Bölüm 6

Vaveyla Yazarı: ĐɄ̈₴̧ⱠɆⱤ ₴Ø₭₳₲̆ı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: Bölüm 6

Küçük bir baş ağrısıyla gözlerimi açtım. Bir süre yatakta boş tavanı izledim .

'Nee?'

Dün gece Atlas mı gelmişti.

Hızla koluma baktım. Serum yoktu. Aceba hayalmiydi ? Üzerimdeki pikeyi kaldırınca ayağımdaki sargıyı gördüm.

Hızla ayağa kalktım. Diğer ayağıma fazla baskı uygulamadan yavaşça merdivenleri inmeye başladım .

Mutfaktan sesler geliyordu .
Babam mı geldi aceba diye düşünürken. Atlas'ı görmeyi beklemiyordum.

'Günaydın'

Siyah aşofman ve beyaz tişört vardı üzerinde. Saçları hafif dağınıktı. İlk defa onu bu kadar dikkatli inceliyordum.

'Tam zamanında geldin. Kahvaltı hazır. Masaya geç çayı getiriyorum.'

'Ben gittiğini düşünmüştüm.'

Elindekini bırakıp bana doğru bir kaç adım attı.

'Seni bu şekilde bırakamazdım.'

'Teşekkür ederim.'

Sehpahadaki telefonuma yöneldim. Şarjı daha bitmemişti. Babam mesaj atmış. Bugün de yokmuş.

Telefonu cebime katıp. Masaya geçtim.

'Abin nerde ?'

'Arkadaş değil misiniz ?'

'Evet ama bir süredir konuşamıyoruz.'

'Şehir dışında önemli bir işi varmış.'

'Anladım.'

Yalan söylemeyi hiç beceremezdim. Umarım sorgulamazdı.

Birlikte kahvaltı ettik.

'Ben teşekkür ederim herşey için. Benim yüzümden işinden olma '

'Senin yüzünden değil. Bugün cumartesi.'

'Anladım.'

Arat ne yapıyordur aceba ?

'Rahatsız oluyorsan gidebilirim.'

'Yo hayır. Teşekkür ederim. Koca evde tek kalıcaktım. '

'Birde kapı hala kırık."

'Nasıl ?'

'Dün sen kapıyı açmayınca kırmak zorunda kaldım. O telaşta çilingir falan düşünemedim.'

'Sen iyi misin peki ?'

'İyim. Merak etme.'

Masayı toplarken telefonum çalmıştı.

'Alo ?
Efendim baba. Nasıl ? Ne zaman geleceksin peki ? Tamam. Tamam okula gitmicem zaten. Dikkat et kendine '

'Sorun nedir ?'

'Babam görev için bir kaç günlüğüne şehir dışına çıkacakmış.'

'İstersen yanında kalabilirim '

'Teşekkür ederim. Abi mi arıyayım bi.'

Aradım telefonu kapalıydı .

'Kapalı.'

'Korkma sana zarar vermicem '

İnanıyordum ona , çünkü iki yıl boyunca sırf istemediğim için karşıma çıkmamıştı.

'Kalabilirsin tabi ama Ailen falan merak etmesin?'

Acı bir tebessüm etti.

'Ailem yok malesef '

Bu çok üzücüydü. Yüz ifadesinde de anlaşılabiliyor du.

'özür dilerim.'

'Alıştım artık'

Evi düzenledikten sonra. Atlas kapıyı tamir ettirdi. O sırada babamın arkadaşı geldi.

'Canım, bu babanın istediği dosya. Baban İzinde olduğu için evine teslim etmemizi istedi. Baban evde mi ?'

'Ne ? Nasıl yani ?'

'Gitmem gerekiyor canım. Başınız sağolsun birşeye ihtiyacın olursa hiç çekinme olur mu ?'

'Tamam.'

30 lu yaşlarda ki genç kadın dosyayı bırakıp gitmişti.

'İyi de babam görevde değilmiydi ?'

Elimdeki zarfı açtım. Ulusal Kriminal Büro.

Okuduğundan hiç birşey anlamamıştım. Katlayıp kitaplığa bıraktım.

'Kapı tamamdır.'

'Teşekkür ederim .'

'Yarana bakabilir miyim ?'

'Olur '

Koltuğa uzandım. Atlas'ta çantasını getirdi ellerine eldiveni geçirip tşörtü yukarı kaydırdı. Neden bilmiyorum ama utandığımı hissediyordum.

Sargıyı değiştirdi. Sonra ayağımdaki yarayı temizleyip tekrardan sardı.

'Şimdi ilaç vakti.'

'İlgilendiğin için teşekkür ederim.'

'Görevim.'

'Doktor olmak için çok genç değil misin ?'

'Son senem şuan stajdayım.'

'Seni daha önce abimin yanında görmedim.'

'Okulda takılıyorduk.'

'Anladım.'

Aklım hala babamdaydı. Neden izinde olduğunu söylemek yerine göreve gittiğini dedi ki ? Aceba Arat'a mı birşey yapacaktı?

'Ne düşünüyorsun ?'

'Hıı ?'

'Daldın. Ne düşünüyordun ?'

'Hiç dalmışım. Film izleyelim mi ? Yada istediğin birşey varsa onu yaparız. '

'Olur '

Koktuğa geçtik. Rast gele bi film açtı. Drama filmlerini sevmezdim ama şansıma drama filmi çıkmıştı. Çok duygusaldım. Ağladığımı belli etmemek için lavaboya gidiyorum demiştim.

Tuttuğum göz yaşalrımı serbest bıraktım. Annemin yokluğunu unutamıyordum. Sanki birazdan uyandıracak ve hepsi bir rüya diyecek gibiydi .

Aynadaki görüntüme baktım. Saçlarım yıpranmış , göz altlarım morarmış. Yanaklarım çökmüş.

'İyi misin ?'

Değildim iyi değildim. Duvarın dibine oturup bacaklarımı kendime çektim. Başımı dizime gömdüm. Bu acının tarifi yoktu. Hiç bir dilde hiç bir şekilde anlatılamazdı.

'Lütfen birşey söyle ! İyi misin ? Açıyorum kapıyı!'

Kapı açıldı ama başımı kaldırıp bakmadım.

'Güzelim sorun ne ?'

Ağzımı açtım ama tek kelime edemedim.

Kaslı kollarının arasına aldı. Soğukta kalmış kedi gibiydim.

Odama getirip yatağa uzandırdı. Üzerime örtüp yanıma yarı oturur vaziyette uzandı. Saçlarımı okşadı.

'Biliyorum çok zor. Ama hepsi geçecek inan bana geçecek. Unutamicaksın ama alışacaksın. Kapat gözlerini sana hikaye anlatayım. Abin sevdiğini söylemişti.'

....

" SEVGİLİDEN MEKTUPLAR"

'Biliyor musun onu ?'

'Biliyorum.'

'umarım gitmeden tüm hikayeyi anlatırsın.'

'umarım. Şimdi kapat gözlerini.

Genç adam her zaman ki gibi elinde mektupla ağacın altına oturdu. Son baharın etkisiyle yapraklar etrafa saçılıyordu. Üşüyordu ama onu üşüten hava dan ziyade. Sevdiğinin yokluğuydu.

Cebindeki zarfı çıkartıp. Dikkatlice açtı .

" Yine bir kaç gün gelmemiştin okula. Aklım hep sendeydi. Okula gelmediğin günler nereye gidiyorsun çok merak ediyorum.

Umutsuzca dersi dinlerken gözlerim kapıdaydı. Aceba gelecek mi umuduyla.

Ve Çıka geldin. Hızla başımı kaldırıp sana baktım. Zayıflamıştın göz altların morarmıştı. Sorun neydi bilmeyi çok isterdim . Yanımdan geçerken göz kırpıp sırana oturdun.

'iyi misin?'

Sadece başını salladın iyi değildin biliyorum.

Tenefüste yanına gelmek istesemde uyuyordun kıyamadım.

Dersler bitince. Arkandan koşup sana yetişmeye çalışmıştım. Motorun yoktu. Yürüyerek gidiyordun. Bende arkandan geliyordum. Bi an gözden kaybettim seni sağa sola bakınırken bir el ağzımı kapatıp bi apartman boşluğuna çekmişti. O kadar korkmuştum ki kalbim duracak gibiydi. Sonra sen olduğunu anladığımda çok rahatlamıştım.

'Ne işin var burda?'

'Şey ben.'

bi anda dudağıma eğilip öpmeye başladın. İttirmek istemiyordum.

'2 dakika böyle kal.'

Kollarımı boynuna sarmıştım. Benim için o kadar büyülü bir an dı ki daha fazla dayanamayıp gözlerimi kapattım.

Sokaktan koşarak giden birilerinin sesini duyuyordum .

Sonra dudaklarını dudaklarımdan ayırınca büyü bozulmuştu.

'Birilerinden mi kçıyorsun ?'

Hiç birşey söylemeden öylece dudaklarıma ve gözlerimin içine bakıyordun.

Ve hiç bir şey söylemeden gitmiştin. Bense hala o büyünün etkisindeydim. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi. O gece mutluluktan uyuyamadım. Bir sağa bir sola dönüp durdum.

Ve kararımı verdim sana çıkma teklifi edecektim. Her zaman erkekler edecek değil ya demi ? Sabırsızlıkla okula gidip seni görmeyi bekledim.

Sınıfa geldiğimde seni sıranda uyurken gördüm. Çok şaşırmıştım. Her zaman geç gelirdin ama bugün çok erken gelmiştin.

Yan durana oturdum ve seni izlemeye başladım.

O kadar masumdun ki ders hiç başlamasın istiyordum. Tüm gün sen uyudun bense seni izledim. "

Genç adam mektubu öpüp aynı şekilde katlayıp zarfa koydu ...

.....

'Bitti mi ?

'Bitti ama devabımı da anlatabilirim.'

'çok isterim.'

...

'Kasım ayının son günleriydi. Yağmurlar yerini. Soğuk ve kara teslim etmişti. Sanki koca şehre hüzün yağıyordu. Kış aylarını sevmezdi genç adam. Kar ona yalnızlığı hatırlatıyordu. Havanın soğukluğundan ziyade sevginin yokluğu üşütüyordu onu . Her zamanki yerine oturdu. Sigarasını yaktı , derin bir duman çekip dertlerini savuruyormuşcasına savurdu dumanını. Her gün aynı saatte buraya gelip sevdiğinden ona yazılan mektupları okuyordu. Ve yine cebinden zarfı çıkartıp dikkatle açtı. Sevdiğinin göz yaşı damlamıştı satırlara nazikçe öptü. Kağıda damlamış göz yaşını. Kalbi parçalanıyordu sanki. Kalan sigarasını da içip okumaya başladı...

" ... Dersler bitti ve ben büyük bir zevkle seni uyandırdım.

"Yağız! Uyan hadi dersler bitti.'

Homurdanmıştın.

'Yağız ! Lütfen kalk okulda tek kalacaksın.'

'Of ne var ? Ne istiyorsun ? Yağız yağız kafamı s"ktin. Okul bittiyse defol git o zaman.'

Kalbim paramparça olmuştu. Beni tutkuyla öpen adam gitmiş yerine hiç tanımadığım biri gelmişti. Hemen dolan gözlerimi sildim. Çantamı alıp hızla sınıftan çıktım. Ama koridorda bekledim. Gelmeni bekledim. Git derken aslında gitme dediğini varsaydım. Gelmedin , teselli etmedin. Göz yaşlarımı silip çıkışa doğru ilerledim. Hızla yanımdan geçip gittin. Yok muşum gibi hiç var olmamışım gibi.

Neden kalbim bu kadar acı çekiyor neden?
Eğer bu aşksa , istemiyorum aşık olmayı. Nefes alamıyorum. Yolun neresinden gittiğimi bilmiyorum bile. Hatırladığım son şey karnımda ve karnımda inanılmaz bir acı ve başımda büyük bir ağrı. Gözlerim karanlığa teslim oldu. Ruhumsa o karanlıktan bir daha çıkamadı...."

'Neden böyle birşey yaptı ki ?'
Önce umut verip sonra unut der gibi . '

'Sakin ol güzelim. Uykun varsa devamını sonra anlatayım ?'

'Hayır şimdi istiyorum.'

'Bekle biraz su içip geliyorum.'

'Tamam.'

'Devam ediyorum..."

'Dinliyorum.'

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

74okunma 9beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.