4. bölüm / 14
Yürek Sızım (YASAKLIM)bölüm4
Bölümler 14Şu an: bölüm4
- 1 Bölüm 11.497 kelime
- 2 Bölüm 22.165 kelime
- 3 B3557 kelime
- 4 bölüm41.212 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Bölüm 51.442 kelime
- 6 Bölüm 61.218 kelime
- 7 Bölüm 7448 kelime
- 8 Bölüm 8642 kelime
- 9 Bölüm 91.232 kelime
- 10 Bölüm 101.199 kelime
- 11 Bölüm 113.500 kelime
- 12 Bölüm 121.277 kelime
- 13 132.047 kelime
- 14 14 sezon finali1.900 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözlerimi açtığımda odamdaydım. Hepsi bir kabusmuydu ? Başımı yana çevirdiğimde abim elimi tutmuş birşekilde sandalyede uyuduğunu gördüm.
İçimi bi korku kaplamıştı.
'Abi !'
Hızla başını kaldırıp bana baktı.
'İyi misin güzelim ? Ağrın falan var mı ?'
'Lütfen onlar bi kabustu de .'
Korku tüm vücudumu ele almıştı.
'Annem ?'
Alacağım cevaptan çok korkuyordum. Yine de bir umutla abime baktım.
Olumsuz anlamda başını salladı.
'Hayır! Abi lütfen! Şaka yapıyorum de , hala bir kabustasın de . '
Yataktan kalkmaya çalıştım. Karnımda derin bir acıyla inledim.
'Dur dikişini patlatacaksın .'
'Anneme götür beni.'
'Tamam önce bi sakin ol.'
Abimden destek alarak yataktan doğruldum.
Üzerimde onun tşörtü vardı.
Gözüm abime takıldı. Kaşı patlamıştı ve yüzünün bir tarafı hafif morarmıştı. Kaza olduğunda tüm sakinliğini koruyabilmişti.
'Babam öğrendi mi ?'
'Öğrendi. Kendini içkiye verdi. '
'Annem hastahane de mi ?'
'Malesef. Defnettik.'
Abimin gözleri dolmuştu. Oda yaralıydı her ne kadar öz olmasada onunda annesiydi. Abime sarıldım oda bana sarıldı.
Yatağa oturdum. Abim komidindeki poşetten ilaç çıkartıp içirtti.
'Önce mutfağa gidip birşeyler yiyorsun. Bu halde seni hiç bir yere götürmem.'
'Canım istemiyor.'
'Biliyorum. Benimde istemiyor ama güçlü olmalıyız. '
Abimden destek alarak merdivenleri indim.
Mutfakta bulunan koltupa oturdum. Abim hızlıca ekmek arası birşeyler hazırladı.
'Sen yedin mi ?'
'İyim ben.'
İyi değildi her halinden belli oluyordu.
'Sen yemezsen ben de yemem.'
Abim kendine de hazırladı. Zorda olsa bir kaç lokma yiyebilmiştik.
'Patlama nasıl olmuş ?'
'Kara kutuyu incelemeye aldılar. Şuan medyaya birşey söylemiyorlar ama terör eğlemi gibiymiş. '
'Babam nerde ?'
'Çalışma odasında ama gitme bence.'
'Neden ?'
'Biraz atıştık. Senin yüzünden oldu dedim. O şerefsiz kardeşinin leşi için gitmeseydi annem hayattaydı dedim.'
'Ne ? Babam ne söyledi?'
'Söyledi işte bir şeyler. '
'Anneme Gidelim mi ?'
'Tamam.'
.....
Abimin zoruyla mezarlıktan çıkmıştım. Çok canım yanıyordu. Bu acının hiç bir dil de hiç bir duyguyla tarifi yoktu.
Çok bitkindim. Arat kucağına alıp odaya kadar çıkardı .
Yatağa uzandırıp. İlaç posetinden kremi çıkarttı .
Tşörtümü yukarı kaydırıp. Sargı bezini açtı.
'Küçük bir yara. Çok yakında geçecek.'
'Acımıyor.'
Çok nazik yapıyordu pansumanı. Kremi de sürdü ve tekrardan sargı bezini sardı.
Yanıma uzandı. Bir sevgiliden çok bir baba şefkatiyle yaklaşıyordu.
Saçımı okşadı.
'Herşey düzelecek. Ve ben senin yanında olucam.'
'İyi ki varsın. Sende gitme .'
'Unuttun mu annem seni bana emanet etti '
Gözlerim dolmuştu yine.
'şşş tamam sulu göz. Uyu hadi geç oldu. Sana yine hikaye anlatayım kafan dağılır .'
'Olur.'
' Sevgili'den Mektuplar ..
Genç adam. Ağacın yanına oturup cebindeki mektubu çıkarttı. Eskimiş ve sararmıştı. Dikkatlice açtı mektubu. Okumadan önce kağıdı kokladı. Başkalarına küflü koksada ona gül kokusunu hayırlatıyordu.
Sevdiği kadın yazmıştı. Derin bir iç çekti. Ve okumaya başladı.
" 09.09.2002
Pazartesi
Bugün seni ilk gördüğümde çok itici bulmuştum. Okulun ilk günüydü. Yaz ayının kavurucu sıcaklığı geride kalmış ve yerini sonbaharın tatlı rüzgarlarına bırakmıştı.
Bense o tatlı rüzgarın büyüsüne kapılıp salına salına okula gidiyordum. Motorla yanımdan hızla geçerken. Yüreğim ağzıma gelmişti.
'Hayvan mısın ?'
Duymamıştın. Koşarak okula girdiğimde seni göremedim. Kalp atışlarım hala düzensizdi. Söylenerek sınıfa çıktım. Arka sıramda uyuyor gibi görünüp sigara içen çocuğun sen olduğunu tahmin dahi edemezdim.
'Arkadaşım sınıfta pardon okulda sigara içilmez. Ayrıca iğrenç kokuyor.'
Kafanı kaldırıp bana baktığında o an o toprak gibi bakan gözlerinde kaybolmak istedim.
'Yine mi sen ?'
'Sabah sabah darlama insanı.'
'Birincisi okula girerken. Motorun hızını azalt. İkincisi sınıtfa sigara içme midemi bulandırıyor. '
'Çok kafa açma .'
'Sessizlik herkes telefonları kapatsın. Kitapları çıkarın.'
'ilk günden ders mi olur aq.'
Küfür sevmezdim ama senin ağzından çıkarken sanki dünyanın en haklı isyanı gibiydi.
Hoca sınıf defterinden isimleri sayarken ilk defa can kulağıyla dinliyordum. Sebebi ise senin adını öğrenebilmekti.
' Yağız Alp ....'
Hızla arkamı döndüm.
'Burda!'
O an Farkettim ki sınıftaki diğer kızlarında gözdesi olmuştun. İstemsizce kalp kırıklığı oluşmuştu bende. Çok saçmaydı. Ama aşk böyle birşey miydi ? Ama daha seni tanımıyordum ki bilmiyordum. Sadece o gözlerinde ölmek istiyordum.
O gün okula hiç birşey getirmemiştin. Benden defter ve kalem istemiştin. En sevdiğim defterimle uğurlu kalemimi sana vermiştim.
Dersler bitmişti. Ve sen defteri yuvarlayıp cebinin kenarına katmıştın. Sinir olmuştum bu hareketine. Sen önden giderken bende arkandaydım. Yanına 3 5 kız geldi sen onlara bakmadın bile .
Bahçede ki motorunu okulun çıkışına kadar itekleyip seni bekleyen motorcu gruna selam verip gaza basmıştın. Bende umutsuzca servise binip eve gidene kadar seni düşünmüştüm.. "
Mektubu okurken gözleri dolmuştu gencin. Mektubu öpüp aynı çizgilerinden katlayıp zarfa geri yerleştirdi.
Kalbi ağrıyordu gencin. Hiç bir ilacı hiç bir tedavisi yoktu. Tek tesellisi mektuplarıydı.... "
"Bitti mi ?'
'Bu günlük. Yarın diğer mektuplarını anlatırım "
"bu gerçek mi ?"
"Kim bilir ?'
'Ama çok merak ettim devamını '
' Devamı yarın.'
'Lütfennnn!'
'Tamam. Sonra uyku vakti.'
'Tamam söz.'
....
Genç adam yine elinde mektupla geldi ve aynı özenle zarfı açtı. Bu sefer ki mektup pembe kokulu bir kağıda yazılmıştı.
" 13.09.2000
Cuma
Kaç gündür okula gelmiyordun. Seni çok merak etmiştim. Başına birşey gelmesinden çok korkuyordum.
Ders saati tahtaya bakıp yine seni düşünürken. Kapıyı tıklatmadan sınıfa girmiştin. Saçların kasktan dolağı dağınık bir hal almıştı. O an gözüme o kadar yakışıklı göründün ki. Bir kez daha aşık olmuştum sana.
Yanımdan geçerken üstüne sinmiş sigara dumanının kokusu rahatsız etmemişti bile. İki saniyeliğine gözlerime baktın. Gözlerindeki hüznü görmüştüm. Kalbim erimişti.
Arkamı dönüp nasılsın diye dorduğumda söylediğin şeyi hala unutamıyorum.
'Kıyamet koğsa bile hep iyim derim.'
'Neden ki ?'
'Açıklama yapıp çenemi yoramam nasılsa ya boşver yada s*ktir et diceksin yada derler.'
Ve yine çok Haklıydın anlat derler anlatırsın boş ver derler.
Boş verebilseydik neden üzülelim ki ?.
Öğlen molasına girmiştik. Sen yine gidersin diye beklerken gitmemiştin.
Kızlar ne kadar ısrar etsede hiç bir yere gitmek gibi bir niyetim yoktu.
Koşarak kantine gidip iki soda aldım. 2 tanede Browni aldım.
' Yağız !'
İlk defa ismini telaffuz ediyordum. Başını kaldırıp bana baktığında kalp atışlarımı duyabiliyordum.
Sodayı ve çikolatayı yanına koydum ve yan tarafına oturdum.
'Ne seversin bilemedim.'
'Gerek yoktu.'
'Tamışalım mı ? Kumsal ben.'
'Benimkini biliyorsun zaten.'
'Herşey yolunda mı ?'
'İlk haftalar sıkıcı onyüzden gelmek istemedim .'
'Anladım. Evin ne tarafta ?'
'Tek kaşını kaldırıp bana bakmıştı.'
'O anlamda sormadım ya. Okulda yenisin bi de son senemiz. Yani muhtemelen şehre yeni taşınmış oluyorsun yani bence öyle .'
'Evet yeni taşındık.'
'Nereye ?'
'Cumhuriyet Mah.'
'Ya ne tesadüf bende orada oturuyorum.'
'Baban ne iş yapıyor ?'
Cevap vermemiştin. Soda dan büyük bir yudum içip. Cebindeki sigarayı çıkartıp birmdal ateşlemiştin.
O an seni kırdığımı anladım.
'Bir tane de bana versene .'
'İçiyor musun?'
Çok şaşırmıştın.
'Hayır ama denemek istiyorum.'
'Hiç bulaşma bence.'
Sigarasından derin bir duman alıp üfledi. Sanki yanan tütün ve kağıt değil de hayallerindi, gençliğindi.
Elinden hızla alıp dudaklarımın arasına koydum. Bende içime çektim. İlk denememdi ciğerlerim bu kokuya alışıktı. Ama ağzım ve dudaklarım değildi.
Sen almak istesende ben vermemiştim. İlk sigaram senin dudaklarının değdiği sigaraydı. Bitirmeden kırmıştım. Senin dudakların değmişti. Nasıl çöpe atabilirsim ki ?
O bir saat hahatımın en güzel günüydü.
Çıkışta senin motoruna gidene kadar sohbet etmiştik. Sen beni evime bırakmayı teklif etmiştin. Ama etek giydiğim için vazgeçmiştin.
Ve o gün son kez etek giymiştim. "
......
"Yeter yoruldum ben sen de yat artık.'
'Üf abi ya. Biraz daha anlatsan ne olurdu sanki ?'
' Saat 3 benim de uyumam lazım. Uyuyayım ki gücümü toplayıp. Senin gibi nazlı bir bebeğe bakıcılık edeyim.'
Abime sıkıca sarıldım.
"Seni çok seviyorum.'
İster sevgili olarak algılasın ister kardeşi olarak. Seviyordum hemde çok.'
Kapının sert bir şekilde açılmasıyla babamın öfkeli bakışlarıyla karşı karşıyaydık....
'Baba!'
Bölüm etkileşimi
