1. bölüm · YANLIZLIĞA GİDEN YOL
1gece yarısı
Anne ben mahalleye çıkıyorum
-gecenin bir yarısı mı kızım
-bir yere gidiyorum deme özgüm
-tamam anne
anneme son sözümü de söyledik’ten sonra tek katlı maviş evimizden çıkış yaptım kaldırıma oturup geceyi seyretmeye koyuldum ve ardından derin düşüncelerim bana kollarını aralamıştışı, evet ben dışarıdan yanlız değldim bir ailem ve bir çok arkadaşım vardı dostum dediğiim belkide bir çok insan vardı hayatımda ama dostum dediğim gercekten dostum muydu beni gercekten seviyorlar mıydı ailem beni gercekten seviyor muydu seviyorsa ben
neden bu sevgiyi hisetmiyordum bu soruların hepsini cevaplayacaktım aslında cevaplanacak
bir şey yoktu babam… boşverin onu peki annem bana nefes veren annem son zamanlarda kıvranıyordu yorgundu yüzü bir ölü kadar solgundu peki ya abim bana hayat veren kahkalarımın sebebi bu yıl da yoktu bu yılda kardeşinin yanında değildi sanırım yanlızlığa gidan bu yolda bir adım daha öndeydim artık..
(Çağrıdan)
bu gün yine yağmur yapyordu alında üç gündür kesintisiz bir şekilde yağmur yağıyordu
bu gün kimin için ağlıyordu istanbul yada kimin için ağlayacaktı istanbulun yağmuru hiç dinmez miydi bense burda oturmuş yağmuru izliyordum hemde merak ediyordum ablamla sürdürdüğüm bu yaşamım nasıl devam edicekti taşınacaktık abalam öyle diyordu çocukluğumu geçirdiğim bu evden uçup gidecektik bu beni biraz üzüyordum açıkcası babam
üzülmememiz gerektiğini söylüyordu ve asında burda annem ve babam yaşamıştı biz değil
benim çocukluğum yani bebekiğim taşınacağımız evde geçmiş öyle söyleniyordu düşüncelerimden kurtulmak istercesine gözlerimi kapatığımda her yolun bir sonu her
sonunda bir başlangıcı vardır belki ben başlangıctaydım ama eminim ki sonuna da geleceğim
…
- özgüm hadi artık eve güzlim
-tamam anne
annemin seslenmesiyle biran ne kadar geceyi seyretiğimi düşündüm peki ne önemi vardı
kaç saatir oturduğmun bir önemi yoktu aslında annem bana seni seviyorum dese bile ben bu
sevgiyi hisetmedikçe ne önemi vardı yanlız hissediyordum hayır hayır bu his değildi bu gercekti acı bir gercek ben yanlızdım hemde koca bir yanlızlığa gömülmüştüm ve beni bu
gömüden çıkara bilecek tek kişi abimdi yorgun olmama rağmen zorla ayağa kaltım her şeyi
içime atmaktan yorulmuştum artık artık günlüğüme bir şeyler karalamam gerekiyordu sanırım
-nerde kaldın be kızım
-geldim ya anne ben odama geçiyorum
şuan saat tam dörtü ve ben siyah günlüğümü almış içimi dökmeye başlamıştım zaten benim
benden başka kimsem yok gibi görünüyordu,
selamın aleyküm günlük evet günlüğümü yazmaya biraz garip başlıyorum ben buna alıştım ama sanırım bu ve bundan önceki günlüğüm böyle başlamama alışmayacak neyse
sevgili günlük
canım yanıyordu beş yaşından beri babamın bana olmayan sevgisiyle büyümüstüm ben şimdide yazar olma hayalleri kuruyor ve kurmayada devam ediyordum ve ayrıca yazıyordumda ben hep yazıyordum basketi de severdim hatta oynamak dahi isterdim
fakat buda bana engeldi çoğu şey gibi bir uçurumda oturuyordum böyle her an düşecekmiş
gibi yanlızlığımın uçurumunda bu uçurumun bir sonu var mıydı günlüğümü kapatıp ve her şeyi bir süreliğine olsun unutmaya karar verdim ve kitabımı aldığım gibi okumaya başladım
