9. bölüm / 14
Yürek Sızım (YASAKLIM)Bölüm 9
Bölümler 14Şu an: Bölüm 9
- 1 Bölüm 11.497 kelime
- 2 Bölüm 22.165 kelime
- 3 B3557 kelime
- 4 bölüm41.212 kelime
- 5 Bölüm 51.442 kelime
- 6 Bölüm 61.218 kelime
- 7 Bölüm 7448 kelime
- 8 Bölüm 8642 kelime
- 9 Bölüm 91.232 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 Bölüm 101.199 kelime
- 11 Bölüm 113.500 kelime
- 12 Bölüm 121.277 kelime
- 13 132.047 kelime
- 14 14 sezon finali1.900 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
'Kalk artık. Beyza geldi bile.'
'Of istemiyorum uykum var benim.'
Uykum yoktu ama Beyzayı görmek istemiyordum. Abime aşkla bakması canımı yakıyordu. Abimde ona öyle bakıyor elini tutuyor, sarılıyor, öpüyordu. Bir kalp buna nasıl dayansın ki ?
'Efo kalk Atlas'da geldi. Seni merak etmiş.'
Yataktan doğruldum ve sinirle abime baktım.
'iyiymiş de .'
'Neden bu kadar öfkelisin ?'
'Öfkeli falan değilim. Uykumu alamadım ilaçlarda sersem gibi yapıyor zaten. '
'Tamam ne zaman kendime gelirsen in aşağıya.'
'Emredersin paşamm.'
Abim tek kaşını kaldırıp baktı. Ama hiç birşey söylemeden odadan çıktı.
Bende yataktan kalkıp üzerimi giyindim. Saçlarımı gelişi güzel toplayıp. Odamdan çıktım . Abimin odasının kapısı hafif aralıktı gördüklerim karşısında kalbim bir kez daha kırılmıştı. Abim ve Beyza öpüşüyorlardı.
Odamdan hırkamı aldım ve ayakkabılarımı giydim.
'Eftelya bekle.'
Atlas'tı.
Durup ona baktım. Koltuktan kalkıp yanıma koştu.
'İyi misin ? Nereye gidiyorsun?'
'Biraz hava alıcam.'
'Sana eşlik edebilir miyim ? Sıkıldım burda.'
'Olur. '
Birlikte salına salına parka doğru ilerledik. Hava bugün çok güzeldi.
'Oturalım mı ?'
O kadar dalmışım ki bian nerede olduğumu kestiremedim. Küçük bir çay bahçesiydi. Ben oturdum. Atlas'sa içeri girip 2 çay simit poğaça falan aldı .
'Senden bir şey isteyebilir miyim?'
'Her zaman .'
'Bana şu sevgiliden mektuplar'ın devamını anlatır mısın ?'
'Tamam ' dedi tek seferde. Sanki üstündeki yükten kurtulmak ister gibiydi.
"En son nerede kalmıştık?"
'Yıl sonu balosunda.'
Çayından bir yudum aldı.
......❇️....
"Genç adam yine aynı yere gidip oturdu. Cebinden zarfı çıkartıp dikkatle açtı...
Artık tarih yazmiyorum. Çünkü sensiz geçirdiğim hiç bir günlerin bir önemi yok. Artık dayanamıyorum sensizliğe ve kararımı verdim. Sana evlenme teklifi edeceğim. Kabul eder misin bilmiyorum ama ben şansımı denemek istiyorum yıllar sonra pişman olmaktansa şimdiden sana olan sevgimi dile getirmek istiyorum. Çünkü aşkın bana ızdırap gibi. Yanlış anlama tatlı ama acı veriyor. İçimdeki yangın seninle söner. Kalbim kalbinde huzur bulur. Şimdi hazırlanıp sana doğru yola çıkıyorum.. Kalbim de tatlı bir heyecan ve binkadar da korku var.. Ya beni kabul etmezsen ? Günlüğüm son sayfasına gelmişim. Yeni bir günlüğe seninle birlikte güzel haberinle başlamak istiyorum.
.....
Atlas çayı dan bir yudum aldı.
'Bitti mi ?'
'Son bir mektup daha kaldı. Onu da okuyunca bitecek. Ama burada anlatmak istiyorum. Beni takip et.'
Uzun bir yürüyüşün ardından. Bir mezarlığa geldiler.
'Burası ne için ?"
Konuşmadı Atlas mezarlığın sonundaki mezara doğru ilerledi.
Mezar taşını okuduğumda şok olmuştum.
'Nasıl ? Bu bu mezar ?'
'Evet Kumsal'ın mezarı.'
Gözlerim dolmuştu. Atlas cebinden bir mektup çıkarttı.
'Bunu sen oku.'
Elime aldım. Atlas mezara hüzünle bakarken mektubu açtım.
...❇️❇️❇️......
Seni ilk gördüğümde arkadaşlarla basketbol oynuyorduk. Top senin ayağına gelmişti. Kulaklığını çıkartıp bize baktın.
'Bacım topu atar mısın ?'
Eline alıp gelişi güzel atmıştın senin gelişi güzel attığın top potaya girmişti.
Bir daha bizden tarafa hiç dönmedin. Sürekli telefona bakıp etrafı inceliyordun. Sevgilin var sandım. Ama koşarak gelen bir kıza sarılınca içim nasıl rahatladı anlatamam. Kaç sefer yanından geçtim. Kaç sefer sen yürürken düşme diye yolundaki taşları temizledim.
Önce adını öğrendim. Sonra Gittiğin okulu buldum. Aynı okulda okuyabilmek için nelerden vazgeçtim bir bilsen. Motorlara olan zaafını öğrendim. Yanından geçerken dip gaza basmam bu sebeptendi. Söylediklerini arkam dönük dinlerken gözlerimin nasıl güldüğünü bilemezsin. Aslında serseri yada aylak biri değildim. Hepsi senin dikkatini çekmek içindi. Başarılı da oldum ama bir hafta gelemedim okula. Babam bizi terk edip gittiği için annem ve kardeşlerim benim sorumluluğumdaydı.
Sana rahatsızım demiştim. Gözlerimdeki morluklar dayaktan değil uykusuzluktandı.
Senin le sohbet ederek eve gittiğim günü asla unutmam. Nasıl olurda o kadar uzun yol 5 dakikaymış gibi hissettirirdi?
Yine işten çıkıp okula geldiğim bir günde gözlerimi açtığımda senin o boncuk gözlerinle karşılaştım. Allah'ım bu rüya ise hiç bitmesin diye dua ettim. Sonra sen çikolata ve soda getirmiştin. Hiç sevmesemde sen verdiğin için bal gibi gelmişti bana. Sende beni seviyorsun en azından artık aklındaydım ve yarın sana teklif edecektim. İster çıkma teklifi olsun ister evlilik. Çünkü ben senden başkasına bakamam artık.
Peşimdeki adamları atlatma bahanesiyle seni öptüğüm o an benim için çok başkaydı. Kalbim duracak gibi hissettim. Halbuki adamlar benim peşimde bile değildiler.
O gün akşam dayanamadım. Evine kadar geldim. Sabahı bekleyemezdim. Teklif edecektim korku ve heyecanla zile bastım.
Annen açtı. Başta kimsin der gibi baktı Yağız deyince kapıyı arkasından kapattı.
'Oğlum iki dakika gel benle.'
Şaşırmıştım evinizin yanında küçük bir kamelya vardı oraya oturduk.
'Bak oğlum. Kızım hakkında ne düşünüyorsun ne hissediyorsun bilmiyorum ama benim kızım hasta .'
'Nasıl yani ? Neyi var ?'
Annenin gözleri dolmuştu sesi titriyordu.
'yalvarıyorum oğlum. Tedavisi iyi gidiyor eğer hayatına girersen yine eski haline döner. Kızımı seviyorsan ondan uzak dur!'
Annen kalbime kor ateşi atıp gitmişti. Gözlerim doldu. Bir süre orada öylece oturdum sonra seni gördüm pencereden. Bir kaç tane ilaç almıştın.
Bu hayatımda verdiğim en kötü karardı. Senin için senden vazgeçtim. Okula gitmedim gidersem sana soğuk olmaya dayanamazdım.
Sadece sınavlar için gittim. Sen benden uzaklaşmıştın. Hem bedenen hem ruhen ama kalbin hala bendeydi biliyorum hissediyorum çünkü.
Balo günü geldiğinde seni öyle görünce nasıl bir tepki vereceğimi bilemedim ve koluna giren piçi orada öldürmek istedim.
Onun seninle dans etmesine izin veremezdim.
Seninle dans ederken sanki bulutların üzerindeymişiz hiç bir kötülük buna engel olamicakmış gibiydi.
Ve ertesi gün buluşalım dediğinde kuyumcuda yüzük bakıyordum. Ne olursa olsun sen sadece benimdin. Beyaz kıyafetinle bana doğru koşarken kaybettiği annesini bulan çocuğun sevinci vardı yüreğimde. Melek gibiydin nereden bilecektim gerçekten melek olacağını.
Sanki dünya durmuştu. Beynimde acı bir siren sesi. Gelinliğe benzettiğim beyaz elbisenin her yeri kan olmuştu. Gül yüzün sarı saçların kızıla boyanmıştı. Ambulans ne ara geldi bilmiyorum ne ara hastahaneye geldik.
Tek bir dua vardı dilimde tek bir dua.
"Allah'ım nolur ona birşey olmasın !'
Ameliyathane in kapısında kaç saat bekledim bilmiyorum annenin acı feryadıyla kendime geldim.
"Öldü " dedi bana sen ölemezsin. Yapamazsın beni bir başıma bırakamazdın. Ama bıraktın, gitti..
Senle beraber küçük bir kızı daha getirdiler. Kalp yetmezliği varmış. Senin ölümün ona hayat oldu. Kalbimin kalbini söküp aldılar.
Bende ölmek istedim annem durdurdu. Kendin için değil kardeşin için yaşa diye. Dedim ya babam yok diye tüm sorumluluk bana yüklendi. Hem çalıştım hem okudum doktor olup hayat kurtaracaktım tıpkı senin gibi..
Hep o banka oturup o kaza gününü düşündüm. Yine o boşluğa dalıp gittiğimde bir kaza oldu. Küçük bir kıza az kalsın araba çarpacaktı.
Hızla koştum ona. Korkmuştu. Onu oturtup su içirttim. Gözleri sen gibi bakıyordu.
Adını sordum Eftelya dedi. Hatırlamıştım senin kalbini verdikleri kız dı o.
'Teşekkür ederim ama iyim ben. Eve geç kalıyorum. Umarım tekrardan karşılaşırız .'
Giderken küçük bir defter düşürmüştü arkasından seslensemde duymadı ve O gittiğinde kalbimde bir boşluk oluştu. 4 yıl sonra ilk kez seni rüyamda gördüm.
İlk kez bana sıkıca sarıldın.
'Ben geldim sevgilim senin Eftelyan .'
Hiç bir anlam veremedim. Bu da neydi? Günlerce düşündüm. Kızın düşürdüğü defter ajandasıydı. Telefon numarasından e posta adresine kadar herşeyi yazıyordu.
Yazsam mı bilemiyordum. Tüm cesaretimle yazdım. Onun öfkelenmesi bile mutluluk veriyordu. İki yıl boyunca onu takip ettim. Kalbi Kumsala ait olsa bile o Eftelya'ydı. Çok farklıydı sokakta oynayan çocuklarla oda oyunlar oynuyordu. Ağlasa bile yüzü hep gülüyordu. Çok güçlüydü onu sevmemin sebebi de buydu galiba. .......
❇️❇️
Zarfın içinde bir yüzük vardı. Elime aldım gözlerim dolmuştu. Atlas'a baktım. İlerdeki tepeye oturup öylece boşluğu izliyordu. Yerimden kalkıp yanına gittim.
Bir süre ikimizde konuşmadık. Ne söyleyebilirdim ki ? Taşıdığım kalp yanımda oturan adamın sevgilisine aitti.
O sustu ben sustum. Sessizliği bozan telefonumun zil sesi oldu.
Babamdı arayan. Yolda olduğunu söylemişti.
'Babam yoldaymış eve gitmem lazım.'
Hiç bir şey söylemeden kalktı. Bir taksi çevirdi bindim.
'sen gelmiyor musun?'
'Biraz işim var sonra konuşuruz.'
'Tamam.'
Yüzüme bakamıyordu. Taksiyle giderken ona son kez baktığımda kaldırım kenarına oturmuş sigarasını yakıyordu.
Bölüm etkileşimi
