24. bölüm / 33
SAHRAKötü Gece
Bölümler 33Şu an: Kötü Gece
- 1 Sahra Yolculuğu3.430 kelime
- 2 Tanıdık Bir Yüz5.421 kelime
- 3 Eve Bırakılan Yol3.664 kelime
- 4 Bir Aşılık An1.548 kelime
- 5 Tesadüfün Masası1.235 kelime
- 6 Düşen Kahraman715 kelime
- 7 Tedavi Altında704 kelime
- 8 Beştaş1.201 kelime
- 9 Ölüm İçin Çalan Telefon801 kelime
- 10 Babam Mı Öldü?1.211 kelime
- 11 Sekiz Gün1.130 kelime
- 12 Soğuk Kan867 kelime
- 13 Kanlı El1.313 kelime
- 14 Serçe1.238 kelime
- 15 Üçüncü Günün Sabahı1.357 kelime
- 16 Neden Sakladın?2.079 kelime
- 17 Klinik2.066 kelime
- 18 Bileklik2.340 kelime
- 19 Komşu Kızı2.219 kelime
- 20 Son Bir Hafta1.287 kelime
- 21 Yeni Yıl Tiyatrosu3.011 kelime
- 22 Yeni Yılın İlk Günü2.031 kelime
- 23 Yeni Başlangıçlar1.854 kelime
- 24 Kötü Gece1.512 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 Kalbinde Değilim1.713 kelime
- 26 Kötü Kamp Günü2.062 kelime
- 27 Soğuk Takas2.253 kelime
- 28 Gün Sonu Haberi1.938 kelime
- 29 Aşıkların Son Vedası1.862 kelime
- 30 Yangın1.580 kelime
- 31 Yangın Sonrası Kalıntılar1.888 kelime
- 32 Doğum Günü3.751 kelime
- 33 Yeniden Mutluluk1.265 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yeni yıla geçeli neredeyse sekiz gün olmuştu. Bu sekiz günde Yusuf ile ilişkimiz çok güzel geçmişti. Öyle de devam etmesini umuyorum. Hayatıma girdiği andan itibaren, birkaç şey dışında, hayatım çok güzel gitmeye başladı. Yusuf bana iyi gelmişti. Özellikle babam öldükten sonra çok iyi gelmişti. Yanımda olmuştu ve bana çok moral vermişti.
Babamdan sonra herhalde beni koşulsuz mutlu eden tek erkek Yusuf'tu. Yusuf aşkında bir yandan babama benziyordu. Beni sevme şekli çok benziyordu özellikle.
Babam gibi Yusuf'da bana kıyamıyor. Babam buraya gelmeme destek veren tek kişiydi. Buraya gelmemi asla istememişti bunu biliyorum ama annem ile olan tartışmamdan sonra bana kıyamamıştı. Onu o gün son defa görmüştüm. Buraya geldiğimde onunla telefonda konuşmuştum ama bir kez dahi vedalaşamamıştım. Annem, abim ve ablamın bana babamın hastalığını söylememesi beni çok kırmıştı. Onlar yüzünden babama son kez sarılıp onu öpememiştim ve bu benim içimde kalan en büyük ukde olarak kalmıştı.
Babam bir yandan Yusuf ile tanışmama vesile olmuştu. Bana gelmem için izin vermeseydi büyük ihtimalle Yusuf ile tanışamayacaktım.
Şimdi ise Yağmur ile revirde beraber oturuyoruz. Yağmur yine yine ve yine Yiğit ile olan buluşmasını anlatıyordu. Daha Yiğit ile buluşalı bir gün olmuştu ama bu kaçıncı anlatışı onu sayamadım.
"Bak nane diyorum çok iyiydi." Durmadan buluşmalarının çok iyi olduğunu söylüyordu. Kolumu masaya koyup başımı ise elime yaslayarak ona cevap verdim.
"Evet, evet. Çok iyiydi."
"Bir anı bile unutamıyorum. Öyle yakışıklıydı ki." Esneyerek başımı salladım. Aklıma gelen şey ile hızla başımı kaldırdım. Telefonu alıp Handeye yazdım. Erdem'in Yiğit'i buraya göndermesi için ona yazdım. Eğer Yiğit buraya gelirse bana anlattıklarını birazda ona anlatabilirdi. Telefonu geri masaya koyduktan sonra Yağmur'u dinleyerek Yiğit'in gelmesini bekledim.
"İkinizinde sevgili var şu an da. Bir tek ben yalnız kaldım. Ne güzel Yiğit'le sevgili olsaydım altılı date yapardık." Sonlara doğru sesini ağlıyormuş gibi yapmıştı. Berfin de Demir ile sevgili olmuştu ondan bahsediyordu.
"Gerçekten güzel olurdu. Senin de şansın bu be kanka." Dalga geçer gibi söylediğim için koluma iki kere vurdu. Bende onu daha fazla sinir etmek için ileri gittim.
"Ablana el kaldıramazsın!" Dedim kendimi geri çekerek. Aramızda bir kaç ay vardı ve bende onlara hep ablaları olduğumu söylüyordum. Berfin bunu takmıyordu ancak Yağmur sinirleniyordu.
"Şu konuya girme yine!" Diye bağırarak geri yerine oturdu. Gülerek saçımı düzelttim bende. Bugün normalin aksine saçıma farklı bir şekil vermiştim. Dalgalı bir saç yapmıştım bugün.
İçeri giren Yiğit ile ayağa kalktım hemen.
"Hoş geldin, Yiğit." Dedim gülümseyerek. Yavaş yavaş ilerlemeye başladım. Bir an önce odadan çıkıp onları yalnız bırakmak istiyorum. Yiğit'in adını duyunca Yağmur hemen hareketlenmişti.
"Hoş buldum, yenge." Dedi oda gülümseyerek.
"Ben gidiyorum. Görüşürüz. İkinize de bol şans." Dedim ve hemen revirden çıktım. Tam koridorda ilerleyip gidecektim ki onların ne yapacağını merak ettim. Geri dönüp kapıyı sessiz araladım. Onları izlemeye başladım. Aralarında konuşuyorlardı. Ne dediklerini duyamıyordum. Öylece izlerken omuzumda bir el hissettim. Küçük bir çığlık atarak arkamı döndüm. Arkamı döndüğümde Yusuf'u görerek rahatladım.
"Ödümü koparttın!" Yavaşça koluna vurdum.
"Ne yapıyorsun burada?" Gülerek konuşuyordu.
"Hiç bir şey." Diyerek cevap verdim.
"Bakayım bir." Diyerek yanından geçti ve gözünü kapıdaki aralığa yasladı. Gülerek geri bana döndüğünde ne diyeceğini merakla bekledim.
"Yağmur ve Yiğit'in öpüşmesini mi izliyorsun?" Dedikleri ile gözlerimi büyüttüm.
"Ne?" Onlar öpüşmüş müydü? Yusuf'u kenara iterek kapıya gözümü dayadım. Gördüklerim ile ağzım açık kaldı. Yağmur ve Yiğit öpüşüyordu. Kapıyı yavaşça kapatarak Yusuf'a döndüm.
"Hayır,onları izlemiyordum."
"Öyle mi? Ne izliyordun o zaman?" Ellerini cebine koydu.
"Yağmur Yiğit'i çok seviyor. Bende Yiğit'i buraya çağırdım. Daha sonra odadan çıkıp onları yalnız bıraktım. Ne konuşacaklarını merak etmiştim. Ama sen gelene kadar onlar öpüşmüyorlardı!"
"Üzüldün mü buna?"
"Hayır! Onları o şekilde izlemedim demek istedim!" Gülerek ellerini cebinden çıkardı ve sarılmam için kollarını açtı. Dudağımı büzerek kollarının arasına girdim. Kollarını bana sardığında onun sıcaklığı ile ısındım. Saçlarımı okşamaya başlayınca gözlerimi kapayıp kokusunu içime çektim.
"Asma o güzel yüzünü hemen. Dalga geçiyordum." Dedi. Sırtına yavaşça vurdum.
"Dalga geçme bir daha."
"Sen öyle diyorsan öyle yaparım." Dediğinde kıkırdadım. Hanımlı tarafı hemen devreye girmişti. Başımı göğsünden kaldırıp yüzüne baktım.
"Hoşuna mı gitti?" Dedi yanaklarımı avucunun içine alırken.
"Evet." Gülümseyerek. Dudaklarım uzun bir öpücük bıraktıktan sonra tekrar konuştu.
"Bu da hoşuna gitti mi?" Diye sordu. Gülümseyerek cevap verdim.
"Bu daha çok hoşuma gitti."
"Öyle mi?"
"Öyle." Dediğimde yüne dudaklarıma uzun bir öpücük kondurdu. Dudaklarımız ayrıldığında kollarından çıktım. Elini tutarak yürümeye başladım.
"Hadi bahçeye çıkalım."
"Çıkalım." El ele tutuşarak yürümeye başladık. Bahçeye çıktığımızda rüzgar yüzüme vurdu. Rüzgar saçlarımı uçuştururken gülümsedim. Rüzgarın saçlarını havalandırması çok hoşuma gidiyordu. Askerlerin az olduğu yere gittiğimizde karşı karlıya durduk. Rüzgardan uçuşan saçımı kulağımın arkasına sıkıştırdı.
"Ablam doğum yapmış. Kızları olmuş. Çok tatlı var ya. Fotoğrafını gösteriyim mi?" Hevesle anlattığım bu şeye burukça gülümsedi.
"Göster bakalım." Cebimden telefonu çıkartıp yeğenimin fotoğrafını açtım. Fotoğrafa bakınca gülümsemesi genişledi Yusuf'un.
"Gerçekten çok tatlıymış. Adı ne bu şeker paresinin?"
"Adı Bahar. Ablam bir hafta sonra falan buraya gelecek. O zaman senin Baharla tanıştırırım."Ablamın ikinci çocuğuydu Bahar. İlk çocuğunu doğumunda kaybetmişti ama. Ondan sonra çok kötü olmuştu. Bahar ise onu kendine getirmişti.
"Bahar. Adı da kendi gibi güzelmiş. Onunla tanışmak için heyecanlıyım." Gülümsedim. Telefonu geri cebime koyduğumda Yusuf elimden tutup banka doğru ilerledi. Banka oturduğumuzda Yusuf elini omuzuna koyup beni kendine çekti. Bende başımı onun omuzuna yasladım. Derin bir nefes verdim.
"Keşke bizimde bir kızımız olsa." Dedim hüzünle. Olmayacağını biliyordum ama yinede hayalini kurmak hoşuma gidiyordu.
"Nilüfer'im üzme kendini sakın." Saçlarımı okşamaya başlamıştı.
"Üzmüyorum. Alıştım artık. Ama yinede bir kızımız olsun isterdim." Gözümden akan yaşı sildim. Gözümden yaşı sildiğimi görünce hemen bana baktı Yusuf. Başımı kaldırıp bende ona baktım.
"Bende isterim ama yapacak bir şey yok. Üzme kendini." Göğsüne sokulduğumda kollarını bana sardı. Saçlarımı okşadı. Saçlarımı okşaması beni çok rahatlatıyor. Bir süre kendimi Yusuf'un göğsüne hapis ettim. Arkamızdan gelen ses ile arkamıza baktık.
"Yusuf Yüzbaşı." Yusuf hemen ayağa kalkıp hazır ola geçmişti.
"Emredin komutanım." Yusuf'un komutanı gelmişti. Daha önce görmüştüm bu adamı ama adını hiç duymamıştım.
"Konuşmamız lazım. Önemli bir konu. Odama gel."
"Emredersiniz komutanım." Adam gittikten sonra Yusuf bana döndü.
"Serçe'm ben gidiyorum şimdi ama akşama hazır ol seni ben alıp sürpriz bir yere götüreceğim. İşin bittiği zaman bana yazarsın."
"İyide iş kıyafetlerim ile olmaz ki." Ellerimi tutarak konuşmaya başladı.
"Olur, olur. Sen her halinle güzelsin. Akşam alacağım seni tamam m?" Başımı sallayıp konuştum.
"Tamam. Görüşürüz." Dedim naz yaparak.
"Görüşürüz." Arkasını dönüp gidiyordu ki elini tuttum.
"Sarılmak yok mu?" Bana dönüp kollarını açtı.
"Olmaz mı?" Gülümseyerek kollarının arasına girdim. Bir süre sarıldıktan sonra ayrıldık.
"Biraz daha gitmezsem dayakla döneceğim o odadan."
"Tamam hadi git." Dedim gülerek. Yanağımdan öpüp arkasını döndü. Gözden kaybolduğunda bende revire doğru gitmeye başladım. Revire giderken bana doğru gelen iki kişiyi gördüm. Demir ve Berfin. El ele tutuşmuş bana doğru geliyorlardı.
"Yenge hanım." Dedi Demir elini uzatarak.
"Enişte bey." Dedim ve elini tuttum.
"Bir süre arkadaşını kaçırıyorum. Sıkıntı yok dimi?"
"Yok, yok. Al götür." Demir'in elini bıraktığında Berfin koluma vurdu.
"Ne çabuk verdin beni."
"Ben vermesem evde kalçan haberin yok." Dediğimde yine bana vuracaktı ki Demir durdurdu.
"Sevgilim," Demir'e döndü Berfin. "Sevgilim, sakin ol. Hadi biz gidelim siz kavgaya başlamadan." Berfin'in yüzü hemen yumuşamıştı.
"Gidelim." Berfin bana gözünü devirerek arkasını döndü. Demir ise yürürken bana doğru döndü.
"Görüşürüz yenge hanım!"
"Görüşürüz enişte bey!" El salladım ve arkamı dönüp revirin koridoruna girdim. Revirden içeri girdiğimde Yağmur ve Yiğit koltukta sarmaş dolaş oturuyorlardı.
"Çifte kumrular, ne yapıyorsunuz?" İçeriye girdiğimi gördüklerinde hemen ayrıldılar.
"Hiçbir şey." Dedi Yağmur.
"Saklamana gerek yok, biliyorum." Gülümseyerek yanlarına gittim.
"Biliyor musun?" Yağmur'un sorusuna başımı salladım.
"O zaman gidelim biz dimi gidelim?" Yağmur Yiğit'e döndü.
"Gidelim." Arkalarını dönüp giderlerken Yağmur bana dönüp el salladı. Bende ona el sallayınca odadan çıktılar. Onlarda gidince ben revirde yalnız başıma kaldım.
***
Akşam olmuştu. Revirde Yusuf'u bekliyorum. Çok heyecanlıyım. Beni nereye götüreceğini merak ediyorum. Odada elimde telefonla volta atıp duruyorum. Telefonuma bildirim gelince hemen telefonu açtım. Yusuf yazmıştı. Gelmişti. Telefonu cebime koyup revirdeki aynanın karşısına geçtim. Saçımı düzelttikten sonra revirden çıktım.
Koridorda yürürken heyecandan kalbim hızla atıyordu. Dışarı çıktığımda etrafıma baktım. Yusuf'u aradım etrafta. Onu gördüğümde ise kalbime derin büyük bir ok saplandı. O ok kalbîmi deşti.
Yusuf yanınada Elvan ile bankta oturuyordu. Ona sarılmıştı. Elvan'ın saçlarını okşuyordu.
Elimi kalbime götürdüm ama kalbimin parçalanmayan bir yanının kaldığını düşünmüyorum. Üstümdeki ceketi sıktım. Ceket Yusuf'un ceketiydi. Onları izlerken sessizce ceketi çıkardım ve yere attım.
Bir şey demeden sessiz askeriyenin çıkışına gittim. Arada arkamı dönüp baktım ama Yusuf bir kere bana dönüp bakmadı. Daha fazla arkamı dönmedim ve askeriyeden çıktım. Eve yürürken ağlamamak için kendimi zor tuttum. Arada bir başımı kaldırıp gökyüzüne baktım ama kalbim çok acıyordu. Bu acı çok yaralamıştı beni.
Eve geldiğimde hızla binaya çıktım. Eve girdiğimde kendimi odaya attım. Çantamı odanın bir köşesine fırlattım. Gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı. Yere çökerek ağlamaya başladım. Boğazım yırtılırcasına ağlıyordum. Daha sabah ne hayaller kuruyordum. Şimdi Yusuf o hayalleri kendi elleri ile yıktı.
Dış kapının açıldığını duydum. Berfin ve Yağmur gelmişti. Ağlama seslerimi duyduklarından hızla odama girdiler. Beni yerde ağlarken görünce şaşırdılar.
"Nilüfer?" Yağmur hızla yanıma geldi. Onun ardından Berfin de yanıma geldi.
"Nilüfer neden ağlıyorsun?" Berfin'in sorduğu bu soruya hıçkırıklarımın arasında kelimeleri zor seçtim.
"Yusuf, Yusuf." Ağlarken zor konuşuyordum.
"Yusuf bir şey mi yaptı?" Yağmur'un sorusuna başımı salladım.
"Bu gece beni bir yere götürecekti. Ama az önce onu Elvan'a sarılırken gördüm." Onlara sarıldığında onlar şaşkınlıkta oldukları yerde kalmışlardı. Onlarda kollarını bana sarınca daha çok ağlamaya başladım.
"Onun saçlarını okşadı." Ağlamam azalmak yerine artıyordu. Onlara sarılarak ağlamaya devam ettim.
Bölüm etkileşimi
