Bölümler 18Şu an: 8. Bölüm rüya mı gerçek mi
- 1 1gece yarısı455 kelime
- 2 2.bölüm sahil293 kelime
- 3 3. Bölüm unutlmamış iz729 kelime
- 4 4.bölüm yurtdışı597 kelime
- 5 5.bölüm üvey kardeş755 kelime
- 6 6. Bölüm ay tenli kadın334 kelime
- 7 7. Bölüm gece mektubu680 kelime
- 8 8. Bölüm rüya mı gerçek mi522 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 9.bölüm baba493 kelime
- 10 10.bölüm DNA testi440 kelime
- 11 11.bölüm gün batımı440 kelime
- 12 12. Bölüm sayılı günler630 kelime
- 13 13. Bölüm bilinmeyen numara713 kelime
- 14 14.bölüm nasıl olur630 kelime
- 15 15.bölüm sızı702 kelime
- 16 16.bölüm anne825 kelime
- 17 17 kutlama978 kelime
- 18 Yayın evi724 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
gözlerimi açtığımda saat tam altıydı dokuzdan beri uyuyor muyduk evin etrafını geziyor
abimi arıyordum yoktu yoktu boğazım çatlayana kadar abime bağırmaya devam ederken
evden çıkmak üzereyken bir tur daha bağırdım
-abii abii
tekrar yurtdışına çıkmış olma ihtimali beni deli ediyordu beni tekrar bırakmış olabilir miydi
dışarı sonunda çıktığımda abimi görmeden rahatlayamıycaktım onu fark ettiğimde etrafım dönüyordu artık koşuyordum yol bitmiyordu bense kenarda durmak zorunda kalmıştım soluklanırken çağrı karşımda belirdiğinde anlam veremeyen bakışlar atarken abimi görüp
görmediğini sorduğumda elimi avucunun içine almış beni peşinden sürüklüyordu sonunda
durduğumuz da artık çağrıda yoktu ben artık koca bir boşluktaydım.
gözlerimi yavaşça aralamamla herşeyin bir rüya olduğunu idrak etmem uzun sürmemişti
artık odamda uyuya biliyordum kolumdaki alçı çıkmasada iyileşmiş sayılırdım mutfağa gittiğimde abim bir şeyler hazırlıyordu fakat bu sefer biraz fazlaydı yani yaptıkları aykut amcaların gelceğini öğrendiğim gibi hızla evi toplamaya başlamıştım işleri hallettikten sonra
abimin yanına gidip bana doğru döndüğünde hızla sarıldığımda 1.80 abiye sarılınca olan oldu başım kalbine değiyordu abim geri çekildiğimde abim eliyle ateşimi kontrol etmiş bana
dik dik bakar olmuştu
-bücürüm hayırdır ateşinde yok
sorgularcasına bakmaya devam ederken kabus gördüm öküzcük ateşim çıkmadı yani diye
mırıldandığımda kıkırdadığında gözlerimi devirmeden edemedim çağırların gelmesiyle
herkes bir tarafa dağıldığında ben ise çağrıyla mutfakta bir şeyler konuşurken neşe ablanın
ortama girmesiyle ikimizde susmuştuk
-konuşun gı duymamış gibi yapıcam
hepimiz kıkırdarken neşe abla gülmeyi bırakmış ve salona geçmişti çağrı elimi tuttuğunda
gözlerim ellerimize kaymış fakat bir şey dememiştim anlamayan bakışlar atsamda bugün rüyamda seni gördüm aynı böyle elele tutuşuyorduk dediğinde inanmayan bakışlarımı atarken tam lafa girerken abimin seslenmesiyle solona geçtiğimizde ben abimin yanına geçerken çağrı çoktan yerleşmiş gitarı çalmaya başlamıştı sesinin bir mükkemliği yoktu oysa
söylediği şarkı ve bunu söylerken ki mükemeliğini hiçbir şey bozamazdı ufuk baydemir'den (ay tenli kadın ) şarkısını söylerken gözlerini gözlerimden kaçırmaması sanki benim anlamadığım ama ikimizin hissettiği bir şeyi fısıldıyordu gözleri denize yaklaştıkça rengi değişir ya onun gibi sanki mavi rengin elli tonu vardı ve ben elli tonun ellisinde boğuluyordum daha boğulacak kadar yaklaşmamıştım oysa şarkı bittiğinde herkes evde bir yere dağıldığında çağrının yanına geçtiğimde elimi tutuğunda aramızda bir kaç santim bıraktı sanki artık gözlerim gözlerine değiyordu bu garipti mavinin ve yeşilin içerisine çekili vermiştim sadece bir kaç saniye içinde nasıl olmuştu bu biri bu hissi bana anlata bilirmiydi
-şuan olduğu gibi rüyamda ne işin vardı özgüm akın
-niye kabusun da olabilirdim
-sen ve benim kabusum olmak mı sen anca benim rüyam olursun oda oldu zaten illa kabus oluncaksa kabusun ben olabilirim bunu ister misin
dediğinde sen benim kabusum olamazsın çünkü sende bugün benim rüyamdaydın çağrı istesende olamazsın artık diye fısıldadığımda ayak sesleri işittiğimde çağrıdan uzaklaşıp
yerime geçtiğimde şaçımda takılı olan fuları çıkarıp çağrının yanına bırakmıştım abim yanıma gelip elini omzuma attığında sadece bir kaç dakika sonra herkes buradaydı tekrardan
sanki hepsi bu anı yaşamamız için gitmişti yada ben yüksek ihtimalle kafamda kuruyordum
kapı çalındığında abimle göz göze gelmiş hemen ardından kapıya bakmak için ayaklandığımda
-misafir mi bekliyordunuz
-hayır
-hayır
abimle aynı anda cevap verdiğimizde yüzümde yarım yamalak bir gülüş oluşmuştu
kapı tekrar çalındığında hızla kapıyı açtım bu.. imkansızdı bu imkansız olmalıydı derin soluklarım ardından vücudum titremeye başlamış konturolüm’den çıkmıştı artık
sendelediğimde sırtımda bir el hissettiğim de derin soluklar alarak kendime gelmeye çalışıyordum
Bölüm etkileşimi
