21. bölüm · Teoden 2

🎭 Teoden 2-19. BÖLÜM: MEYDAN OKUMA VE ALEVLER

Zöhre Yılmazzz

Bölümler
1 Uyarı!!!! 2 🎭 TEODEN 2 - KARAKTER TANITIMI 3 🎭 TEODEN 2 -1. BÖLÜM: SESSİZ SAVAŞIN EŞİĞİ 4 🎭 TEODEN 2 - 2. BÖLÜM: DİŞE DİŞ, GÖZE GÖZ 5 🎭 TEODEN 2 - 3. BÖLÜM: GERİLİMİN DOKUSU 6 🎭 TEODEN 2 -4. BÖLÜM: KAPALILAR ARASINDAKI TUZAK 7 🎭 TEODEN 2 - 5. BÖLÜM: BÜYÜK KIRILMA VE HESAPLAŞMA 8 🎭 TEODEN 2 -6. BÖLÜM: YANGINDAN KAÇARKEN 9 🎭 TEODEN 2 -7. BÖLÜM: BÜYÜK FIRTINA 10 🎭 TEODEN 2 -8. BÖLÜM: BODRUM SIĞINAĞI 11 🎭 TEODEN 2 -9. BÖLÜM: SAVAŞ ÇANLARI VE BODRUM’UN AYAZI 12 🎭 TEODEN 2 -10. BÖLÜM: AÇIK MEKTUP VE DÖRT DUVAR 13 🎭 TEODEN 2 - 11. BÖLÜM: YAĞMUR ALTINDAKİ SESSİZLİK 14 🎭 TEODEN 2 - 12. BÖLÜM: GECE VARDİYASI VE KİLİTLİ KAPILAR 15 🎭 TEODEN 2 - 13. BÖLÜM: AÇIK HESAPLAR VE KÖPÜREN DENİZ 16 🎭 TEODEN 2 - 14. BÖLÜM: DUMAN, KIVILCIM VE DUVARLAR 17 🎭 TEODEN 2 - 15. BÖLÜM: YANGININ EŞİĞİNDE 18 🎭Teoden 2 -16. BÖLÜM: MEYDAN OKUMA VE KIVILCIMLAR 19 🎭 Teoden 2 -17. BÖLÜM: KALKAN VE SIĞINAK 20 🎭 Teoden 2 -18. BÖLÜM: SİYAH, BORDO VE BİTMEYEN GÖLGELER 21 🎭 Teoden 2-19. BÖLÜM: MEYDAN OKUMA VE ALEVLER 22 🎭 Teoden 2 -20. BÖLÜM: YANGIN VE UÇURUMUN EŞİĞİ 23 🎭 Teoden 2-21. BÖLÜM: GEÇMİŞİN KÜLLERİ VE GİZLİ SIZMA 24 Duyuru!!!! 25 🎭 Teoden 2 -22. BÖLÜM: BÜYÜK ÇÖKÜŞ VE YIKIM 26 🎭 Teoden 2 -23. BÖLÜM: YARALARIN KABUĞU VE İKİ KİŞİLİK DÜNYA 27 🎭 Teoden 2 -24. BÖLÜM: BEYAZ SAYFA VE SONUN BAŞLANGICI 28 🎭Teoden 2 -25. BÖLÜM: KRALLIĞIN ŞAFAĞI VE SONSUZLUK (BÜYÜK FİNAL) 29 Duyuruu

🎭 Teoden 2
19. BÖLÜM: MEYDAN OKUMA VE ALEVLER
Deniz’in Anlatımıyla
Akkaya Malikanesi’ndeki o şaşaalı davetin üzerinden iki gün geçmişti ama okulun koridorlarındaki o zehirli hava dağılmak yerine daha da yoğunlaşmıştı.
Davet gecesi basına sızan fotoğraflarımız, Sude’nin rezil oluşu ve Aras’ın yenilgisi sosyete sayfalarında ilk sıradaydı.
Ama Sude gibiler yenilgiyi kabullenmezdi; sadece daha kirli oynamaya başlarlardı.
Pazartesi sabahı okula adım attığım an, bahçedeki fısıltılar yüzüme bir tokat gibi çarptı.
Sude, yanına topladığı o piyon kız grubuyla kantinin ortasında oturmuş, elindeki telefondan herkese bir şeyler gösterip kahkahalar atıyordu.
Koridordan geçerken göz göze geldik. Yüzündeki o sinsi, intikam hırsıyla parlayan tebessüm bana fırtınanın geldiğini haber veriyordu.
Dolabımın kapağını açtığımda içeriye yapıştırılmış o notu gördüm:
"Akkaya'ların gölgesinde saklanan küçük burslu kız... Gerçekte kim olduğunu ve buraya nasıl tırmandığını herkes öğrenecek. Teoman seni koruyamaz."
Elimdeki kağıdı sımsıkı buruşturdum. İçimde aylardır bastırdığım o uysal kız tamamen yok olmuş, yerine sadece yakıcı bir hırs ve öfke kalmıştı.
Arkamı döndüğümde Teoman koridorun başından bana doğru yürüyordu. Siyah deri ceketinin içinde her zamanki gibi tekinsiz ve güçlüydü.
Yanına yaklaşıp kağıdı ona göstermedim bile. Doğrudan gözlerinin içine baktım.
"Sude bir şeyler çeviriyor," dedim, sesimdeki o çelik gibi sert tonu gizlemeden.
Teoman elimi tutup beni kendine doğru çekti. Siyah gözlerinde çakan o karanlık alev her zamankinden daha dikkatsizdi.
"Bırak çevirsin Deniz kızı," dedi alçak ama tehditkar bir sesle. "Kendi kazdığı kuyuya düşecek. Bu sefer karşısında sadece ben yokum, sen de varsın."
"Ben kaçmayacağım Teoman," dedim yaklaşarak. "Bu sefer onun o kibirli yüzünü ben yerle bir edeceğim."
Teoman’ın dudaklarının kenarında baştan çıkarıcı, tehlikeli bir tebessüm belirdi. "İşte benim kadınıma bu yakışır," diye fısıldadı.
Leyla’nın Anlatımıyla
Sude’nin sınıfları gezip Deniz hakkında 'Akkaya'ların parasıyla okula giren sahte yetim' dedikodusunu yaymaya çalıştığını öğrendiğim an çileden çıktım.
Kantinin ortasındaki o büyük masaya doğru adımlarımı attığımda topuklarımın sesi salonda yankılanıyordu.
Bordo elbisemden sonra bugün de üzerimde siyah deri bir büstiyer ve yüksek bel pantolon vardı. Bir Akkaya gibi, savaşa hazır.
Sude’nin masasının tam önünde durdum.
Masaya elimi sertçe vurduğumda üzerindeki kahve bardakları titredi.
"Ağzını bir daha Deniz’in adıyla açarsan Sude," dedim, sesimi tüm kantinin duyacağı bir yüksekliğe çıkararak.
"...o çok güvendiğin babanın şirketlerinin Akkaya Holding’e olan borçlarını tek bir imzayla işleme koydururum. Seni de o sahte sosyete hayatını da yerle bir ederim!"
Sude oturduğu yerden hızla ayağa kalktı. Yüzü hırstan kıpkırmızı olmuştu. "Beni tehdit edemezsin Leyla! O kız buraya ait değil! Teoman’ı da seni de kandırıyor!"
"O buraya senden çok daha fazla ait!" diye gürledi arkamdan gelen ses.
Teoman ve Deniz yan yana kantine girdiler. Teoman’ın duruşundaki o yırtıcı aura odadaki herkesi bastırdı.
Deniz ise Teoman’ın hemen yanında, başı dik, gözlerinde hiç geri adım atmayan o ateşle duruyordu.
Aras arka masadan kalkıp Sude’nin yanına geçmeye çalıştı ama Teoman tek bir bakışıyla Aras’ı olduğu yere çiviledi.
Teoman’ın Anlatımıyla
Kantindeki o yüksek tansiyon adeta havayı yakıyordu.
Deniz’in yanımda duruşu, o Sude denen yılana bakarken gözlerinde şimşekler çakması beni delirtiyordu.
Ona olan arzum ve saygım her saniye daha da katlanıyordu.
Sude’nin üzerine doğru iki ağır adım attım.
Masanın üzerindeki tabağı tek bir hamlede yere fırlattım. Porselenin kırılma sesi kantinde bomba gibi patladı.
"Son uyarım Sude," dedim, sesimdeki o ölümcül sakinlikle.
"Deniz’e attığın her adımda, karşında beni değil, bütün Akkaya ailesini bulacaksın. Ve inan bana, ben babam kadar merhametli değilim."
Sude korkudan titremeye başladı. Aras başını öne eğip geriledi.
Deniz bir adım öne çıkıp Sude’nin tam karşısında durdu.
Yüzünü Sude’nin yüzüne yaklaştırdı. "Beni arkamdan vurmaya çalışma," dedi Deniz, sesi alev gibi sıcaktı.
"Karşıma çıkacak kadar cesaretin olduğunda konuşuruz."Orta parmak çekti deniz sudeye karşı.
Deniz kolumdan tuttu ve birlikte kantinden çıktık. Arkamızda darmadağın olmuş bir Sude ve ezilmiş bir grup bıraktık.
Deniz’in Anlatımıyla
Okulun arkasındaki o ıssız spor salonuna girdiğimizde kapıyı arkamızdan çarptık.
Dışarıdaki fırtına, içimizdeki o hırs ve tutkunun yanında hiç kalırdı.
Teoman beni hemen kapının arkasındaki duvara yasladı.
İki elini de başımın iki yanına duvara dayadı. Soluk alıp verişi öyle hızlı ve yakıcıydı ki, göğsü göğsüme çarpıyordu.
"Sen az önce neydin öyle?" dedi boğuk, çıldırtıcı bir sesle.
"Senin öğretilerin Akkaya," dedim, ellerimi deri ceketinin yakalarına sararak. Onu kendime doğru çektim. "Savaşmayı senden öğrendim."
Teoman başını eğip dudaklarını çene çizgime bastırdı. Yakıcı öpücükleri boynuma kayarken nefesim kesildi. Parmaklarımı saçlarının arasına geçirdim. Aramızdaki o rekabet, o güç savaşı tamamen devasa bir tutkuya dönüşmüştü.
"Beni mahvediyorsun Deniz kızı," diye fısıldadı dudaklarımın tam üzerinde. "Sana her geçen gün daha çok yeniliyorum."
"Yenil o zaman," dedim fısıltıyla, gözlerinin içine bakarak. "Çünkü ben de seninim."
Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayınnn seviliyorsunuzzzz