17. bölüm · Miniğim

Miniğim

Esra Yeral

"Çok değil.Bizden büyük kendisi.O nedenle de sonradan katıldı aramıza"
Yavaşça kulağına doğru eğilip:
"Tam 384 yaşında" dediği anda Maya içine kaçan çığlıkla:
"Ne!" diye bağırdı.
İnsanların garip garip bakışlarını umursamayarak ikinci gelen yaş dalgasına kapılmıştı.
229'dan sonra 384' ü kabullenmek zordu.
"Vay canına" dedi.Hala üç basamaklı sayıyı ve Victor'u yan yana koyarak öyle anlamaya çalışıyordu durumu.
"Bunu bilmiyordum. Alex'in en yakını diye düşünüp yaşının daha genç olacağını beklemiştim"
Bir kahkaha sesi geldi bu cümlenin ardından.
Jason Maya'nın tepkisine gülüyordu.
"Bunu kesinlikle ona söylemelisin"
"Kesinlikle söyleyeceğim "
Yüzündeki masum gülümsemeyle etrafı süzüyordu. Ama bilmediği bir şey vardı.
Jason'ında onu süzdüğü...
Ve aklında ki o tek gerçek sorunun...
Ne kadar güzel olduğunun farkında mıydı acaba?
"Senin, yaşın kaç Maya?"
Bu ani soruya ani bir cevap verdi.
"17"
Gözleri yavaşça havaya kalkmış, şaşkınlık kendini belli etmişti yüzünde.
"Yaşın küçükmüş ama ruhun, olması gerekenden daha olgun sanki"
"Ben yaşlanmak diyorum ona"
"Bence düşüncenin aksine iyi bir şey.Seninle konuşmak benim gibi biri için eğlenceli oluyor bu sayede.
Yabancı dilinde varmış hem"
Başını her iki yana salladı Maya onaylamazcasına.
"Sadece İngilizce biliyorum ek olarak. O da biraz"
Gülümseyerek karşılık verdi Jason ona.
Hala çok mütevazıydı.
" Ne derler bilirsin böyle durumlar için. En azından derdini anlatabilecek kadar biliyorsun"
"Bu taraftan düşününce evet, öyle"
Tam o sırada birden cafenin içinden bir ses duyuldu.
Eski ama çok güzel olan "Yok Yok Yalan Deme" adlı şarkıydı bu...
Şarkıyla dikkati dağılan Maya, sesin geldiği yere çevirmişti yüzünü.Eski bir jukebox'tan açılmıştı şarkı.
Her ne kadar yüzü o tarafa dönük olsa da karşısında Alex ve anıları vardı.O kadar gündür onsuzdu.Kalbi bile huzursuzluk çıkarıyordu bu nedenden dolayı...
Gözleri yavaş yavaş dolmaya başlamış, hüzün yeniden ortaya çıkıp her yerini sarmıştı.Derken, Jason onu hüzne hapsetmemek adına direkt bir konu açtı.Ama o konunun Maya'yı daha derinlere, çıkmazlara iteceğinden haberi yoktu.
"... Alex'le evliydin sen, değil mi?"
İkisinin gözleri yeniden buluştuğunda duygular yer değiştirmişti bu sefer.
Meraklı olan hüzünlü, hüzünlü olan meraklıydı.
"Evet" der demez başını eğdi Maya.
"Ama boşanmayı düşünüyorum artık.Ucunda ölüm bile olsa, düşünüyorum ve yapacağım"
"Neden?" daha çok bir acıyı haykırırcasına çıkmıştı Jason'ın ağzından bu soru.
Başını kaldırıp:
"Beni...Alexa için seviyormuş.Hani sen "denilene göre Alexa'nın ruhu içinde yatıyormuş" demiştin ya, işte o da, o içimde yaşayan Alexa'nın ruhu için beni seviyormuş.En acınası da olan tarafıda onun yalancı sevgisine inanmam oldu" dedi hayatı gözlerinin önünden geçerek.
"Bunu kendi mi dedi sana?"
"Hayır. Edwin söylemişti"
Şaşırarak sandalyesini yaklaştırdı Jason.
İnanamayarak:
"Ve sen de inandın mı ona? Sevdiğin adamı hayatından çıkaracak kadar inanıp güvendin mi ona?" diye sordu.
Nasıl yapabilmişti bunu gerçekten?
Maya Jason'ın o bakışlarından sonra kendini sorguladı.Endişelenmeye ve "Yanlış bir şey mi yaptım yoksa?" sorusunun korkusuyla karşılaşmaya başlamıştı.
"İlk başta hayır, inanmadım.Ama bana Alexa'yla alakalı kanıt gösterince başka çarem kalmamıştı"
"Ne kanıtı?"
"Eski bir fotoğraf gösterdi bana.Bi' kadın, bi' adam ve kadının kucağında da bir bebek vardı"
Oldukça tanıdık gelmişti bu fotoğraf Jason'a.
Nerede, nerede görmüş olabilirdi?
Dan!
Tabi ya.
Bu Alexa'nın ve ailesinin fotoğrafıydı.
Tekrardan Maya'ya dönerek:
"Alexa'nın doğduğu gün çekilen fotoğraftan mı söz ediyorsun sen?" diye sordu emin olmaya çalışarak.
Ve bir "Evet" cevabından sonra tamamen taşları yerine oturttu.
Maya yine de devam etti konuşmasına.
"İşte o fotoğrafın arkasında da sizin dilinizde yazılan bir yazı vardı.Daha önce Alex'in odasında görmüştüm.Ama okuyamadığım için takmamıştım.Edwin işte onu türkçeye çevirip getirdi bana.Ve..."
Duraksadı minik.İçinden gelmiyordu bunu tekrar tekrar dile getirmek.Ama en azından Jason için son bir kez anmaya razı gelip devam ettirdi cümlesini.
"Ve, orada yazılana göre ben aslında Alexa'nın ruh taşıyıcısıymışım. Gelecekteki haliymişim"
Durumu tam olmasada biliyordu Jason.Buna rağmen şaşkınlığını gizleyememişti.
Edwin'in fotoğrafı göstermesi, kötü bir planı olduğu anlamına geliyordu.