9. bölüm / 14
Merdivendeki gölgeYeniden umutlanmak
Bölümler 14Şu an: Yeniden umutlanmak
- 1 Gelin Sizi 8 Yıl Öncesine Götüreyim:78 kelime
- 2 Her şeyden önce ben…133 kelime
- 3 Uzay’ın hayatıma girişi247 kelime
- 4 İlk buluşmamız428 kelime
- 5 Çocuk aklıyla yaşadığımız günler347 kelime
- 6 Her şeyi değiştiren o fotoğraf304 kelime
- 7 İstanbul’dan ayrıldıktan sonra220 kelime
- 8 Yıllar sonra onu yeniden görmek305 kelime
- 9 Yeniden umutlanmak480 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 Beni yeniden terk edişi444 kelime
- 11 Bir yıl boyunca kendimi toparlayamadım116 kelime
- 12 Son görüşmemiz298 kelime
- 13 Peki, çocukluk aşkı diye bir şey var mı?243 kelime
- 14 Son söz11 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Aradan yaklaşık on gün geçti. Bu kez Uzay bana yazdı.
“Seninle acil bir şey konuşmam gerekiyor. Çok önemli. Buluşmak zorunda değilsin ama konuşmamız lazım.”
Önce kabul etmek istemedim. Hayatında biri olduğunu hatırlattım. Ancak ısrar edince on dakika konuşmayı kabul ettim.
İş çıkışında beni aldı. Yine o merdivenlere gittik.
Bizim merdivenlerimiz vardı ya… Hep merdiven, hep merdiven.
Bir türlü konuya giremiyordu. Atıştırmalıklarımızı bitirmeyi bekliyor, başka şeylerden konuşuyordu. Ben de sonunda dayanamadım.
“Hadi, anlat artık!”
Meğer çalıştığım bölgedeki marketleri tek tek aramış. Beni bulabilmek için bütün civarı dolaşmış. Bir arkadaşıyla tesadüfen karşılaşmış gibi yapıp benimle sohbet etmeyi planlamış.
Bunu duyunca hem şaşırdım hem de içten içe hoşuma gitti. Beni bulmak için bu kadar uğraşması, geçmişteki duygularımı yeniden harekete geçirmişti.
Fakat ortada önemli bir sorun vardı: Hayatında hâlâ bir kız arkadaşı vardı.
Bana ilişkilerinin karışık olduğunu, kızın onu aldattığını ve ayrılacağını söyledi. Kızın ölümcül bir hastalığı olduğunu, bu nedenle ayrılmanın kolay olmadığını da anlattı.
Bunların ne kadarının doğru olduğunu bugün bile bilmiyorum.
O gün ona inanmak istedim. Çünkü ben de yeniden umutlanmaya başlamıştım.
Sonrasında sık sık görüşmeye başladık. Bazen iş çıkışında beni alıyor, bazen işe götürüyor, bazen eve bırakıyordu. Ailesi yeniden görüştüğümüzü öğrenince çok sevindi. Özellikle ablası bile bu duruma mutlu olmuştu.
Bir gün ailesiyle görüşmeye gittim. Her şey güzel başlamıştı ama Uzay tuhaf davranıyordu. Beni ailesinin yanında bırakıp saatlerce ortadan kayboluyor, sonra geri geliyordu.
Ailesi benimle ilgilenmeye çalışıyordu. Babası bana özel yemekler getirmişti. Annesi ise geçmişten bahsedip beni ne kadar sevdiğini anlattı.
“Seninle birlikte olması beni çok mutlu etmişti. Sen onu düzeltmiştin. Senden sonra çok şey yaşadı. Yanlış insanların peşinden gitti. Onu toparlamak bizim için çok zor oldu,” dedi.
Bunları duyunca hem duygulandım hem de tedirgin oldum.
Çünkü bir yandan ailesinin bana bu kadar değer vermesi hoşuma gidiyordu, diğer yandan yeniden aynı şeyleri yaşamaktan korkuyordum.
Uzay sonunda geldi ve beni eve bırakmadan önce başka bir yere gitmeyi teklif etti. Kabul ettim.
Bir süre birlikte vakit geçirdik. Sonra geçmişteki gibi yakınlaştık. O an, yeniden bir şeylerin başladığını düşünmüştüm.
Fakat birlikte olduktan sonra bana kız arkadaşından bahsetmeye başladı.
“Onunla bir yıldan fazladır birlikteyim. Çok bağlandım. Kolay kolay kopamıyorum,” dedi.
Dondum kaldım.
“Peki, az önce neden bana artık ayrıldığınızı söyledin?” diye sordum.
Bana bir yabancıyla oturmanın tuhaf geldiğini söyledi.
Bir yabancı…
Yıllarca sevdiğim, hayatımın en önemli anlarını paylaştığım insanın gözünde bir yabancı mıydım?
O an çok öfkelendim. Ağladım, bağırdım ve ona vurdum. Bunu şimdi doğru bulmuyorum ama o an hissettiğim hayal kırıklığını anlatmak bile zor.
Bana bunları neden en başından söylemediğini sordum. Hayatında biri olduğunu bilseydim böyle bir yakınlaşmaya izin vermezdim.
Eve dönerken motosikletin üzerinde bile tartışmaya devam ettik. Ona, “Sen de o kız da beni bu hâle getirdiniz,” dedim.
O da yaşadığı şeylerin onu duygusuzlaştırdığını söyledi.
Ben ise bunun sorumluluğunun bize ait olmadığını anlatmaya çalıştım. Çünkü bana ayrıldıklarını söylemişti. Ben de ona inanmıştım.
Bütün bunlara rağmen ona sarıldım. Özür diledim. Yaşadıklarının hemen geçmeyeceğini, isterse yanında olabileceğimi söyledim.
Ama artık bir şeylerin yanlış olduğunu biliyordum.
Bölüm etkileşimi
