Teoden 2 kitap kapağı

27. bölüm / 29

🎭 Teoden 2 -24. BÖLÜM: BEYAZ SAYFA VE SONUN BAŞLANGICI

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 🎭 Teoden 2 -24. BÖLÜM: BEYAZ SAYFA VE SONUN BAŞLANGICI
  1. 1 Uyarı!!!!63 kelime
  2. 2 🎭 TEODEN 2 - KARAKTER TANITIMI193 kelime
  3. 3 🎭 TEODEN 2 -1. BÖLÜM: SESSİZ SAVAŞIN EŞİĞİ338 kelime
  4. 4 🎭 TEODEN 2 - 2. BÖLÜM: DİŞE DİŞ, GÖZE GÖZ284 kelime
  5. 5 🎭 TEODEN 2 - 3. BÖLÜM: GERİLİMİN DOKUSU468 kelime
  6. 6 🎭 TEODEN 2 -4. BÖLÜM: KAPALILAR ARASINDAKI TUZAK508 kelime
  7. 7 🎭 TEODEN 2 - 5. BÖLÜM: BÜYÜK KIRILMA VE HESAPLAŞMA973 kelime
  8. 8 🎭 TEODEN 2 -6. BÖLÜM: YANGINDAN KAÇARKEN1.106 kelime
  9. 9 🎭 TEODEN 2 -7. BÖLÜM: BÜYÜK FIRTINA901 kelime
  10. 10 🎭 TEODEN 2 -8. BÖLÜM: BODRUM SIĞINAĞI597 kelime
  11. 11 🎭 TEODEN 2 -9. BÖLÜM: SAVAŞ ÇANLARI VE BODRUM’UN AYAZI971 kelime
  12. 12 🎭 TEODEN 2 -10. BÖLÜM: AÇIK MEKTUP VE DÖRT DUVAR506 kelime
  13. 13 🎭 TEODEN 2 - 11. BÖLÜM: YAĞMUR ALTINDAKİ SESSİZLİK722 kelime
  14. 14 🎭 TEODEN 2 - 12. BÖLÜM: GECE VARDİYASI VE KİLİTLİ KAPILAR581 kelime
  15. 15 🎭 TEODEN 2 - 13. BÖLÜM: AÇIK HESAPLAR VE KÖPÜREN DENİZ610 kelime
  16. 16 🎭 TEODEN 2 - 14. BÖLÜM: DUMAN, KIVILCIM VE DUVARLAR1.126 kelime
  17. 17 🎭 TEODEN 2 - 15. BÖLÜM: YANGININ EŞİĞİNDE965 kelime
  18. 18 🎭Teoden 2 -16. BÖLÜM: MEYDAN OKUMA VE KIVILCIMLAR1.320 kelime
  19. 19 🎭 Teoden 2 -17. BÖLÜM: KALKAN VE SIĞINAK1.017 kelime
  20. 20 🎭 Teoden 2 -18. BÖLÜM: SİYAH, BORDO VE BİTMEYEN GÖLGELER908 kelime
  21. 21 🎭 Teoden 2-19. BÖLÜM: MEYDAN OKUMA VE ALEVLER726 kelime
  22. 22 🎭 Teoden 2 -20. BÖLÜM: YANGIN VE UÇURUMUN EŞİĞİ1.341 kelime
  23. 23 🎭 Teoden 2-21. BÖLÜM: GEÇMİŞİN KÜLLERİ VE GİZLİ SIZMA843 kelime
  24. 24 Duyuru!!!!25 kelime
  25. 25 🎭 Teoden 2 -22. BÖLÜM: BÜYÜK ÇÖKÜŞ VE YIKIM1.191 kelime
  26. 26 🎭 Teoden 2 -23. BÖLÜM: YARALARIN KABUĞU VE İKİ KİŞİLİK DÜNYA763 kelime
  27. 27 🎭 Teoden 2 -24. BÖLÜM: BEYAZ SAYFA VE SONUN BAŞLANGICI1.140 kelime · Okuduğun bölüm
  28. 28 🎭Teoden 2 -25. BÖLÜM: KRALLIĞIN ŞAFAĞI VE SONSUZLUK (BÜYÜK FİNAL)1.550 kelime
  29. 29 Duyuruu17 kelime

🎭 Teoden 2 -
24. BÖLÜM: BEYAZ SAYFA VE SONUN BAŞLANGICI
Deniz’in Anlatımıyla
Bodrum’un üzerine çöken o büyük fırtınanın ardından doğan sabah, hayatımda gördüğüm en parlak, en huzurlu sabahtı.
Gözlerimi açtığımda kış bahçesinin cam tavanından süzülen ılık güneş ışığı yüzümü okşuyordu. Şöminedeki korlar hafifçe tütmeye devam ediyordu. Başım, Teoman’ın geniş, sıcak göğsüne yaslıydı. Kalbinin o düzenli, güçlü ritmini kulağımın altında hissedebiliyordum.
Teoman bir kolunu belime sıkıca dolamıştı. Sargılı diğer elinin parmak uçları ise hafifçe açıkta kalan omzumda, tenimi incitmekten korkar gibi yumuşacık geziniyordu. Uyandığımı hissettiğinde göğsü hafifçe kabardı ve dudaklarını saçlarımın arasına bastırdı.
"Günaydın Deniz kızı," dedi. Sesi sabahın ilk saatlerine özgü o boğuk, kadifemsi ve insanı içine çeken derinlikteydi.
"Günaydın Akkaya," dedim hafifçe tebessüm ederek. Başımı kaldırıp gözlerinin içine baktım. Siyah gözlerindeki o karanlık, tehlikeli bakışlar gitmiş; yerine sadece bana baktığında beliren o sonsuz şefkat ve tutku gelmişti.
"İyi misin?" diye sordu, eli yanağıma kayıp başparmağıyla dudağımın kenarını okşarken. "Gece... Rahat uyudun mu?"
"Hayatımda ilk defa zihnimde hiçbir savaş olmadan uyudum Teoman," dedim samimiyetle. "Sude bitti, geçmişin karanlığı bitti... Yanındayım ve ilk defa geleceğe bakarken korkmuyorum."
Teoman’ın dudaklarında o mağrur, nefes kesici tebessümü belirdi. Eğilip burnumun ucuna, ardından dudaklarıma yumuşak bir öpücük kondurdu.
"Bu sadece başlangıç," dedi fısıltıyla. "Sana söz verdim. Bu şehirde, bu hayatta bir daha hiçbir şey senin canını yakamayacak. Şimdi kalkma zamanı. Çünkü bugün Bodrum, Akkaya ailesinin ve senin yeni devrimine şahitlik edecek."
Kolları arasından doğrulurken üzerimdeki kazağı düzelttim. Teoman da oturduğu yerden kalktı. Yanan ellerindeki beyaz sargıları gevşetip çıkardı. Avuç içlerindeki kırmızı yara izleri hala belirgindi ama o bunu umursamıyordu bile.
O sırada kış bahçesinin ağır ahşap kapısı çalındı ve içeri Leyla girdi. Elinde üç fincan taze demlenmiş kahve ve kucağında devasa bir dosya vardı. Yüzünde, fırtınayı koparmış komutanların gururlu tebessümü taşıyordu.
"Günaydın çifte kumrular," dedi Leyla, kahveleri masaya bırakırken. "Haberleri açmadığınızı tahmin ettiğim için ben getirdim. Bodrum’da yer yerinden oynuyor."
Teoman kahvesinden bir yudum alıp masaya yaslandı. "Ferit ve Sude ne durumda?"
"Ferit’in bütün mal varlığına el konuldu," dedi Leyla keyifle koltuğa kurularak. "Nitelikli dolandırıcılık, kara para aklama ve şantajdan yargılanıyor. Kefalet talebi reddedildi. Sude ise vakıf fonunu kişisel hesabına aktarmaktan ve ambar yangınını azmettirmekten hakim karşısına çıkacak. Aras da itirafçı oldu, Sude’nin onu nasıl tehdit ettiğini tek tek anlattı. Yani ablacım... O aile için Bodrum defteri sonsuza dek kapandı."
İçimden devasa bir rahatlama dalgası geçti. Yıllardır üzerime basarak bana kendimi değersiz hissettirmeye çalışan Sude, kendi kazdığı kuyuya düşmüştü.
"Peki şirket ne olacak?" diye sordum Leyla’ya bakarak.
"İşte en güzel kısım burası," dedi Leyla dosyayı bana doğru iterek. "Ferit’in Vakıf üzerindeki ve okuldaki bütün hisseleri Akkaya Grubu tarafından satın alındı. Ve Teoman’ın talimatıyla, Vakfın yeni Yönetim Kurulu Başkanı sen oluyorsun Deniz."
Şaşkınlıkla gözlerimi açtım. Dönüp Teoman’a baktım. Teoman bana bakıp hafifçe göz kırptı.
"Teoman... Bu çok fazla," dedim kekeleyerek. "Ben sadece bir öğrenciyim, nasıl..."
"Sen sadece bir öğrenci değilsin," dedi Teoman, adımlarla yanıma gelip elimi kavrayarak. "Sen bu şehirde tek başına dimdik durmayı başaran tek kişisin. O vakıf yıllardır Sude gibi kibirli insanların elinde bir gösteriş oyuncağıydı. Artık senin gibi gerçek, adil ve güçlü birinin elinde olacak. Hak eden öğrencilere burs vereceksin, kimsesiz çocuklara dokunacaksın. Sana güveniyorum."
Gözlerim doldu. Biri tarafından böyle karşılıksız inanılmak, arkanda dağ gibi durulduğunu hissetmek tarif edilemez bir duyguydu.
"Teşekkür ederim," dedim fısıltıyla.
"Bana teşekkür etme," dedi Teoman, kulağıma eğilerek. "Bana sadece bu akşam vereceğimiz o büyük davette yanımda bir kraliçe gibi duracağının sözünü ver."
Teoman’ın Anlatımıyla
Akşam saat sekizde, Bodrum’un en görkemli sahille sıfır mekanında Akkaya Grubu’nun "Yeniden Doğuş" lansmanı başlıyordu.
İş dünyasının devleri, bürokratlar, ünlü isimler ve basın mensupları salonu doldurmuştu. Sude ve babasının çöküşünün ardından herkes Akkaya ailesinin yeni hamlesini konuşuyordu.
Ben sahnenin kenarında, üzerimdeki özel kesim siyah smokinle durmuş, kapıya bakıyordum. İçimdeki sabırsızlık ve heyecan bir an bile dinmiyordu. Rıfat Akkaya —yani babam— bile yanıma gelip omzumu sıktı.
"Aferin oğlum," dedi babam, sesinde ilk defa duyduğum o gerçek gururla. "Akkaya adını temizledin. Ve yanında duran o kızı... Deniz’i tebrik ederim. Gerçek bir Akkaya gibi durdu."
"O bir Akkaya değil baba," dedim gözlerimi kapıdan ayırmadan. "O Deniz Karadağ. Ve bu şehrin gördüğü en güçlü kadın."
Tam o sırada salondaki fısıltılar kesildi. Bütün başlar merdivenlerin başına doğru döndü.
Deniz gelmişti.
Gördüğüm an nefesim boğazımda düğümlendi. Üzerinde gece mavisi, vücudunu sarmalayan, sırt dekolteli ve yırtmaçlı ipek bir elbise vardı. Siyah saçları dalgalar halinde omuzlarına dökülmüştü. Boynundaki sade pırlanta kolye ışıkta parıldıyordu. Ama onu asıl güzel kılan, gözlerindeki o kırılmaz özgüven ve duruşundaki asaletti.
Merdivenlerden ağır ağır inerken bakışları doğrudan beni buldu. Salondaki yüzlerce insan yokmuş gibi, sadece ikimiz vardık.
Hızla merdivenlerin dibine yürüdüm. Elimi ona doğru uzattım. Deniz ince, narin elini elimin üzerine koydu. Parmağımdaki o yüzük kadar sıcak temasıyla içim kavruldu.
"Çok güzelsin," dedim, sesim boğuklaşarak. "Öyle bir güzelsin ki salondaki herkesin aklını başından alacaksın."
Deniz hafifçe gülümsedi. "Ben sadece senin aklını başından almak istiyorum Akkaya."
Eğilip elinin üstünü öptüm. "O akıl çoktan gitti Deniz kızı. Senin olduğum günden beri gitti."
Birlikte basının ve davetlilerin önüne geçtik. Flaşlar ardı ardına patlıyordu. Gazeteciler sorular yağdırıyordu:
"Deniz Hanım, Vakfın yeni başkanı siz mi olacaksınız?"
"Teoman Bey, Sude Hanım’ın tutuklanması hakkında ne düşünüyorsunuz?"
"Aramızdaki ilişki resmiyet kazandı mı?"
Teoman mikrofona doğru yaklaştı. Salondaki herkes sesini kesti.
"Akkaya ailesi olarak," dedi Teoman, sesi salonda çelik gibi yankılanarak. "Bugün burada sadece bir iş ortaklığını değil, Bodrum’un geleceğini ilan ediyoruz. Deniz Karadağ artık Gençlik Vakfı’nın tek yetkili başkanıdır. Ve onun arkasında duran güç, Akkaya ailesinin ta kendisidir. Ona uzanan her el, karşısında beni bulur."
Salonda devasa bir alkış tufanı koptu. Deniz bana bakıp gözlerindeki o gururla elime daha sıkı sarıldı.
Deniz’in Anlatımıyla
Lansmanın ilerleyen saatlerinde, müziğin ve kalabalığın gürültüsünden biraz uzaklaşmak için kulübün üst katındaki açık terasa çıktım.
Gece Ege denizi simsiyah bir çarşaf gibi uzanıyordu. Yıldızlar gökyüzünü kaplamıştı. Taze deniz havasını ciğerlerime çekerken arkamdan gelen o tanıdık adımları duydum.
Teoman gelip arkamdan sarıldı. Göğsünü sırtıma dayadı. Kollarını belime dolayıp çenesini omzuma koydu.
"Yoruldun mu?" diye sordu fısıltıyla.
"Tatlı bir yorgunluk," dedim başımı geriye, onun omuz başına yaslayarak. "Bütün bunlar hayal gibi Teoman. Birkaç hafta öncesine kadar ambarlarda köşeye sıkıştırılan, Sude’nin zorbalıklarıyla uğraşan o kız... Şimdi nerede."
"O kız her zaman buradaydı," dedi Teoman, parmaklarını parmaklarıma kenetleyerek. "Ben sadece onun potansiyelini ortaya çıkardım. Sen bir savaşçısın Deniz. Ben ise senin sadece kalkanındım."
Dönüp ona sarıldım. Yüzlerimizi birbirine yaklaştırdım. Teoman’ın dudakları dudaklarıma değdiğinde içimde o bitmek bilmeyen tutku yangını tekrar alevlendi. Öpücüğü derinleşti, beni terasın mermer korkuluklarına doğru yasladı. Elleri belimden yukarıya, sırtıma kaydı.
"Seni seviyorum," dedi Teoman öpücüklerinin arasında. Sesi ilk defa bu kadar açık, bu kadar yalın bir itirafla doluydu. "Seni hayatımdan daha çok seviyorum Deniz Karadağ."
Bu kelimeler kalbimin ortasına bir mühür gibi kazındı.
"Ben de seni seviyorum Teoman Akkaya," dedim, dudaklarına doğru fısıldayarak. "Sonsuza kadar."
Gece boyunca terasta, yıldızların altında birbirimize verdiğimiz sözlerle zaman durdu. Artık intikam yoktu, hırs yoktu. Sadece geleceğe uzanan, kırılmaz bir aşk vardı.
Ve yarın... O efsanevi gün gelecekti. Bodrum’un yeni krallığının kurulacağı, tüm hesapların sonsuza dek kapatılacağı BÜYÜK FİNAL günü!
Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayınnn seviliyorsunuzzzz

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

26okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…