5. bölüm / 14
Merdivendeki gölgeÇocuk aklıyla yaşadığımız günler
Bölümler 14Şu an: Çocuk aklıyla yaşadığımız günler
- 1 Gelin Sizi 8 Yıl Öncesine Götüreyim:78 kelime
- 2 Her şeyden önce ben…133 kelime
- 3 Uzay’ın hayatıma girişi247 kelime
- 4 İlk buluşmamız428 kelime
- 5 Çocuk aklıyla yaşadığımız günler347 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Her şeyi değiştiren o fotoğraf304 kelime
- 7 İstanbul’dan ayrıldıktan sonra220 kelime
- 8 Yıllar sonra onu yeniden görmek305 kelime
- 9 Yeniden umutlanmak480 kelime
- 10 Beni yeniden terk edişi444 kelime
- 11 Bir yıl boyunca kendimi toparlayamadım116 kelime
- 12 Son görüşmemiz298 kelime
- 13 Peki, çocukluk aşkı diye bir şey var mı?243 kelime
- 14 Son söz11 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O zamanlar arkadaş ortamında alkol de olurdu. Bir gün biri rakı getirmişti. Ben de merak edip içmek istedim. Uzay ne kadar engellemeye çalışsa da dinlemedim.
Sonunda minicik bir miktar içmeme izin verdi. Tadını hiç sevmedim. Buna rağmen tekrar istedim. O da meyve suyuyla karıştırıp verdi. Onu daha çok beğenmiştim.
Sonra kendimi sarhoş taklidi yapmaya verdim. Uzay’ın yanından ayrılmıyor, ona iyice sırnaşıyordum. Arkadaşlarım da “Uzay, şimdi yanında kalması yakışık almaz, biz kahve içirelim,” diyerek beni başka yere götürüyordu.
Ben rol yapmaya devam ediyordum. Biraz uyumam gerektiğini düşünmelerine rağmen uyumuyordum çünkü sarhoş değildim ki! SJSJSJ.
Şimdi düşününce ne kadar çocuksu hareketler yaptığımızı anlıyorum.
Her gün görüşüyor, birbirimizi kıskanıyor, İstanbul’un dört bir yanını geziyorduk. Kafelerimiz, oturduğumuz merdivenler, arkadaşlarımız… Her yerin ayrı bir anısı vardı.
Uzay çok kıskançtı. Crop giymemi istemezdi, ben de o yaşlarda onun söylediklerini dinlerdim. Bazen bu kıskançlığı bana tatlı geliyordu ama bugün geriye dönüp baktığımda ilişkimizde sınırların ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyorum.
Bir gün arkadaşlarından biri kuru sıkıyla bir çocuğu korkutmaya kalkıştı. Uzay da peşlerinden gidince ben de korkup arkalarından gittim. Parkta olay çıkardılar, bir teyze polisi çağırdı. Polis peşimize düşünce Uzay kolumdan tutup benimle koşmaya başladı.
Beni güvenli bir yere saklayıp “Buradan ayrılma, geleceğim,” dedi.
Yaklaşık yarım saat sonra döndü. Bana sıkı sıkı sarılıp iyi olup olmadığımı sordu.
İşte o zamanlar onu böyle tanıyordum: Başına ne gelirse gelsin, bir şekilde yanımda olmaya çalışan çocuk olarak.
Bir süre sonra ailesiyle de tanıştım. Annesiyle daha önce restoranlarında karşılaşmıştık. Ablası bana karşı pek sıcak değildi ama annesi iyiydi. Bir gün annesi, Uzay’ın çalışmasını istediğini söyledi. Bir arkadaşının berber dükkânında iş öğrenebileceğini anlattı.
Ben de onu ikna ettim. Bir hafta kadar çalıştı ama ustasından izin almadan ayrıldığı için işinden oldu. Bizim hayatımızda böyle şeyler eksik olmazdı.
O günlerde bir de regl olmuştum. Karnım o kadar çok ağrıyordu ki ağlamaya başlamıştım. Canım sürekli bir şeyler yemek istiyordu.
Su, sanırım durumu Uzay’a anlatmış. Uzay eczaneye gidip ilaç, sıcak su torbası ve çikolata alarak arkadaşımın evine gelmişti.
Kapıdan girip “Sevgilime verirsiniz,” dediğini düşününce hâlâ yüzümde bir gülümseme oluşuyor.
İşte böyle şeylerdi beni ona bağlayan. Küçük ama benim için çok anlamlı davranışlar…
Bölüm etkileşimi
