45. bölüm · Miniğim

Miniğim

Esra Yeral

Biraz sonra kumsala yetişmişlerdi. VIP aracı durunca karşısında var olan manzaraya karşı şok yaşadı ölümlü kız.
Kumların üzerine beyaz örtüyle kurulmuş bir sofra, üzerinde yer alan; iki tabak bonfile, içinde çeşitli sebzeleri barındıran salata ve rengi şarabı andıran vişne suyu vardı hemen önünde. Üstelik bütün bunların yanında indiği yerden örtüye kadar uzanan pilli mumlarla birleşen, leylak çiçeği yapraklarıyla süslenmişti kumlar. Yıldız parça ise herşeye rağmen kenarda öylece duran orta büyüklükteki kaset çalardı.
Gözleri muhteşem ötesi güzelliklerden sonra Alex'e kaydı. İç sesi asıl onun mükemmel olduğunu düşünüyordu.
Gülümseyip:
"Biliyorum" dedi genç vampir. Hiç mütevazı olamıyordu kesinlikle.
Ancak karısı tüm huzura inat ciddileşmiş yüzüyle adım adım yaklaşarak:
"Alex, neden yaptın bu kadar şeyi?" diye sordu.
Şaşırdı Alex. Lakin belli etmiyordu şaşkınlığını.
"Çok şey yaptığım için hangisinden bahsettiğini anlayamadım miniğim"
"Şuan gördüğüm şeylerden bahsediyorum"
Kafasına dank etmişti sonunda. Göz bebekleri ise onlara ayak uydurmak adına hüzüne dalmıştı ansızın.
" Şeyy, beni affetmen için yaptırdım hepsini. Sonuçta bana aşkını itiraf ettiğin bir gündeyiz. Ve bu günün hatrına beni affedip güzel saatler geçirmeni istiyorum"
"1 Nisan şakalarıyla mı?"
Başını öne eğdi Alex.
"Hayır" dedi suçunu kabullenerek. "O sadece bir türlü kabul edemediğin aşkını ilan edebilesin diyeydi" üzgündü, pişmandı. Sevdiği kadın ne derse haklıydı ama. Üzgün oluşu işte bunu asla değiştiremezdi.
Yüzünü eskisine göre biraz daha yumuşattı Maya. Kaşlarını çatmak işine yaramazdı.
"Victor'da sana yardım etti tabii, değil mi?" diye sordu her zaman yaptığını vurgulayarak. Evet. Doğruydu da. Can yoldaşı hep onun yanında olmuş, her yardım istediğinde koşup ne gerekiyorsa yapmıştı. Bu onu can yoldaşındanda öte kardeş gibi kardeş yapıyordu ölümsüz genç için. Şanslıydı.
Başını geri kaldıran kızıl saç:
"Evet. Tıpkı sana ettiği gibi" dedi ağzından çıkmayanı vurgularcasına. Ve bu şey her neyse kendi yüreğine çarpıp kapanmaya yüz tutmuş yarasını tekrardan açmıştı. Nasıl karısı hiçbirini unutamıyorsa, kendiside unutamıyordu artık.
Bakışları anlık başka tarafa dalmıştı ki aniden Maya'nın gelen sesiyle irkilip geri döndü.
"Bana ettiği gibi mi?"
Anlamamıştı minik.
Neyi kastediyordu kocası?
Victor ona hangi konuda yardım etmişti?
Nihayetinde dayanamayan ölümsüz adam, hepsini boşverip aklından çıkararak sil baştan olmaları gereken yöne girdi sözleriyle.
"Onları sonra konuşacağız birtanem. Şimdi izninle biricik karımla aşk dolu bir gün geçirmek adına adım atacağım"
Tam elini tutmuş örtüye götürecekken, küçük geri çekilip:
" Canım kocacığım farkındaysan karın hâlâ okul kıyafetleriyle" dedi.
Tamamen aklından çıkan kıyafetleri hatırlayınca gülümsedi bay Toronto.
"Kocanın ona da bir çözümü var sevgilim" demesiyle arabaya hızla gitmesi bir olmuştu. Minik, zeki tarafını terk eden eşinin ne yapacağını merakla beklerken az sonra elinde oldukça büyük makasla geldi gökkuşağı.
Şaşkınlıktan gözleri açılmıştı saniyeler içerisinde.
"Ne yapacaksın onunla sen?" diye sorarken dahi sesi titriyordu. Zira delice işleri aklına geldikçe böyle olması diğer tepkilerine nazaran iyi kalmıştı.
"Pantolonunu keseceğim"
Tam da beklenilecek hareket gelmişti bile. Ve daha itirazını edemeden gerçekten eğilip göz açıp kapatıncaya kadar kesmişti pantolonun çoğunu.
Yamuk yumuk, ipleri fırlamış olsada aslında memnun kalmıştı ölümlü kız. Hiç umrunda değildi hatta. Sadece o an tek umursadığı sevdiği adam ve onun deli aklına uyup olayı çözmesiydi. Herkes yapamazdı bunu. Lakin çılgın sevdiği yapmıştı. İşte o nedenle de iki tarafın eşit olmayışı, arkasıyla önünün yamuk olması ve kestikten sonra çıkan iplerin ayağına değip onu huylandırması, umrunda değildi. Onlar sadece kızıl saçlı kahramanının sevgi dolu çözümlerinden çıkan ufak tefek pürüzlerdi.
Devamında; yine bi' koşu gidip getirdiği crobu sevdiğine giydirip kendi ayakkabılarını çıkardı. Çorabın tutsak kumaşından çıkan parmakları Güneş'in ısıttığı kuma değiyordu. Ayaklarının içine göçmesi rahat olduğunun kanıtıydı.
"Hadi çıkar ayakkabılarını" dedi oldukça memnun şekilde.
Maya heyecanla sözüne uyup ikisini hızla çıkardı ve kenara koydu. Babet çoraplarından kurtulduğunda onun ayaklarıda sıcak kuma batmıştı. Fakat o kocası gibi dayanabilir olmadığından gelen yanma hissiyle yüzünü ekşitti. Ve aceleyle sekerek örtüye geçip oturdu.
Yanında durup anın tadını çıkarmaya çalışan Alex karısı oturur oturmaz dönüp anaç tavrını takındı üstüne.
"Aç mısın?"
"Hayır. Öğle yemeğinde karnımı doyurmuştum"