6. bölüm / 14
Merdivendeki gölgeHer şeyi değiştiren o fotoğraf
Bölümler 14Şu an: Her şeyi değiştiren o fotoğraf
- 1 Gelin Sizi 8 Yıl Öncesine Götüreyim:78 kelime
- 2 Her şeyden önce ben…133 kelime
- 3 Uzay’ın hayatıma girişi247 kelime
- 4 İlk buluşmamız428 kelime
- 5 Çocuk aklıyla yaşadığımız günler347 kelime
- 6 Her şeyi değiştiren o fotoğraf304 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 İstanbul’dan ayrıldıktan sonra220 kelime
- 8 Yıllar sonra onu yeniden görmek305 kelime
- 9 Yeniden umutlanmak480 kelime
- 10 Beni yeniden terk edişi444 kelime
- 11 Bir yıl boyunca kendimi toparlayamadım116 kelime
- 12 Son görüşmemiz298 kelime
- 13 Peki, çocukluk aşkı diye bir şey var mı?243 kelime
- 14 Son söz11 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir gün yine arkadaşlarımla ve Uzay’la fotoğraf çekindik. Fotoğrafı birisi babama göndermiş.
Gece saat bir civarında babam beni aradı.
“Çabuk eve gel. Seninle konuşmam gereken bir şey var.”
Babam normalde böyle aramazdı. O an bir şeylerin ters gittiğini hissettim. Uzay’a sıkıca sarıldım ve “Bir şey olacak,” dedim.
Eve gittiğimde daha kapıdan girer girmez kocaman bir tokat yedim. Babam fotoğrafı gösterdi. O dönem yapay zekâ falan yoktu ki bir şey uydurup kendimi kurtarayım.
Beni sorguladı. Ben de onu sevdiğimi söyledim. Çocuk aklımla gaza gelip evleneceğimizi bile söyledim.
Sonrası benim için çok zordu.
Babam beni eve kapattı. Yaklaşık bir ay boyunca dışarı çıkamadım. Telefonumu da kırmıştı. Bana kitaplar alıp okumamı söylüyordu. Uzay ise benden haber alamıyordu. Babam onu bulursa öldüreceğini söylüyordu. Ben de korkudan Uzay’a evimizin yakınına gelmemesini söylüyordum.
Oysa Uzay daha önce defalarca kuryeymiş gibi davranıp eve gelmişti. Bazen evdekiler fark etmeden bana bir şeyler getiriyor, kısa süreliğine sarılıp gidiyordu.
Şimdi ise birbirimize ulaşamıyorduk.
Bir şekilde arkadaşlarımla haberleşmeyi başardım. Uzay’ın benim için neler söylediğini, beni ne kadar sevdiğini öğrendim. Bir arkadaşım aracılığıyla bana ulaşmıştı.
“Onu çok seviyorum. Hayatım boyunca da sevmeye devam edeceğim. Olmazsa büyüdüğümüzde yollarımızı yeniden birleştiririz. Onu bekleyeceğim,” demiş.
Bunu duyunca arkadaşımın karşısında hemen itiraz ettim.
“Saçma sapan konuşmasın! Biz hâlâ sevgiliyiz. Ayrılmadık ki!”
Ona göre ayrılmamıştık. Ben de kendimi böyle teselli ediyordum.
Bir de mektup yazmıştım. Ne yazdığımı bugün hatırlamıyorum ama arkadaşımın bir şekilde Uzay’a ulaştırmasını istemiştim.
Sonunda bir gün buluşabildik. Numaramı ezbere biliyordum. Birbirimizi yeniden gördük, konuştuk ve o günden sonra gizlice görüşmeye başladık.
Artık eski buluştuğumuz yerlere gitmiyorduk. Bazen evlerde görüşüyorduk. Birbirimize çok bağlanmıştık. Bir süre sonra İstanbul’dan ayrılmam gerektiğini öğrendim.
Gitmeme bir hafta kalmıştı.
Her gün görüşüyorduk. Son buluşmamızda ona sıkıca sarıldım.
“Beni asla terk etme, çünkü ben seni asla terk etmem,” dedim.
İnsan çocukken ne büyük sözler veriyor…
O gün bunun ne kadar ağır bir söz olduğunu bilmiyordum.
Bölüm etkileşimi
