaya çalıştım.Sustum.Ama suskunluğumun altında fırtına vardı.Göğsümün ortasında sıkışan bir çığlık.Ne kadar anlatırsam anlatayım,sadece deli olduğuma karar vermişti bile.

Bir anne olduğunu bile hatırlamayan biri nasıl bu kadar emin olabilir ki,değil mi?Mantığa sığmaz belki.Ama ben hissediyorum.Bu his bir hayal olamaz.O rüyalar...o gözler...o ses...Gerçekti.Ben kızımı gördüm.Dokundum ona.Unutulacak bir ten değildi o.Unutulacak bir sevgi değildi.

Ve şimdi bana, 'hafızan oyun oynuyor' diyorlar.

Sanki sadece bir arzuymuş gibi annelik.Sanki eksik olan sadece hormonlarmış gibi.Ama bu,eksik bir parça değil.Bu,koparılmış bir parça.Zorla,iz bırakılmadan sökülmüş bir hayat.

Binanın girişinde Bülent arabanın içinde bekliyordu.Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım.Verirken arabaya doğru ilerledim ve arabaya binip kapıyı sertçe kapattım.

"Görüşme nasıl geçti aşkım?" Diye sordu Bülent.Cevap vermeden camdan dışarıya çevirdim bakışlarımı.

"Doktor ne dedi?Hayal görüyorsun değil mi?" Diye sordu bu kez alaycı bir ses tonuyla.Camdan dışarı bakarken gözlerimi kapatıp derin derin nefesler aldım.Gözlerimi açarken konuştum.

"Bir daha oraya dönmeyeceğim." Dedim kararlı bir sesle.

"Ne demek dönmeyeceksin?Daha bir seanstı.Senin toparlanman lazım Meltem,bak hâlâ-" Bülent'in sözünü kesip bakışlarımı ona çevirdim.

"Toparlanmam mı?Hayır Bülent,ben gayet netim.Sorun bende değil,sorun sizde."

Bülent arabanın motorunu çalıştırdı.Vitesi boşa almış,araba hareket etmiyordu.

"Bak... hâlâ inat ediyorsun.Belli ki bu doktor sana iyi gelmedi.Gerekirse başka birine gideriz.Ama senin bir uzmanla görüşmen şart Meltem.Rüyalar, halüsinasyonlar...Geçek olmayan şeyleri gerçek sanıyorsun." Dedi Bülent.Gözlerimi kısıp ona baktım.

"Gerçek olmayan mı?Ne biliyorsun da karar veriyorsun Bülent?Ne gördüğümü,ne hissettiğimi nereden biliyorsun?Beni anlamak için çaba bile göstermiyorsun." Sesim sitemli ve keskin çıkmıştı.Bülent direksiyonu daha sıkı kavradı.

"Çünkü ben ayakta kalmaya çalışıyorum!İkimiz için de.Saçma sapan rüyalar yüzünden kendini mahvetmene izin vermeyeceğim." Dedi Bülent.Başımı iki yana salladım,acı acı güldüm.

"Hayır,hayır...Sen sadece her şeyi kontrol etmek istiyorsun.Hep yaptığın gibi.Ama bu sefer izin vermeyeceğim.Ben deli değilim,Bülent.Bizim bir kızımız vardı.Kalbim bunu biliyor." Dedim.

"Yeter Meltem!Seni kontrol ettiğim falan yok.Seni o doktora götürdüm çünkü sen yardıma muhtaçsın!Psikolojini toparla diye uğraşıyorum burada!" Dedi Bülent.Bana ilk defa bağırmıştı.Bana sesini bile yükseltmeyen,gözlerime aşkla bakan adam bana bağırmıştı.

Gözlerim Bülent'in bu yükselişi ile daha da doldu.Elimi kapının koluna attım.Tam kapıyı açarken Bülent kolumu tuttu.

"Arabadan inersen bu takıntının seni nereye sürükleyeceğini bilmem.Kaybedersin Meltem.Beni,kendini,her şeyi." Dedi Bülent.Derin bir nefes aldım,gözlerim doldu.Sonra sessizce:

"Zaten çoktan kaybettim ben.Sen de farkında değilsin.Kalbimin yarısını birilerine vermişler,geri sormamışız bile..." Dedim ve hızla kapıyı açıp arabadan indim.Rüzgar saçlarımı geriye savururken sert adımlarla yürüdüm.

"Meltem...Meltem!"

Bülent arkamdan seslendi ama arkamı dönmedim.Hayatımın anlamı olan adam artık bana aynı gözle bakmıyordu.Deliymişim gibi,aklımı kaçırmışım gibi bakıyordu.Yardımcı olduğunu sanıyordu ama canımı yakmaktan başka bir şey yapmıyordu.

Kolumu hızla yakalayıp beni kendine döndürdü Bülent.Gözlerime hücum eden yaşlarla gözlerinin içine baktım.O anda içimde bir şey uyandı.Bülent'in gözlerindeki öfke...panik...belki de korku...

Gözlerimi kısıp gözlerine baktım.

"Sen..." Diye fısıldadım ve geri bir adım attım.Başımı iki yana salladım,gözlerim Bülent'in gözlerinin içine kilitlenmişti.Daha yüksek sesle,suçlar gibi konuştum:

"Sen bir şey biliyorsun değil mi?Bu kadar bastırman,bu kadar inatla beni susturmaya çalışman,beni delirdiğime inandırmaya çalışman...Çünkü sen korkuyorsun.Benim bir şeyleri hatırlamamdan korkuyorsun!" Diye bağırdım yüksek sesle.

Bülent gözlerini kaçırdı.Kolumu kavrayan eli buz kesildi.Başını arkaya çevirdi ve hızla geri döndü.

"Ne saçmalıyorsun sen Meltem?Bin arabaya." Diye tısladı bana.

"Beni deli gibi göstermeye çalışmanın tek bir sebebi olabilir.Gerçekten bir şey saklıyorsun.Ve artık sadece kızımı değil,seni de sorgulayacağım Bülent." Dedim.Gözlerimle bir kez daha süzdüm Bülent'i.Sonra ise kolumu ondan kurtarıp yoluma devam ettim.Ama artık gözyaşlarımı zaptedemiyordum,serbest bıraktım.

Yıllardır beni tanıyan,yanımda uyuyan,aynı sofraya oturduğum adam...Bana bakarken bir anlığına panikledi.Korktu.Gözlerini kaçırdı.Nefesi sıklaştı.

Beni susturmaya çalışıyor. "Sen delirdin","sen hasta oldun","bir kızımız hiç olmadı" deyip duruyor.Ama...neden bu kadar ısrarcı?Neden bu kadar öfkeli?

Eğer gerçekten ortada bir delilik varsa,neden bu kadar korkuyorsun Bülent?

Belki de ben delirmiyorum.Belki de yavaş yavaş uyanıyorum.

Kızım vardı.Bir zamanlar...bir çift göz,bir çocuk gülüşü,küçücük parmaklar...içimde hâlâ canlı.Hayal gibi değil.Gerçek gibi.Etimde,kemiğimde yankılanıyor.

Ve sen...sen bu gerçeğin üzerini örtmeye çalışıyorsun.Neden?

İçimde bir yumru vardı.Öfke değil bu.Şüphe.Derin bir şüphe.

Artık sadece anılarımı değil,seni de sorguluyorum Bülent.Belki sen sandığımdan çok daha fazlasını biliyorsun.Ve ben bu işin peşini bırakmayacağım.Ne pahasına olursa olsun.

Bölümü beğendiyseniz oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın 💜

Sizce Bülent bir şeyler gizliyor mu?

Sizce Meltem bu işin peşinden gidecek mi yoksa yavaş yavaş o da delirdiğine mi inanacak?

Fikirlerinizi merakla bekliyorum:)

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

53okunma 11beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18