5. bölüm / 14
Yürek Sızım (YASAKLIM)Bölüm 5
Bölümler 14Şu an: Bölüm 5
- 1 Bölüm 11.497 kelime
- 2 Bölüm 22.165 kelime
- 3 B3557 kelime
- 4 bölüm41.212 kelime
- 5 Bölüm 51.442 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Bölüm 61.218 kelime
- 7 Bölüm 7448 kelime
- 8 Bölüm 8642 kelime
- 9 Bölüm 91.232 kelime
- 10 Bölüm 101.199 kelime
- 11 Bölüm 113.500 kelime
- 12 Bölüm 121.277 kelime
- 13 132.047 kelime
- 14 14 sezon finali1.900 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
'Baba!'
Kalbim korkuyla o kadar hızlı atıyordu ki kulaklarımda hissedebiliyordum.
'Ne işin var lan kızımın yatağında?'
'Baba yanlış anladın .'
'Arat hemen çalışma odama !'
Hayır dercesine gözlerine baktım.
'Baba abim o , bunda ne var?'
'Sen sus bilmediğin şeyler hakkında konuşma.'
Arat'ın arkasından babamda gitmişti. Bende arkasından gittim .
Tokat sesi tüm oda da yankılanmıştı.
'Sana kızımdan uzak dur demiştim. Lan sen ne yapmaya çalışıyorsun ha ? Katil mi edeceksin beni ?'
'Katil değil misin zaten ?'
'Ne dedin sen ?'
Bende anlamamıştım hafif aralıklı olan kapıdan görmeye çalışıyordum .
'Yalan mı ? Yeter bu oyuna bir son verelim. '
'Ne oyunu ?'
'Babasını öldürdüğün çocuğa babalık yapma oyununa bir son verelim.'
'Sen ?'
'Ne sandın ömür boyu saklayabileceğini mi?'
'O bir kazaydı.'
'S*kimde mi sence ? Karın öldü, benim ikinci annem öldü. Onun yasını tutmak yerine gelmiş neler saçmalıyorsun. Kız yaralı annesini kaybetmiş üzgün...'
'Kızımın adını sakın ağzına dahi alma.'
'Düne kadar onu koru diyordun ? Ne değişti ?'
'Sizin nasıl sarıldığınızı gördüm.'
Babam öfkeyle masadaki herşeyi yere düşürmüştü.
'Defol git lan bu evden.'
Hızla odaya daldım.
"Baba sen ne saçmalıyorsun ?'
'Seni hiç ilgilendirmiyor . Doğru yatağına.'
'Gitmiyorum hiç bir yere. Abim de gitmiyor. '
Arat'ın önüne siper olmuştum. Annemden sonra onuda kaybedemezdim.
Babamın öfkeyle ittirmesiyle masanın köşesi karnıma çarptı. Sanki beynimde şimşekler çakmıştı. Acı içinde inledim. İki büklüm olmuştum. Karnımda bir sıcaklık hissettim bakmaya korkuyordum ve tahmin ettiğim şey olmuştu
Elimi karnımdan çekip ellerime baktığımda kan olmuştu.
Beyaz tşört artık kırmızı olmuştu. Beni kan tutardı. Görünce bile bayılırdım. Kendimi tutmaya çalıştım ama midem bulanmaya başlamıştı bile. Babam ve Arat hızla yanıma geldi. Görebildiğim son şey Arat'ın endişeli bakışıydı.
..
Gözlerimi açtığımda hastahanedeydim. Babam bitkin bir haldeydi.
'Arat!'
Babam hızla bana doğru döndü.
'Gitti o.'
'Ne ? Nereye ? Ne zaman ?'
'Babasının adamları geldi. Onlarla çekip gitti.'
'Babası mı ?'
'Baba bana herşeyi anlatacak mısın ?'
Biliyordum zaten ama babasını öldürdüğünü bilmiyordum.
'Hepsi bir kazaydı. Onun babası yeraltının en büyük liderleriydi. Uyuşturucu, silah ne ararsan vardı. Operasyon yapıp bulunduğu depoya baskın yaptık. O, kardeşi birde oğlu vardı. 4 yaşındaydı Arat. Çatışmada masanın altına saklanmıştı. Ne olduğunu bende tam olarak anlamadım. Kardeşi kaçarken bir el ateş etti. Bende ateş ettim. Ve Arat'ın babası öldü . Amcası kaçtı. Şuan o lider. Arat'ta babasının kanlar içinde düştüğünü görünce şoka girdi. Kıyamadım yetimhaneye vermek istemedim. Sen 2 yaşındaydın. Annen çok zorlu bir doğum yaptı. Rahmi parçalanmıştı. Bir daha çocuk sahibi olamicaktık. Arat'ı evime götürdüm. Kendi öz oğlum gibi sevdim. 2 yıl önce çok değişti. Tüm hareketleri, bana bakarken yüzündeki nefreti hissedebiliyordum. Ve sana nasıl baktığını da biliyorum.'
'Bana nasıl bakmış baba. O benim abim biz birlikte büyüdük.'
'Onu hiç eve almamalıydım. Yetimhaneye vermeliydim '
' Baba!'
Ne dicektim ki ? Annem yoktu Arat yoktu. Nasıl devan edecektim?
Odaya giren doktora baktım .
'Günaydın küçük hanım. Müsade ederseniz yaranızı kontrol etmek istemiyorum.'
Hafifçe tşörtü yukarı kaydırdım.
Doktor sargıyı açıp pansuman yaptı. Çok genç biriydi.
'Yaramız çok iyi durumda. Herhangi bir enfeksiyon oluşmamış. Yine de her ihtimale karşı antibiyotik yazıyorum. 3 gün düzenli kullan sonra bırakabilirsin. Tekrardan açılma yada şiddetli ağrıların olursa mutlaka gel.'
'Teşekkür ederim.'
'Doktor Bey!'
'Buyrun Efendim?'
'Kartınızı alabilirmiyim. Aklıma birşey takılırsa tekrardan hastahaneye gelmek yerine size ulaşırız.'
Bir süre yüzüme bakıp. Cebinden telefonunu çıkarttı.
"053* bu benim şahsi numaram.'
Hızla ona baktım. Hangi numaraydı. Sonu neydi ?
Atlas o muydu ? Yoksa
Ben şoku atlatamadan o çoktan çıkmıştı.
'Hadi kızım eve gidelim.'
Sedyeden indim babam tekerlekli sandalye istemişti ona bindim. Ne kadar yürüyebileceğimi söylesemde dinlememişti babam.
Asansöre girip zemin kata bastım. Kapı tam kapanmak üzereyken bir el durdurdu ve yine aynı doktor girdi. Tek kaşını kaldırıp bana baktı .
'Ayağında bir sıkıntı mı vardı ?'
Tam ağzımı açmıştım ki babam söze girdi.
'Ben ısrar ettim. '
'Anladım. Tekrardan geçmiş olsun.'
Asansör durduğunda doktor göz kırpıp çıkmıştı.
Artık ne düşüneceğimi ne hissedeceğimi bilmiyordum. Tek istediğim sonsuza kadar uyumaktı.
.... 3 Gün Sonra....
Yaram düzelmişti. Babamsa tüm gününü emniyette geçiriyor eve gece yarısı girip sabah ezanında gidiyordu. Bunu annemin yokluğunu unutmak için yapıyordu annemi çok özlüyordu ve Arat'ı da onunla santraç oynar maç izlerdi. Şimdi koca evde ben tektim.
Odamın her yerini kurcaladım ama telefonumu bulamadım. Neredeydi ki ? Kaza dan sonra hiç elime almamıştım.
Annemle babamın yatak odasına girip baktım ora da da yoktu. Arat'ın odasına girdim. Ne kadar da özlemiştim onu. Duvardaki resminize baktım. Doğum gününde yaptırmıştım. İkimizin resmi vardı.
Çekmecesini açtım. Telefonum oradaydı. Şarjı bitmiş ve ekranı çatlamıştı. Hızla şarja taktım. Ve telefonu açtım.
Ard arda 50 den fazla bildirim vardı.
Telefon çalmaya başladı. Arat'tı.
'Alo Arat!'
'Eftelyam oh çok şükür! Sana hiç ulaşamicamı sandım. '
'Nerdesin ? İyi misin ?'
'İyim ben beni merak etme. Sen nasılsın ?'
'İyim sadece seni özledim.'
'Bende güzelim bende seni özledim. Baban evde mi ?'
'Hayır emniyete gitti gece yarısına kadar gelmez.'
'Tamam 1 saate geliyorum '
'Tamam '
...
Kapı çalınınca hızla kapıya koştum.
Kapıyı açtığım gibi Arat'a sıkıca sarıldım. Ne kadar da özlemiştim onu.
'Dur kızım yavaş. Yaranı kanaracaksın.'
'Çok zayıflamışsın.'
'sen kendine bak. İskelete dönmüşsün.'
Birlikte odasına gittik. Dolabın üzerinden valizini çıkarttı ve yatağın üzerine bıraktı.
'Nereye gidiyorsun ?'
'Öz amcamın yanına '
'Nerede ? Çok uzak mı ? Bende arada senin yanına gelebilir miyim ?'
'Olmaz orası senin için çok tehlikeli. Ben sık sık seni görmeye gelicem.'
'Çok özlüyorum seni,annemi eski günleri. Şimdi koca evde tek başımayım. '
'Şşş sulu göz. Merak etme işlerimi halledince senide yanıma alırım. '
'Tamam.'
Sıkıca boynuna sarıldım. Sigarayla karışık parfüm kokusunu içime çektim.
'Telefonum açık ne olursa ara. '
Abim eşyalarını alıp gitmişti. Kendimi bir kez daha boşlukta hissettim. Bir kez daha kimsesiz yapayalnız hissettim. Bu öyle bir his ki. Hiç birşey yaptırmak istemiyordu. Olduğum yere çivilenmiş gibiydim. Tek bir adım dahi atasım yoktu. İçimdeki ben kalkıp evdeki herşeyi duvarlara vurup kırarken bedenim hiç bir yaşam fonksiyonu göstermiyordu.
Hava çoktan kararmıştı. Bense oturduğum yerden kalkıp lambaları bile yakmamıştım. Oysa ne de korkardım karanlıktan. Açlıktan midem bulanıyordu. En son ne zaman sıcak bir şeyler yemiştim. Hatırlamıyordum. Yerden kalkıp, salondaki koltuğa kendimi zor attım.
Hava o kadar soğuk değildi. Ama çok üşüyordum. Bedenim titriyordu.
Zorda olsa cebimden telefonumu çıkarttım. Babamı mı arasam yoksa Aratı mı ? Gözlerim bulanık görüyordu. Ağlamıyordum ama gözlerim doluyordu. Kimi aradığıma bakmadan parmağımı rast gele dokundurdum.
Uzun bir süre telefon çaldı. Ama açan olmadı. Telefonu sehbanın yanına bırakıp tekrardan bastım parmağımı.
'Alo..?'
Ağzımı açtım ama tek kelime edemedim.
'Eftelya iyi misin ? Bir sorun mu var ?'
Telefona uzanmak isterken elim sehbadaki bardağa çarpmasıyla yere düşen bardak tuzla buz olmuştu.
'Alooo!'
Telefon kapanmıştı.
Hiç halim yoktu. Sanki on kişi tarafından dayak yemiştim .
Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Kapı çalıyordu. Açmak için zorlukla ayağa kalktım.
'ahh!'
Ayağıma büyük bir cam batmıştı.
'lanet olsun!'
Olduğum yere oturdum. Camı çıkartıp ağlamaya başladım. Üç yaşındaki çocuk gibi ağlamaya başladım. Herşeyden herkesten nefret ediyordum. En çokta kendimden iğreniyordum . Kapı büyük bir gürültüyle açılsa bile umursamadım. Gelenin kim olduğunu bile seçeniyordum.
Koşarak yanıma geldi.
Önce yüzüme gelen saçlarımı kenara çekti.
'S*ktir yanıyorsun sen !'
Kollarımdan tutup ayağa kaldırmaya çalışınca acı içinde inledim .
Hızla oturtup ayağıma baktı.
'Bunu nasıl başardın merak ediyorum.'
Ses yabancıydı ama bi o kadar da tanıdık.
Beni kucağına alıp üst kata odama çıkarttı.
Başım boynundaydı.
'Bu koku ? Kimsin ?'
Cevap vermedi. Beni yatağa oturtup banyoya girdi. Bir kaç dakika sonra yanıma geldi.
'İyi değilsin. Çok ateşin var. Muhtemelen kanında enfeksiyon var. Sana verdiğim ilaçları aldın mı ?'
'Ne ilacı ?'
'Aferin sana.'
Tekrar kucaklayıp banyoya getirdi.
Üzerimdeki elbisenin fermuarını açıp üzerimden çıkarttı. O kadar halsizdim ki utanmaya bile gücüm yoktu. Eli sütyenimin kopçağına gitti.
'Dur! .. gerisini ben hallederim. '
'Tamam seni odanda bekliyorum.'
Küvete girdiğimde sığuktan titremiştim. Ayağımsa acı içinde sızlıyordu.
Daha fazla dayanamayıp küvetten çıktım. dolaptaki havluya sarılıp odama geçtim.
Aras'ın varlığını unutup. Topallayarak Dolabıma yöneldim.
Dolaptaki en kalın kıyafetleri çıkarttım.
Kıyafetlerimi yatağın üzerine bıraktım.
'Yardım etmemi ister misin ?'
Başımı hayır anlamında salladım.
'Arkanı dön.'
Siyah iç çamaşırı mı zorda olsa giymiştim. Elim kazağıma gittiğinde durdurdu .
'Zaten ateşin var. Havale geçirmek mi istiyorsun ?'.
Dolabıma gidip ince pjama takımını getirdi.
Hiç bir şey söylememe izin vermeden hızlıca başımdan geçirip. Çocuk gibi giydirdi.
Saç kurutma makinasını banyodan getirip saçlarımı kuruladı.
'Şimdi yatağına uzan bende arabadan. İlk yardım çantamı getireyim.'
İki dakika da gidip gelmişti. Bana göre büyük olan çantayı açtı. Koluma adını bilmediğim naylon lastiği bağladı.
'Ne yapıyorsun?'
'Sana uyulturucu vericem '
'Ne ?'
'Serum takıcam. Tüm bağışıklıpın çökmüş. Gözlerine bak ne hale gelmiş.'
Hiç acıtmadan kelebeği taktı. Serumu ayarlayıp odadaki askılığı başıcuma getirip astı.
Önce karnıma baktı. Sonra ayağımdaki yarayla ilgilendi.
'Bütün hastalarınla böyle mi ilgilenirsin?'
'Hayır sana özel bu durum '
' O gün neden gizledim kendini ?'
'Hangi gün ?'
Anlamamıştım. Belkide unutmuştur.
Gözlerim ağırlaşıp kapanırken gördüğüm son şey. Aras'ın odadan ayrılmasıydı.
Bölüm etkileşimi
