14. bölüm / 14
Yürek Sızım (YASAKLIM)14 sezon finali
Bölümler 14Şu an: 14 sezon finali
- 1 Bölüm 11.497 kelime
- 2 Bölüm 22.165 kelime
- 3 B3557 kelime
- 4 bölüm41.212 kelime
- 5 Bölüm 51.442 kelime
- 6 Bölüm 61.218 kelime
- 7 Bölüm 7448 kelime
- 8 Bölüm 8642 kelime
- 9 Bölüm 91.232 kelime
- 10 Bölüm 101.199 kelime
- 11 Bölüm 113.500 kelime
- 12 Bölüm 121.277 kelime
- 13 132.047 kelime
- 14 14 sezon finali1.900 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
..3 ay sonra...
Çalan telefonla yataktan doğruldum. Her telefon çalmasında Arat mı diye Heyecanla elime alıp hayal kırıklığına uğruyordum.
'Efendim.'
'Günaydın Sınav sonucun açıklandı mı?
'Günaydın.. bilmiyorum bakmadım. '
Arat'ın yokluğunu ders çalışmakla unutmaya çalışıyordum. Üç ay kos koca üç ay geçmişti. Bir sefer olsun ne aramış nede gelmişti. Ara ara Barlas'ın ev ve iş yerine gitsemde kapalıydı. Babamsa bu evi bana bırakmıştı. Faturalar la bile ilgilenmiyordu. Annemden kalan para yetse de harcamaya kıyamıyordum.
'Öhöm öhöm. Ben baktım. 487 yani bize yakın ünide doktorluk seçebilirsin. Bende yardımcı olurum sana.'
'Teşekkür ederim. Benim yerime tercih yapar mısın ? Şu sıralar kafam pek yerinde değil.'
'Tamam dikkat et kendine.'
'Görüşürüz.'
"Görüşürüz.'
Bugün iş görüşmesine gidecektim. Evde tek kaldığımda aklıma hep Arat'ın bir başka kadın için çekip gittiği geliyordu.
Yataktan kalkıp kısa bir duş aldım. Üzerime düzgün birşeyler giyip.motora bindim. Eski cicili bicili giyinen kız gitmişti. Kıyafetlerim bile karanlığı taşıyordu.
Adrese gelip motoru park ettim. Anahtarı cebime atıp danışmaya ilerledim.
'İş baş vurusu için geldim ben.'
'üçüncü kat koridorun sonundaki oda.'
Asansöre bindim ve 3 e bastım. Asansör durduğunda koridorun sonuna doğru ilerledim. Midem çok fena bulanıyordu. Gözlerim ara da bir kararsa da geçmişti.
Kapıyı tıklatıp odaya girdim. Büyük bir masa etrafında toplanmış bir kaç tane takım elbiseli adam vardı hepsi merakla bana bakıyordu.
'Ben..'
Hiç halim yoktu. Beynimden milyon tane konuşma geçirirken tek kelime edememiştim.
'iyi misin?'
'İş görüşmesi için gelmiştim ama yanlış gelmişim .'
'Orası bir alt katta ama 10 dakika dışarıda bekleyin size yardımcı olurum.'
Konuşan kişi oldukça genç ve Kibardı.
Kapıyı kapattım .
Koridorda bulunan koltuğa oturdum. Karnım çok ağrıyordu. Ellerimi karnıma dolayıp sıkıca sardım.
Acı içinde beklemeye başladım. Hiç halim yoktu. Ağrı bacaklarıma ve tüm vücuduma yayılıyordu. Hiç bu kadar şiddetli bir ağrım olmamıştı.
Yerimden kalkıp asansöre yöneldim. Zemin kata bastım ama bir türlü gitmiyordu. Yere çömelip asansörün kapanmasını beklerken. Az önce odadaki adamlar asansöre binmişti. Oralı olmadım.
'Basın artık şu lanet düğmeye!'
'iyi misiniz ?'
'Ordan bakınca iyi gibi mi görünüyorum?'
Asansör hareket etmişti. Nihayet asansör durmuştu. Az önceki adam kolumdan tutup kalkmama yardım etti.
'Neyle geldin? Taksi falan çağırayım mı ?'
"Motorla geldim ama kullanamicak kadar kötüyüm.'
'Adresin nere? Yada ambulansı arıyayım mı ?'
'Evime gitmek istiyorum.'
Adresimi söyledim. Taksi beklerken arabasına bindirdi. Kısa süre de evimin önüne gelmiştik. Cebimde anahtar aradım . Nihayet bulmuştum.
Çok ağrım vardı. Kapının eşiğine oturup ağlamaya başladım. Saçma bir regl yüzünden değil de Arat'ın gidişine ağladım. O gittikten sonra neye üzülsem hep onun yokluğuna ağladım..
Az önceki adam bahçe kapısından geri geldi anahtarı elimden alıp kapıyı açtı.
'Teşekkür ederim.'
'Ailen ?'
'Yalnız yaşıyorum. Herşey için teşekkür ederim. Yarın iyi olursam motorumu almaya gelirim.'
'İyi görünmüyorsun hastahaneye götürmemi ister misin?'
Daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı. Kendimi bilinmez bir karanlığa bıraktım..
..
Gözlerimi açtığımda hastahanenin o tanıdık kokusu burnuma dolmuştu bile.
Kolumdaki seruma baktım. Karnım hala çok ağrıyordu.
'Kimse yok mu ?'
Bir tane hemşire gelip bitmiş olan serumu çıkarttı.
'Gidebilir miyim artık?'
'Üzgünüm doktor beyin onaylaması lazım.'
Bier kaç saniye sonra doktorla adını bile bilmediğim adam geldi.
'Serum bitti gidebilir miyim artık?'
'kan değerlerine baktığımda 3 aylık hamilesin. Kan değerlerin çok düşmüş. Üzülerek söylüyorum ki bebek bu şekilde hayatta kalamaz. '
'Ne ?'
Doktor beni getiren gence bakarak.
'Eşinizin çok iyi bakılması gerekiyor. Stresten uzak durmalı aksi takdirde düşük kaçınılmaz olur. Reçeteye yazacağım ilaçları ihmal etmeyin.'
Bebeğim mi olacaktı? Elimi karnımdan çekemiyordum. Arat'ın bana hediyesiydi. Ama ben yapamazdım.
Ayakkabılarımı giyip hastahaneden çıktım.
'Daha iyi misin?'
'Teşekkür ederim. İyim size de zahmet verdim.'
'Benim için zevkti. Kaya ben. '
'Eftelya.'
Arabaya bindik yol boyu uyumuş numarası yapmıştım. Çünkü Arat'ı anlatmaya gücüm yoktu.
Eve geldiğim gibi kendimi odama attım.
Ağladım bir bebek gibi ağladım. Bebeği çok istiyordum ama nasıl yapacaktım hem bebek hem iş üstelik yapayalnızdım.
Annem ve Arat'a çok kızgındım. Neden bıraktılar ki? Neden?
Atlas'ı aradım.
'Şuanda ameliyattayım lütfen sesli mesaj bırakınız.'
Ne dicektim ki ona ? Sonsuza kadar uyumak istiyordum.
Arat'ı aradım.
'Aradığınız kişiye şuanda ulaşılamıyor. Sinyal sesimden sonra sesli mesaj bırakın.'
Ne dicektim? Bir başkası için beni terk eden adama dön diye yalvaracak mıydım?
Hayır! Güçlü olacaktım hiç olmadığım kadar güçlü. Hem Atlas vardı o hep yanımda oldu. Yine olurdu.
..
Kapının sesiyle gözlerimi açtım. Uyku sersemliğiyle yalın ayak merdivenlerden inip kapıyı açtım.
'Kimsin?'
'Dün tanışmıştık Kaya ben.'
'Ha pardon. Buyrun..'
Eve davet ettim. Koltuğa oturup elindeki poşeti uzattı.
'Bu ne der gibi baktım.'
'Dün reçeteyle kimliğin kalmıştı ilaçlarını getirdim.'
'Zahmet etmeseydiniz.'
'Ayrıca motorunu da getirdim. '
'Anahtar?'
'Bayılınca cebinden düşmüştü. Dün şirkete ne için gelmiştin? Yaşın daha küçük yargılamak için söylemiyorum hangi pozisyonda iş düşünüyorsan yardımcı olurum.'
'Bilmiyorum. Üniversite açılına kadar çalışıcam '
Biraz tereddütlüydü. Birşey sormaya çalışıyordu ama çekiniyordu.
'Bebeğin babasını soracaksan öyle biri yok artık. En azından benim için '
'Peki ya sonra ? Yani bebek doğunca nasıl devam edeceksin? Okul , iş ,bebek bunlar çok zor şeyler. '
'Biliyorum ama başka seçeneğim yok.'
'Eğer istersen . Sana yardımcı olurum.'
'Teşekkür ederim ama başımın çaresine bakarım.'
'Anlaşıldı. '
Kaya cebinden kart çıkartıp uzattı.
'Şahsi numaram ne zaman istersen ara.'
'Teşekkür ederim.'
Kaya gitmişti. Elime telefonu aldım. Arayabileceğim tek kişiyi Atlas'ı aradım.
'Atlas yüz yüze konuşabilir miyiz çok önemli. Hayır gelmene gerek yok. Adresini söyle ben gelirim. Of tamam evdeyim bekliyorum.'
Ne kadar söylesemde gelmek için ısrar etmişti. 1 saate gelirim demişti ama üç saat geçmesine rağmen gelmemişti. Telefonum çaldı.
'Alo Atlas nerdesin sen? Ne? Nasıl? Hangi hastahane ?'
Kalbim korkuyla atıyordu. Hayır olamazdı Arat'tan sonra Atlas'ı da kaybedemezdim.
"Olmaz olmaz olmaz... Taksi!"
Gelen taksiye binip hastahaneyi söyledim.
Hızla acilden girip danışmaya sordum. Ameliyata almışlar. Neden ameliyathanenin kapısında oturacak olmadığını hep merak etmiştim şimdi çok iyi anlıyorum insan ne ayakta durabiliyor nede oturabiliyor. Çaresizce gözünü kapıdan ayıramıyordu.
Yaşlı bir kadın ve bir kız geldi ağlayarak.
'Abim! Abim nerde durumu nasıl ?'
Yanıma geldiler. Onlarda ağlıyordu.
'Ben..'
'Senin ne işin var burada ha? Hala hangi yüzle gelebiliyorsun?'
'Ne ?'
'Abimin başına ne geldiyse hepsi senin yüzünden .'
'özür dilerim.'
'Ağlama defol git buradan git .'
Kapı açıldı. Doktor maskesini çıkartıp yüzüne olabildiğince üzgün bir ifade koydu.
'Hayır hayır!'
'Oğlumm!'
Kadının feryadı tüm hastahanede yankılanırken olduğum yere düştüm. Yapamazdı bunu bana yapamazdı. Atlas ölemezdi. O bu hikayenin beyaz meleğiydi. Boğazımda bir yumruk oluştu. Nefesim bile gitmiyordu.
Ameliyat hanenin koridoru feryat figandı. Kız kardeşi düşmanca bakıyordu. Annesini odaya alıp sakinleştirici yaptılar.
...
Doktorlar ölüm belgesini imzalayıp. Cesedi hastanenin morgunun diğer bölümünde yıkayıp kefenlediler. Tabutu Cenaze aracına koyup. Mezarlığa doğru ilerlediler. Vasiyet etmiş
"ölürsem kumsalın mezarının yanına gömün" diye.
Kısa sürede mezarlık dolup taşmıştı. Ne kadar da seveni vardı. Kardeşi mezarlığa girdirmedi. Senin yüzünden öldü abim. Katil sensin. Haklıydı katil bendim. Onu çağırmasaydım kaza yapmicaktı.
Annemin mezarına gittim. Ne kadar kaldım bilmiyorum hava kararmıştı. Sevdiğim herkes bir bir kayıp gitmişti hayatımdan. Sadece bebeğim kalmıştı sadece o ve ben .
Sıkıca sarıldım karnıma sende gitme ! Beni yalnız bırakma. Yeter artık gücüm kalmadı. Neden Allah'ım neden? Neden ? Hani yalnızlık sadece sana mahsustu bende yalnızım. Yusuf gibi kuyudayım. İbrahim gibi ateşteyim. Yakup gibi körüm göremiyorum önümü. Gönlüm Zekeriya gibi ortadan kesilmiş durumda. Bu imtihan ne zaman bitecek?
Uzandığım yerden kalktım. Eve doğru yürüdüm . Bahçe kapısından girdiğim esnada sırtıma çok şiddetli bir tekme yedim. Girişteki saksının üzerine düştüm.
'Bebeğimm!'
Arkamı döndüğümde Atlas'ın kardeşi korkuyla bana bakıyordu.
'Bebeğim! yardım et.'
Gözlerinde hiç acıma yada merhamet duygusu yoktu. Korkup panikledi ve hızla uzaklaştı.
'Sende gitme!'
Bacaklarımdan aşağıya kan akmaya başlamıştı bile. Zorlukla kalkıp eve girdim. Hızla banyoya ilerledim.
İç çamaşırımda küçük bi et parçası vardı.
Gitmişti işte . Herkes gibi oda gitmişti. Elime geçen herşeyi fırlattım. Gitti artık uğruna savaşacağım başaracağım herşey gitmişti.bacaklarımı yıkayıp temiz kıyafet giydim en yakın hastahaneye gittim. Muayeneden sonra hüznüm artmıştı.
'maalesef gebelik sonlanmış.'
Eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum bile evin bütün camlarını kırdım ne kadar bardak tabak kırılacak ne varsa kırdım. Geçmiyordu.
'Bitti buraya kadarmış. Yapayalnız kaldım.'
Oturdum. Beynim durmuştu artık boşluktan başka birşey düşünmüyor, görmüyordum. Ruhum çekilmişti sanki. Cebimde telefon çalıyordu ama beynim hiç bir komut vermiyordu. Üst üste çalıyordu. Kapılar ardına kadar açıktı evin her yeri paramparçaydı ruhum gibi. Işıkları bile yakmamıştım. Sokak lambalarının loş ışığı aydınlatıyordu.
Ev telefonu çalmaya başladı.
Eve bir araba yaklaşmıştı . Bir kaç saniye sonra salonda Kaya belirdi. Işıkları açtı.
'Eftelya iyi misin ? Eftelya ?'
İkinci arabanın sesi tanıdıktı.
Salona hızla Arat girdi.
'Eflin? '
Önce bana sonra kayaya baktı.
'Noldu burda?'
'Bilmiyorum yeni geldim ben.'
'Sen de kimsin?'
'Onun patronu.'
'Eftelya güzelim bana bak konuş benimle.'
Ona sarılmak istedim o tanıdık kokusunu ciğerlerime doldurmak istedim. Beynim yine hiç bir komuta tepki vermiyordu.
Ambulans siren sesi duydum. Bir kaçtane görevli yanıma geldi.
'İşte söylediğim hasta kız bu.'
Yaşlı bir kadın akıl hastahanesini aramıştı.
'Durn lan! Noluyor burda biri birşey açıklasın.'
'Komşularının şikayeti üzerine onu hastahaneye götürmemiz gerekiyor.'
Hemşire kolsuz gömleği üzerime geçirirken.
'Ben deli değilim!' diye bağırmak istedim ama olmadı. Boşluğa bakıp gülüyordum.
'Kızın hali ortada. bu gece hastahanede kalsın. Yarın detaylı açıklama yaparız.'
'Bende geliyorum.'
Kolsuz önlüğü giyip araca bindim. Arat kucağına çekmişti. İçim kan ağlarken kahkaha atıyordum.
Adaletin bu mu ? Herşeyi kaybettim herkesi en son aklım kalmıştı onuda kaybettim. Arat'ın gelmesi için herşeyimin gitmesi gerekiyormuş.
Kahkamın arkasındaki çığlıkları kimse görmüyordu. Bir süre sonra kahkamın yerini acı bir feryat aldı. Boynuma giren soğuk metal bir süre sonra uykumu getirip gözlerimi kapattırmıştı.
..
Uyandığımda sadece yatağı olan boş bir oda daydım. Yataktan doğruldum. Üzerimde pembe hastahane kıyafeti vardı.
Kapıdan çıktım. Arat koridorun sonundan bana doğru geliyordu. Ona doğru koşup sarılmak isterken bir yabancıymış gibi yanından öylece geçip gittim. Tüm bunları neden yapıyordum bilmiyorum. Evet gelmişti Arat'ım ama çok geç kalmıştı. Başka bir kadın için beni ve bebeğimi hiçe saymıştı.
'Eftelya!'
Bağırışını duyuyordum ama çektiğim acı hepsinin önündeydi.
Yalın ayak nereye gidiyordum bilmiyorum bile. Varmak istediğim yer nereydi? Ruhum çekilmiş gibiydi.
Arat sıkıca sarılmıştı. Göz yaşları saçlarımı ıslatıyordu.
'Özür dilerim nolur affet. Bi dinle beni.'
Boş boş yüzüne baktım. Köşedeki banka oturup yüzüme gelen saçlarımı temizledi.
"O gün gitmek zorunda kaldım çünkü annem tehlikedeydi. Geri dönerim sandım. Atlas'a söyledim annem tehlikede Eftelya ya haber ver dedim.'
Vermemişti Atlas tek bir kelime dahi etmemişti. Ona doğru döndüm elimi karnıma doladım.
'Bebeğimiz gitti.'
Arat şaşkınlıkla bakıyordu.
'Ne?'
'Önce annem ,sonra babam,Sen ,Atlas , bebeğim hepiniz gittiniz şimdi sıra bende.'
'Hayır geldim ben bak yanındayım.'
'Geç kaldın Arat ben seni hep bekledim. Çocukken babam kızdığında bekledim. Okulda dalga geçtiklerinde bekledim. Sokakta tacize uğrarken bekledim. Ben her gün beni sevdiğini söylemeni bekledim. Kör bir kızı yatakta bırakıp gittin ve ben yine bekledim. Bunun affı yok bende ve bende öyle bir gideceğim ki cami avlusundakilerle birlikte helal olsun diyeceksin. Ben seni çok sevdim Arat. Tüm yasaklara rağmen ben seni çok sevdim. Sen gittin ben bittim. Şimdi ben gidiyorum seni kendi karanlığında bırakıyorum.. '
'Gitme! Nolur gitme. Biliyorum affı yok yaptıklarımın ama beni sensiz bırakma.'
'Artık çok geç.
Son kez kirli sakallarına dokundum. Geçmişe dönmeyi ne çok isterdim. Onunla koşup oynadığımız günlere. Düştüğümde hızla koşan yaramı ilk onun sardığı günlere. Şimdi en büyük yarayı o açmıştı. Derin yaralar derin izler bırakır mış. Tıpkı onunda ruhuma bıraktığı iz gibi.
Onun için yanıp tutuşan yüreğim üşüyor artık. Söndü birer birer yolumu gösteren lambalar . Kayboldu ışıklarım. Karanlık sardı ümitleri kaybolan odamın duvarlarını. Bir mum alevinin silüetine büründü hayallerim. Titriyor penceremi dokuyan perdelerde. Ruhum gıcırdayan sandalyede beni kandıran celladın son nefesi gibi..
Kalemi kırıldı artık duygularımın yazmıyor artık intihar eden feryatlarımı.. Bu sessiz bir vedaydı. Yalın ayak çıktığım bu yolda ayağıma batanlardan çok canıma batanlar kanatıyordu ruhumu. Son birkez bakmak istedi yüreğim. Beynim izin vermedi. Ama yüreğim her zamanki gibi ,hep bekledi. Ardımdan gelipte sarılır mı diye? Ama o gelmedi bende dönmedim. Çünkü o bana ben ona hep yasaktık.
❇️~Sezon finali ~❇️
Bölüm etkileşimi
