10. bölüm / 14
Yürek Sızım (YASAKLIM)Bölüm 10
Bölümler 14Şu an: Bölüm 10
- 1 Bölüm 11.497 kelime
- 2 Bölüm 22.165 kelime
- 3 B3557 kelime
- 4 bölüm41.212 kelime
- 5 Bölüm 51.442 kelime
- 6 Bölüm 61.218 kelime
- 7 Bölüm 7448 kelime
- 8 Bölüm 8642 kelime
- 9 Bölüm 91.232 kelime
- 10 Bölüm 101.199 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 Bölüm 113.500 kelime
- 12 Bölüm 121.277 kelime
- 13 132.047 kelime
- 14 14 sezon finali1.900 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Eve geldiğimde babamla Arat kavga ediyordu. Hızla aralarına girdim.
'Yeter artık! Bıktım kavganızdan. Yoruldum ben artık. Çok yoruldum..'
Gözlerim dolmuştu. Zaten yapabildiğim tek şey ağlamaktı. Güçsüz çaresiz aciz bir kızdım. Tüm bunlar bana çok ağır geliyordu. Aptal gibi abime aşıktım. Bir yanda kalbimin asıl sahibi olan kişinin sevdiği adam. Bir yandan anneme ihanet eden babam. Yeterrr! İçimden fırtınaları koparırken vücudumun verebildiği yegane tepki ağlamaktı.
'Böyle devam edin. '
Kapıyı sert bir şekilde çarpıp evden çıktım. Üzerime gelen arabalar korna sesleri hiç biri umrumda değildi. Yorulmuştum artık hemde çok fazla. Anlayanım yok, dinleyenim yok, annem yoktu. Bir yanda çok sevdiğim abim. Hala abi diyordum çünkü başka birşey olamicaktı aramızda Arat açık bir dille söylemişti bunu Beyza'sı vardı onun ve onun için hiç büyümeyen küçük kız olarak kalacaktım.
Peki ya Atlas?
Oda beni sevmiyordu biliyorum kalbini taşıdığım kızı seviyor hala.
Bulamıyorum. Yaşamak için sebep bulamıyorum. Tutunacak dal bulamıyorum. Ayaklarım beni annemin mezarına kadar getirdi. Kedi gibi mezarının kenarına kıvrılıp toprağa sarıldım. Hava kararmak üzereydi. Umursamadım sadece anneme sarıldığımı hayal edip toprağına sarılıyordum. Karanlıktan korkan ben annemin mezarında huzur buluyordum.
Gözlerimi açtığımda Heryer daha da kararmıştı. Açlıktan midem bulansada oralı olmadım. Çaresizce toprağa bakıyordum.
'Eftelya ! İyi misin ?'
Başımı kaldırdım. Arat'tı.
'iyim yalnız kalmak istiyorum.'
'Mezarlıktan korkarsın sen kalk düzgün bir yere gidelim.'
'Neden korkayım ki annemde burada .'
'Neyin var neden bu haldesin ?'
'Körsün çünkü görmüyorsun.'
'Neyi?'
'Sana olan sevgimi , senin öz abim olmadığını anladığımda sana abi gözüyle bakamadım. Yapamadım seviyorum kalbime söz geçiremiyorum. Yapamıyorum Arat yapamıyorum. Sana olan sevgim o kadar büyük ki. Öldürecekmiş gibi hissediyorum ama öldürmüyor güldürmüyor , nefes alamıyorum artık. Sürekli seni düşünürken kalbimde sen varken senin kalbinde,aklında,yanında sadece Beyaza var. Ben olmak istiyorum sana sarılan, seni öpen, seni arzulayan sadece ben olmak istiyorum.'
Boğazını temizleyip söze girdi.
'Bak güzelim. Haklısın tüm söylediklerinde ama biz birlikte büyüdük yani sana hiç bir zaman farklı bir gözle bakmadım. Bende seviyorum seni ama aramızdaki ilişki sadece abi kardeş olarak ve bu değişmicek. Ben Beyza'yı seviyorum. Böyle yaparak hem kendini hem bende hemde babanı üzüyorsun. Ayrıca Atlas seni çok seviyor ve çok değer veriyor. Neden ona bir şans vermiyorsun?'
'Sen neden bana bir şans vermiyorsun?'
'Eftelya lütfen ben senin abinim bunu herkes biliyor sende ona göre davran.'
Sesi sertti. Hiç şefkat kırıntısı bile yoktu.
'Peki Arat ABİ! '
Yanından kalkıp sinirle mezarlıktan çıktım. Neresi olduğunu bilmeden rastgele yürümeye başladım. Ne bekliyordum ki 'bende seni seviyorum ufaklık' demesini falan mı?
Yanımda duran arabaya baktığımda Atlas'ı görmeyi beklemiyordum.
'Arat mı aradı ?'
'Hayır hastahanede işim bitti eve gidiyordum. Abin mi aricaktı?'
Telefonuna baktı.
'Bir sorun mu var?'
'öylesine söyledim. İyi geceler.'
'Sen nereye?'
'Bilmem öyle dolaşıyorum.'
'Saat geç oluyor. Bu saatten sonra yalnız gezme. Atla arabaya.'
'Eve gitmek istemiyorum bizimkilerle atıştık biraz.'
'Bana gidelim atla hadi.'
Başka gidecek yerim yoktu. Atlas'ın arabasına bindim. Yol boyunca tek bir soru bile sormamıştı. Çok düşünceli ve anlayışlı biriydi. Yarım saatin ardından bir siteye girdik. Çok büyük ve gösterişli bir yerdi.
Arabayı parkedip asansöre bindik.9. kat 27.daireydi. kapının şifresini girip binaya girdi. Kapı şifresi benim doğum tarihimdi yada bana öyle gelmişti.
Evi oldukça büyüktü büyük Amerikan mutfaklı salon hemen sağ koridorda yatak odası banyo falan vardı. Tek kişi için oldukça iyiydi.
'Evine bayıldım.'
'Yalnız olunca konfor aramıyorum otel niyetine kullanıyorum. Aç mısın?'
'Pek değil.'
Bir yandan telefonla uğraşıyor bir yandan da benimle ilgileniyordu.
Telefonu kapatıp yanıma oturdu.
'Pizza söyledim. Sevdiğin tarzda o gelene kadar ben duş alıp geliyorum. '
'Tamam sıkıntı değil.'
Atlas odasına girdi ama kapıyı kapatma yada kilitleme gereği duymadı. Yavaşça yerimden kalkıp. Yatak odasına doğru ilerledim. Sonuçta 2 yıldır gizli hayranımdı ve merak ediyordum yaşadığı ortamı. Yatak odası sadeydi çift kişilik yatak hemen sağında giyinme odası ve ebeveyn banyosu solunda ise bir kapı daha vardı açmaya çalıştım ama kilitliydi. Hemen yanında cam duvar ve büyük bir balkon vardı. Duvarlarda resmim falan olur sanıyordum genelde fiilmlerde öyle olurdu. Kapının çalmasıyla kapıya yöneldim.
Delikten baktığımda kuryey'di.
'Siparişinizi getirdim efendim ancak sistemde bir sorun olduğu için ödemeniz iptal edilmiş. Tekrardan ödeme yapabilir misiniz?'
'1 dakika bekleyin lütfen. '
Pizzaları alıp Atlas'ın kapısını çaldım.
Atlas belinde bir havluyla çıktı.
Gözlerimi ayıramadım bi an ne dicemi bile unuttum.
'şey kurye sistemde arıza olduğu için ödeme iptal olmuş tekrar ödeme istiyor. Benim telefon çanta vs. Evde kaldı yoksa.'
Cüzdanındanbir lart uzattı. Bende hızla kapıdaki kuryeye uzattım.
'Teşekkür ederim afiyet olsun.'
'Rica edirim kolay gelsin.'
Kapıyı kapatıp yatak odasına doğru ilerledim. Kapısı açıktı. Üzerinde eşofmanı vardı. Bir süre ben ona o dudaklarıma baktı. Kartını uzattım.
'Bir dahaki sefer pizzalar yada istediğin birşey benden .'
Tek kaşını kaldırdı.
'Peki.'
Neden bilmiyorum ama şuan Atlas sanki Kore dizisinden fırlamış gibiydi.
'Sende duş almak istersen ev senindir çekinme.'
'Teşekkür ederim. Ama kıyafetim yok ve senden küçük bi iyilik daha istesem ?'
Umutsuzca ona bakarken o ise bir mucizeye bakar gibi bakıyordu bana.
'Sıkılmadan söyle.'
'Rahatsız olmazsan bu gece burada kalabilir miyim ? Bizimkilerle aram pek iyi değil arkadaşların evine de gidemem hem geç oldu hemde ..'
Yanıma yaklaşıp sıkıca sarıldı.
'Ben iki yıldır bu anın gelmesini bekliyorum. Art niyetten değil. Sana olan sevgimden. Ben ve bana ait herşey senindir.'
'Teşekkür ederim.'
'Pizzalar soğumadan yiyelim bence.'
Büyük boy TV den rast gele bi film açtık. Karşımda oturuyordu. En küçük öpüşme sahnesine bile bakmıyordu. Bunu beni etkilemek için yapmıyordu 79 çünkü o bu tür şeyleri sevmezdi. Bir kez olsun nude bile istememişti.
Onu izlemeye o kadar dalmışım ki kolayı üzerime döktüm. O ise sadece gülmüştü.
'istersen sana benim kıyafetlerimden vereyim. İki dakika duş al. Kıyafetlerini makinaya atarız.'
'Çok iyi olur.'
'Sen duşunu al ben ortalığı toparlıyayım'
Banyoya girdim. Atlasta arkamdan geldi.
'Dolapta temiz havlu var makinanın da sadece şu düğmesine 3 saniye basılı tut deterjan falan içinde var. Bir isteğin olursa seslenirsin.'
'Teşekkür ederim.'
Atlas banyodan çıkınca bende kapıyı kilitledim ve kendimi sıcak suya teslim ettim.
Çok fazla oyalanmadan duştan çıktım. Giyinme odasına girip kapıyı kilitledim.
Atlas'ın tşörtlerinin arasından kendime bir tşört aradım hepsi çok kısa kalıyordu kalçamın yarısı dışarıdaydı. Bir tane buldum oda kısaydı aşofmanlarına baktım ama onlarda çok uzun yada çok boldu hava zaten sıcaktı bende tşörtün altına siyah bitane boxerını giydim.
Kıyafet seçene kadar saçlarım biraz kurumuştu. Yavaşça odadan çıktım. Atlas mutfakta kahve yapıyordu.
Beni görünce Baştan aşağı süzdü çok hafif kıvrılan dudağını görmüştüm.
'Noldu ?'
' Daha önce bu anın hayalini çok kurmuştum. Seninle aynı evde olmayı, benim kıyafetlerimi giyip beni baştan çıkarmanı. Birlikte kahve keyfini..'
Bir kaç adım ona doğru yakşaltım. Artık kalbimden Arat'ı atacaktım zor olacaktı ama yapacaktım. O Beyzayla mutlu olabiliyorsa bende Atlasla olacaktım.
Ayak parmak uçlarına çıktım ve Atlas'ın dudağınıa çok küçük bir öpücük kondurdum. Tam geri çekilecektim ki Atlas sıkıca sardı beni.
Boynumdan derin bir nefes aldı. Bir yanım korkuyordu.
'Lütfen bana bunun bir rüya olmadığını söyle.'
'Atlas.'
Bana baktı bir eli hala sırtımdayken diğer eli saçlarımı yüzümden çekiyordu.
'Neyse boş ver. Kahveler soğuyacak.'
Beni bırakmıştı ama ben hala olayın etkisindeydim. Nasıl onu öperdim. Onun duygularıyla mı oynuyordum yoksa ona karşı birşeyler mi hissetmeye başlamıştım ?
Kahveyi içip filme kaldığımız yerden izlemeye devam ettik. Tabi filmden çok Atlas'ı izliyordum.
Göz kapaklarım ağırlaşırken Atlas kucağına alıp geniş yatağın üzerine uzandırdı. Beni kollarının arasına alıp hem sıkıca sardı hemde saçlarımı okşadı. Ona güvenim sonsuzdu hiç bir şekilde beni incitecek biri değildi.
Uzun zamandır bulamadığım huzuru onun kollarında buldum... Sıkıca sarılıp gözlerimi huzurun büyülü karanlığına teslim ettim.
Bölüm etkileşimi
