7. bölüm / 31
Yanlış Düğünde Doğru YalanBölüm 7
Bölümler 31Şu an: Bölüm 7
- 1 Bölüm 1686 kelime
- 2 Bölüm 2627 kelime
- 3 Bölüm 3686 kelime
- 4 Bölüm 4689 kelime
- 5 Bölüm 5647 kelime
- 6 Bölüm 6684 kelime
- 7 Bölüm 7607 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 Bölüm 8685 kelime
- 9 Bölüm 9657 kelime
- 10 Bölüm 10596 kelime
- 11 Bölüm 11504 kelime
- 12 Bölüm 12627 kelime
- 13 Bölüm 13530 kelime
- 14 Bölüm 14539 kelime
- 15 Bölüm 15556 kelime
- 16 Bölüm 16612 kelime
- 17 Bölüm 17700 kelime
- 18 Bölüm 18582 kelime
- 19 Bölüm 19511 kelime
- 20 Bölüm 20523 kelime
- 21 Bölüm 21520 kelime
- 22 Bölüm 22512 kelime
- 23 Bölüm 23595 kelime
- 24 Bölüm 24562 kelime
- 25 Bölüm 25680 kelime
- 26 Bölüm 26526 kelime
- 27 Bölüm 27491 kelime
- 28 Bölüm 28480 kelime
- 29 Bölüm 29563 kelime
- 30 Bölüm 30617 kelime
- 31 Bölüm 31748 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Defne sabah gözlerini açtığında birkaç saniye nerede olduğunu anlayamadı. Oda sessizdi. Yumuşak gri ışık perdelerin arasından içeri süzülüyordu. Yağmur durmuştu ama şehir hâlâ uykulu görünüyordu. Uzaklardan martı sesleri geliyordu. Sonra sandal ağacı kokusunu aldı. Ve dün geceyi hatırladı. Demir ailesi. Yağmur. Arda. Kalbi sinir bozucu şekilde hızlandı.
“Harika,” diye mırıldandı kendi kendine. “Gerçekten harika.”
Yatağın içinde doğrulup saçlarını topladı. Telefonunu eline aldığında ekranda üç mesaj vardı.
İlki Zeynep’tendi.
“HÂLÂ ORADA MISIN???”
“Kadın seni gelin yaptı mı?”
“Hayattaysan haber ver.”
“Defne istemsizce gülümsedi.”
İkinci mesaj Mert’tendi.
“Konuşmamız lazım.”
Defne’nin yüzündeki ifade anında düzleşti. Eskiden bu mesajı görünce paniklerdi. Şimdi yalnızca yoruluyordu.
Üçüncü mesaj ise Arda’dandı.
“Kahvaltıya inerken annemin seni evlat edinme girişimlerine karşı dikkatli ol.”
Defne istemsizce güldü. Bu adam gerçekten insanın savunmasını bozuyordu. Defne uzun zamandır birine alışmamaya çalışıyordu.
—
Aşağı indiğinde ev çoktan uyanmıştı. Mutfaktan kahkaha sesleri geliyordu. Kahve kokusu bütün koridora yayılmıştı. Defne birkaç saniye kapının önünde durdu. İnsan bazen bazı manzaralara yabancı hissederdi. Kalabalık mutfaklar. Birbirine laf atan insanlar. Sıcaklık. Bunlar Defne’nin büyüdüğü şeyler değildi. Bu yüzden içeri girmeden önce kısa bir an duraksadı. Tam o sırada içeriden Arda’nın sesi geldi.
“Kapının önünde kaç dakika durmayı planlıyorsun?”
Defne irkildi. Arda mutfak adasının yanına yaslanmış kahve içiyordu. Üstünde siyah tişört ve gri eşofman vardı. Bu yasal değildi. Bazı erkekler fazla iyi görünüyordu. Sabah haliyle bu kadar çekici olmak kibir sayılmalıydı.
“Beni korkuttun.”
“Hayır,” dedi Arda sakin şekilde. “Yalnızca seni fark ettim.”
Defne’nin içi gereksiz şekilde ısındı. Bu adamın problemi tam olarak buydu işte. En basit cümleleri bile fazla yakın hissettiriyordu.
“Günaydın!” dedi Nermin Hanım mutfaktan çıkarak. “Sana menemen yaptım.”
Defne gözlerini kırptı.
“Bana mı?”
“Buradaki herkes için yaptım ama şu an en sevdiğim sensin.”
“Anne,” dedi Kerem arkadan. “Bunu çocuklarının önünde söylemen normal mi?”
“Davranışlarınızı düzeltin, siz de favorim olun.”
Aylin kahvesini içerken sırıttı.
“Defne, kaçmak için hâlâ vaktin var.”
“Geç kaldı,” dedi Nermin Hanım. “Kızı seviyorum.”
Defne istemsizce güldü. Ve yine o his geldi. Sıcaklık. Tehlikeli bir sıcaklık. İnsan bazen ait olmadığı şeyleri özlerdi. Masaya oturduğunda Arda tam karşısındaydı. Bu bir tuzaktı. Kesinlikle planlıydı.
“İyi uyudun mu?” diye sordu Arda.
“Evet.”
“Yalan.”
Defne kaşlarını çattı.
“Şimdi ne oldu?”
“Sağ kaş.”
Defne hemen elini kaşına götürdü. Masadaki herkes güldü.
“Ne demek sağ kaş?” diye sordu Kerem.
Arda rahatça kahvesinden bir yudum aldı.
“Yalan söylediğinde hafif kalkıyor.”
Defne ona baktı.
“Bunu yaymayı bırak.”
“Ben bilim insanıyım. Bulgularımı paylaşırım.”
“Sen maksimum tehdit unsurusun.”
“Romantik,” dedi Aylin.
Defne kafasını masaya vurmayı düşündü.
—
Kahvaltının ortasında telefon yeniden titredi. Mert arıyordu. Defne birkaç saniye ekrana baktı. Sonra telefonu sessize aldı. Arda bunu fark etti. Hiçbir şey söylemedi. Ama bakışları kısa bir anlığına telefonda kaldı.
“Cevap vermeyecek misin?” diye sordu Aylin dikkatlice.
Defne omuz silkti.
“Ne konuşacağımızı bilmiyorum.”
“Eski sevgililer genelde konuşmak istemez,” dedi Kerem. “Geri dönmek ister.”
“Çok romantiksin abi,” dedi Arda.
“Tecrübeyle sabit.”
Nermin Hanım Defne’ye döndü.
“Kalbin kırıldı mı gerçekten?”
Mutfak bir anda sessizleşti. Defne kısa bir an ne diyeceğini bilemedi. İnsanlar genelde bu soruyu dikkatlice sorardı. Nermin Hanım ise doğrudan sormuştu. Belki de bu yüzden dürüst geliyordu. Defne parmaklarını kupasının etrafında gezdirdi.
“Biraz.”
Arda gözlerini ondan ayırmadı.
“Biraz mı?” dedi Kerem. “Dört yıllık ilişkiydi.”
Defne hafifçe gülümsedi.
“İnsan bazen ilişki bitince değil…” sesi yavaşladı, “kendini neden bu kadar az sevdiğini fark edince üzülüyor.”
Mutfakta birkaç saniyelik sessizlik oldu. Sonra Nermin Hanım ayağa kalktı. Gidip Defne’nin başını öptü. Defne dondu.
“… Ne yapıyorsunuz?”
“Canım istedi.”
Arda kahkahasını tuttu.
“Anne sen gerçekten garip bir kadınsın.”
“Sus. Kız üzgün.”
Defne istemsizce güldü. Ve tam o anda Arda ona baktı. Uzun. Sessiz. Öyle bir bakıştı ki Defne birkaç saniye nefes almayı unuttu. Çünkü ilk kez bir adamın ona acıyarak değil… Hayranlıkla baktığını hissediyordu. Ve insan bazen en çok buna alışamazdı.
Bölüm etkileşimi
