3. bölüm / 14
Merdivendeki gölgeUzay’ın hayatıma girişi
Bölümler 14Şu an: Uzay’ın hayatıma girişi
- 1 Gelin Sizi 8 Yıl Öncesine Götüreyim:78 kelime
- 2 Her şeyden önce ben…133 kelime
- 3 Uzay’ın hayatıma girişi247 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 İlk buluşmamız428 kelime
- 5 Çocuk aklıyla yaşadığımız günler347 kelime
- 6 Her şeyi değiştiren o fotoğraf304 kelime
- 7 İstanbul’dan ayrıldıktan sonra220 kelime
- 8 Yıllar sonra onu yeniden görmek305 kelime
- 9 Yeniden umutlanmak480 kelime
- 10 Beni yeniden terk edişi444 kelime
- 11 Bir yıl boyunca kendimi toparlayamadım116 kelime
- 12 Son görüşmemiz298 kelime
- 13 Peki, çocukluk aşkı diye bir şey var mı?243 kelime
- 14 Son söz11 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Eski arkadaşlarımla, yani İstanbul’daki dostlarımla yeniden görüşmeye başlamıştım. Onları içten içe çok özlüyordum. Üstelik o dönem aşırı zayıflamıştım. Fotoğraflarımı görenler değişimime çok şaşırıyordu.
En yakın arkadaşımın adı Banu olsun. Banu yeni bir arkadaş çevresi edinmişti. Onları görüntülü konuşmalar sayesinde yavaş yavaş tanımaya başlamıştım. O çevrede bir de Su vardı.
Su beni çok beğenmiş ve çocukluk arkadaşı Uzay’la yakıştırmış. Benim fotoğrafımı Uzay’a göndermiş. Uzay da fotoğrafımı o kadar beğenmiş ki daha benimle tanışmadan herkese gösterip “İşte bu benim sevgilim,” diyormuş.
Düşünsenize, daha birbirimizi tanımıyoruz bile! Sekizinci sınıfın bitmesine iki ay falan kalmış. Çocukluk işte…
Sonradan öğrendiğime göre fotoğrafıma bakarak uyuyup bakarak uyanıyormuş. Benim ise bunlardan haberim yoktu.
Bir gün Su bana, “Kanka, Uzay diye bir arkadaşım var. Seni onunla tanıştırmak istiyorum,” dedi.
Ben de hemen nazlandım:
“Yok ya, ben erkeklerle bir daha asla konuşmam!”
O akşam Uzay bana sosyal medyadan istek attı. Su’yu arayıp neden böyle yaptığını, istemediğimi söylemiştim. O da “Kanka, ne olacak? Seni takip etsin. Çok iyi biri, arkadaş olursunuz,” diyerek beni ikna etti.
İsteğini kabul ettim.
Ama inanın, o sırada zerre kadar bir şey hissetmiyordum. Hem hastaydım hem de hayatımda aşk düşünecek durumda değildim.
Konuşmaya başladık. Uzay birkaç kez çıkma teklif etmişti ama o kadar imalı konuşuyordu ki ne demek istediğini anlamıyordum. Her gün konuşuyorduk. Hasta olduğumu, neler yaşadığımı biliyordu. Bana hiçbir zaman baskı yapmıyor, “Sen nasıl mutluysan öyle olsun,” diyordu.
Bir gün Su, Uzay’a aramızı yapıp yapmamasını sormuş. Uzay da “Hayır, ben ayarlayacağım. Onu iyileştireceğim,” demiş.
Bunları çok sonradan öğrendim.
Derken biz sevgili olduk.
Bölüm etkileşimi
