2. bölüm / 31
Yanlış Düğünde Doğru YalanBölüm 2
Bölümler 31Şu an: Bölüm 2
- 1 Bölüm 1686 kelime
- 2 Bölüm 2627 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Bölüm 3686 kelime
- 4 Bölüm 4689 kelime
- 5 Bölüm 5647 kelime
- 6 Bölüm 6684 kelime
- 7 Bölüm 7607 kelime
- 8 Bölüm 8685 kelime
- 9 Bölüm 9657 kelime
- 10 Bölüm 10596 kelime
- 11 Bölüm 11504 kelime
- 12 Bölüm 12627 kelime
- 13 Bölüm 13530 kelime
- 14 Bölüm 14539 kelime
- 15 Bölüm 15556 kelime
- 16 Bölüm 16612 kelime
- 17 Bölüm 17700 kelime
- 18 Bölüm 18582 kelime
- 19 Bölüm 19511 kelime
- 20 Bölüm 20523 kelime
- 21 Bölüm 21520 kelime
- 22 Bölüm 22512 kelime
- 23 Bölüm 23595 kelime
- 24 Bölüm 24562 kelime
- 25 Bölüm 25680 kelime
- 26 Bölüm 26526 kelime
- 27 Bölüm 27491 kelime
- 28 Bölüm 28480 kelime
- 29 Bölüm 29563 kelime
- 30 Bölüm 30617 kelime
- 31 Bölüm 31748 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Defne ertesi sabah uyandığında hayatının yeniden normalleşmesini bekliyordu. Bazı geceler yalnızca gecede kalmalıydı. Düğünler, eski sevgililer, fazla yakışıklı yabancılar, sahte sevgili numaraları… İnsan sabah olunca bunların hepsine biraz utanarak gülüp kahvesini içmeliydi. Evrenin Defne için başka planları vardı. Telefonu tam sekiz kırk üçte çaldı. Defne battaniyenin altından kolunu çıkarıp telefonu eline aldı. Ekranda Zeynep yazıyordu. Bu tek başına kötü bir işaretti. Çünkü Zeynep sabah insanı değildi.
“Öldü mü biri?” dedi Defne çatallı sesiyle.
“Daha kötü.”
Defne gözlerini kapadı.
“Hamile misin?”
“Hayır!”
“Çok şükür.”
“Defne, odaklan. Dünkü adam seni arıyor.”
Defne birkaç saniye sessiz kaldı. Sonra doğrulup oturdu.
“Ne?”
“Arda. Seni arıyor.”
“Telefonumu nereden bulmuş?”
“Benden aldı.”
Defne’nin yüzündeki ifade yavaşça değişti.
“Zeynep.”
“Bak, tehdit etmeden önce şunu söylemek istiyorum: Adam çok kibar konuştu.”
“Telefon numaramı mafyaya da aynı rahatlıkla verir misin?”
“Eğer mafya o kadar yakışıklıysa düşünebilirim.”
Defne yastığını yüzüne bastırdı.
“Sen korkunç bir insansın.”
“Bunu daha önce de söyledin.”
Telefon yeniden titredi. Bu kez bilinmeyen numara. Defne birkaç saniye ekrana baktı. Açmamalıydı. Kesinlikle açmamalıydı. Bu tarz hikâyeler zaten hep böyle başlıyordu. İnsan önce küçük bir hata yapıyor, sonra kendini bir adamın ailesiyle hafta sonu kahvaltısında buluyordu.
…
Defne dondu.
Yok artık.
Hayır.
Açtı.
“Alo?”
Karşı taraftan tanıdık, sakin bir erkek sesi geldi.
“Günaydın.”
Defne istemsizce dik oturdu. Adamın sesi telefonda daha fenaydı. Daha yakın. Daha sıcak.
“Numaramı yasa dışı yollarla elde ettiğini varsayıyorum.”
Arda güldü. Defne nefret ediyordu bundan. Çünkü adamın gülüşü fazla rahattı. Sanki dünyada hiçbir şey onu gerçekten strese sokamıyormuş gibiydi.
“Teknik olarak arkadaşın verdi.”
“Teknik olarak bu suç ortaklığı.”
“Savunmamı mahkemede yaparım.”
Defne istemsizce dudaklarını bastırdı. Bu kötüydü. Çünkü gülümsemeye başlıyordu.
“Ne istiyorsun?”
“Bir özür.”
“Ne için?”
“Bu sabah annemin beni arayıp ‘Defne’yi ne zaman yemeğe getiriyorsun?’ diye sorması yüzünden.”
Defne birkaç saniye konuşamadı.
“… Ne?”
“Sanırım dün gece biraz fazla inandırıcıydık.”
“Biz delirdik mi?”
“Henüz değil. Ama potansiyelimiz var.”
Defne mutfağa yürüdü. Kahve makinesini çalıştırırken gözlerini kapadı. Hayatındaki erkek seçimleri zaten kötüydü. Bir de şimdi tanımadığı bir adamla sahte ilişki oyunu oynuyordu. Harika.
“Bak,” dedi Defne yorgun bir sesle. “Dünkü şey komikti. Ama orada kalmalı.”
“Katılıyorum.”
Defne rahatladı.
“Güzel.”
“Bu yüzden senden yalnızca bir iyilik isteyeceğim.”
Defne hemen şüphelendi.
“Hayır.”
“Daha söylemedim.”
“Enerjisi kötü.”
Arda yine güldü.
“Bu akşam aile yemeği var.”
“Hayır.”
“Beni dinle—”
“Dinledim. Hâlâ hayır.”
“Bir saat.”
“Hayır.”
“İki saat maksimum.”
“Hayır.”
“Annem dün gece bize bakarken ağlayacak gibi oldu.”
Defne durdu.
“… Ne?”
“Kadın üç yıldır ilk kez biriyle çıktığıma inanıyor.”
“Bu benim problemim değil.”
“Şu an biraz problemine benziyor.”
Defne kahvesini doldururken sinirle tavana baktı. Evren gerçekten onunla eğleniyordu.
“Ben neden bunu yapayım?”
Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu. Sonra Arda’nın sesi bu kez daha sakin çıktı.
“Çünkü dün gece uzun zaman sonra ilk kez gerçekten eğlendim.”
Defne cevap vermedi. Bu cümle aptalca şekilde dürüst gelmişti. Ve dürüstlük bazen flörtten daha tehlikeliydi.
“Bir de,” dedi Arda rahatça, “eski sevgilin sosyal medyada düğünden bir fotoğraf paylaşmış.”
Defne gözlerini kıstı.
“Ee?”
“Sen de arka planda görünüyorsun.”
Defne’nin içi sıkıştı.
“Harika.”
“Yanındaki adam da ben olduğum için şu an internet senin ‘gizemli yeni sevgilin’ olduğumu düşünüyor.”
Defne dondu.
“Ne?”
“Yorumlar oldukça yaratıcı.”
“Arda.”
“Bir tanesi ‘kadın eski sevgilisinin düğününe bile final boss’la gelmiş’ yazmış.”
Defne istemsizce kahkaha attı. Gerçek bir kahkaha. Sabahın ortasında, istemeden. Ve bu çok uzun zamandır olmuyordu. Arda birkaç saniye sustu. Sanki onun gülüşünü dinliyordu.
“Tamam,” dedi Defne sonunda. “Sadece bir akşam.”
“Harika.”
“Ama bazı kurallarım var.”
“Korkuyorum.”
“Bir: Bana saçma lakaplar takmayacaksın.”
“Peki.”
“İki: Bana durduk yere dokunmayacaksın.”
Kısa bir sessizlik oldu. Sonra Arda’nın sesi hafifçe değişti. Daha alçak.
“Dün gece şikâyet etmiyordun.”
Defne nefesini tuttu.
“Hoşça kal.”
Telefonu kapattı. Sonra birkaç saniye mutfakta öylece durdu. Kalbi saçma şekilde hızlı atıyordu. Bu hiç iyi değildi. Çünkü Defne bazı adamlardan nasıl uzak durulacağını bilirdi. Kibirli adamlardan. Yalancı adamlardan. Eski sevgililerden. Ama insanı güldüren adamlardan korunmak daha zordu.
Bölüm etkileşimi
