YANLIZLIĞA GİDEN YOL kitap kapağı

13. bölüm / 18

13. Bölüm bilinmeyen numara

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: 13. Bölüm bilinmeyen numara

(geçmiş)
zar zor üstümü giyindikten sonra saçlarımı taramak için çekmecemi açmıştım ki tarağım yerinde değil di annemin almış olabileceğini düşünüp zıplayaraktan solona geçtiğimde babam ordaydı bende olduğum yerde durup seslendim
-anne tarağım nerde
-açıkçası bende babacım
babamın bunu demesi beni çok şaşırtsa da saçını tarayabilir miyim demsi daha da şaşırtmıştı
babamın önüne oturduğumda ise saçlarımı bir süre taradıktan sonra ne sandın çocuk seni gerçekten sevdiğimi mi seni kızım gibi göreceğimi mi dudakları öfke soluyordu sanki başı saçıma değse de tepki göstermemeye özen gösteriyordum oysa nefesinin saçıma değdiği her an kendimden biraz daha nefret ettim kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu biliyorum büyüyünce çok güzel olacaksın ama ben yine seni sevmeyeceğim elinde bir makas görmemle saçlarıma deyeyeceğini hissettiğim gibi ayağa fırladım
-saçlarımı kesme

-kesmesem nasıl büyümeyi öğrencekler ki, şimdi otur önüme
istemeye istemeye önüne oturduğumda saçlarımı ucundan da olsa kesmişti babam dediğim adam şerefsizin tekiydi evet o beni hiç bir zaman sevmemişti ama belki umudu da bende nefrete dönüşmüştü ve bir daha sacıma kimsenin dokunmasına izin vermeyecektim bu babam dahi olsa zaten babam dokunduğunda içime irilti geliyordu

(günümüz)

tarağı alıp saçlarımı taradıktan sonra kendimi yatağa fırlatıp gözyaşlarımı serbest bıraktığımda ise canımı yakan herşeye sövesim gelıyordu babamın yaptıkları ne zaman aklımdan çıkacaktı ne zaman unutacaktım zaman dediğin ne garipti gözyaşlarımı sildiğim gibi yatağıma tekrar uzandığımda kapının çalınmasıyla gir diye seslendiğim de abimin yavaş bir şekilde odaya giriş ve kırmızı koltuğa oturuşunu izlemiştim bunu hatırlıyor musun dediğinde kırmızı ipi mi diye şaşkınca sorduğumda gülerek karşılık verdiğin de
-ip değil bileklik senin bilekliğin
kaşlarımı yukarı kaldırdığımda elinde olanın eşini de gösterdiğinde bu da benimdi daha çok diye söze başlamıştı küçüktün fakat hiç susmazdın bunuda asla susmadığın için almıştık bileğine bağladığımda çok mutlu olmuştun hiç unutmam unutmam lazımdı özgüm kardeşimi unutmamak için seni bulmak için babam ne kadar da o öz kardeşin değil desede inanamadım belki de inanmak istemedim ama iyiki de inanmamışım be birayım unutmak istesem de beceremezdim be güzelim adını koyduğum bebeği ben nasıl unutayım deyip sözünü bitirdiğinde gözlerim buğulandığında hafif tebessümle başımı yana yatırdığımda ne diyeceğimi bilememiştim yatağın ucundan kalkıp yanına geçtiğimde ne diyeceğimi bilemesem de dudaklarımın ucundan kısık sesle özür dilerim döküldüğünde saclarıma minik bir öpücük kondurup kolumu sıvazladığında
-bu kadar duygusalık yeter ya ben daha abimi tanıyamadım dökül bakalım
bu ani duygu değişimime karşılık gülerek karşılık verdiğinde ilk sen dediğinde gözlerimi devirerek karşılık verdim iyi tamam dedim
-liseyi anadoluda bitirdim üniversite sınavına girmedim kitap yazıyorum çıkartıcam öyle
-iyi ben de işsizim işte
kapı çalınıyordu abimin dediğine gülmeyi bırakıp ikimz de salona geçmiştik abim kapıyı açıp kenara çekildiğinde çağrının içeri girmesiyle ayağa kalktım sarıldıktan sonra geri çekildiğimde
-aslında ben özgümü almak için gelmiştim ama siz buradaysanız ben gideyim
abim çağrının bu sözüne karşılık iğrenir bakışlar atarken sadece gülümsemeyle yetindiğimde abim bir şey dememeyi seçmiş ben ise üstümü değişmeye gitmiş hızla geri inmiştim dışarıya çıktığımızda taksiye binmiş sahile geçmiştik ayağımızdaki ayakkabıları çıkarmış kumda yürürken bir anda durup kendimi kumların üstüne biraktığımda çağrı da gülerek yanıma yerleştiğinde şarkı söylemeye başladı

-tenin almış beyazlığını aydan saçlarının rengi geceden bundan bundan geceye sevdamm

-hangi gecenin sevdalısıymışsın sen

-gecenin her zerresini taşıyan bir tanıdığım var ona dediğinde

-onu tanıyor muyum dediğimde gözlerini gözlerimin içine bakarak bilmem dediğin de yarım bir gülümseme oluştu dudaklarımda sahilden kalktık yürüdük hiç bir şey demeden de çok şey dedik birbirimize karş,ı gece olmadan eve geçtiğimde abimler yemek yiyordu

-ben geç gelirsin sanmıştım

-yeterince geç kaldı zaten dışarıda it köpek var

-yanımda da çağrı vardı abi

ellerini yıkayıp karşılarına oturduğumda pilavımı yerken abim gözlerini üzerime dikmiş dik dik bakıyordu elimi ağzıma sper edip konuşmaya başladım

-çek şu gözlerini üzerimden aras abi

-ne yaptınız çağrıyla

-ne yapmış olabilirler deniz ?

-off sende baskıcı abi rolünü oynama aras ya bırak da kardeşime sorayım ha

iki abimi de dinlerken bir birlerinden ne kadar zıt olduklarını düşünüyordum başımı yana sallarken bir yandan da tebessüm ettiğimde deniz abi bulaşmadan durmadığında isyan eden bakışlarımı atıp odama çekileceğimi söylediğimde

-önce sofra toplanacak sonra dizi izlenecek sonra uyuncak

iç ses:allah allah paşama bak sen sofrayıda toplamiycam dizi de izlemiycem

her şeyi halletikden sonra oturup dizi izlemeye koyulduk abimler uykuya çekilmiş ben ise hala dizi izliyordum gece gece ev telefonu çaldığında kimin arayabileceğini düşündüm hemde ev telefonundan yavaş adımlarla telefonun olduğu sehpaya gidip aldığımda ben daha konuşmadan karşı taraf konuştuğunda

-alo aras annem sen o it yanınızda değil he yavrum

-hanfendi yanlış numarayı aradınız sanırım

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…