29. bölüm / 30
Maskeli PiyanoSon Prova
Bölümler 30Şu an: Son Prova
- 1 İlk Nota308 kelime
- 2 Unutulan Melodi266 kelime
- 3 İkinci Kurban329 kelime
- 4 Maskenin Ardındaki Kim?335 kelime
- 5 Üçüncü Perdenin Sırrı364 kelime
- 6 Gizli Kayıt359 kelime
- 7 İhanetin İzleri313 kelime
- 8 Sessiz Tanık288 kelime
- 9 Dördüncü Nota293 kelime
- 10 Kulisin Kapısı310 kelime
- 11 Son Sayfa306 kelime
- 12 Derya'nın Sessizliği334 kelime
- 13 Gece Dokuz291 kelime
- 14 İlk Karşılaşma244 kelime
- 15 Yedinci Yüz324 kelime
- 16 Kırık Gerçekler332 kelime
- 17 XIII357 kelime
- 18 Kayıp Konser326 kelime
- 19 İkinci Maske324 kelime
- 20 İkinci Maskenin Ardındaki Sır302 kelime
- 21 Son Perdeye Üç Gün341 kelime
- 22 Karanlıktaki Alkış306 kelime
- 23 Yasemin'in Sırrı364 kelime
- 24 Babasının Defteri346 kelime
- 25 İlk İhanet401 kelime
- 26 Kayıp Adam445 kelime
- 27 Vermora'ya Giden Yol503 kelime
- 28 Bodrumdaki Piyano546 kelime
- 29 Son Prova672 kelime · Okuduğun bölüm
- 30 İçimizden Biri560 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM 29 — SON PROVA
Beyaz maske merdivenlerin başında yalnızca birkaç saniye durdu.
Selçuk gözlerini kırpmadan ona baktı.
“Maskeni çıkar.”
Cevap gelmedi.
Yasemin bir adım öne çıktı.
“Babam nerede?”
Maskeli kişi başını hafifçe Yasemin’e çevirdi.
Sonra cebinden küçük bir zarf çıkardı.
Zarfı merdivenlerden aşağı bıraktı.
Kâğıt basamakların üzerinde kayarak Selçuk’un önünde durdu.
Maskeli kişi arkasını döndü.
Selçuk hemen merdivenlere yöneldi.
“Dur!”
Maskeli kişi kaçmaya başladı.
Selçuk peşinden gitti fakat üst kata çıktığında koridor bomboştu.
Sadece açık bir pencere ve rüzgârda hareket eden eski perdeler vardı.
Yasemin zarfı açtı.
İçinden eski bir fotoğraf çıktı.
Fotoğrafta XIII Projesi'nin öğrencileri vardı.
Fakat bu kez fotoğraf farklıydı.
Arka sırada, diğerlerinden biraz uzakta duran bir adam görünüyordu.
Murat Aksoy.
Yasemin fotoğrafı elinden düşürecek gibi oldu.
“Bu fotoğrafı daha önce görmüştüm…”
Selçuk fotoğrafı aldı.
“Hayır. Bu fotoğraf daha önce gördüklerimizden farklı.”
Fotoğrafın arkasında tarih vardı:
15 Ağustos 2008 — Son Prova
Altında ise el yazısıyla tek bir cümle:
“Murat gerçeği açıklamadan önce bir seçim yapmak zorunda kaldı.”
Yasemin başını kaldırdı.
“Ne seçimi?”
Selçuk cevap veremeden binanın elektrikleri bir anda yandı.
Koridorun sonunda eski bir projektör çalışmaya başladı.
Duvara bir görüntü yansıtıldı.
Eski bir prova salonu.
Yıllar önce çekilmişti.
Kameranın önünde Murat Aksoy duruyordu.
Yasemin nefesini tuttu.
Babası kameraya doğru konuşuyordu:
“Eğer bunu izliyorsanız, artık geri dönüş yok.”
Görüntüde Murat'ın arkasında birkaç kişi belirdi.
Selçuk görüntüyü durdurdu.
Yüzler tek tek seçiliyordu.
Kaan Erdem.
Derya Aksoy.
Cemal Özkan.
Ve daha önce fotoğraflarda gördükleri diğer isimler.
Fakat bir kişi daha vardı.
Yüzü gölgede kalıyordu.
Murat konuşmaya devam etti:
“XIII Projesi'nin amacı yetenekli öğrencileri yetiştirmek değildi. Proje, onların geleceğini belirlemek için kullanıldı.”
Görüntüdeki Murat bir dosya kaldırdı.
“Kim başarılı olacak, kim yarışmadan elenecek, kimin bestesi kimin adına çıkacak… Hepsi önceden kararlaştırılıyordu.”
Yasemin fısıldadı:
“Babam bunu ortaya çıkarmış.”
Selçuk başını salladı.
“Ve bu yüzden ortadan kayboldu.”
Görüntü devam etti.
Murat'ın yüzündeki ifade değişti.
“Fakat içimizden biri diğerlerinden farklıydı.”
Kamera yavaşça arkasındaki insanlara döndü.
Murat bir ismi söyleyecek gibi oldu.
Tam o anda kayıt kesildi.
Ekran karardı.
Yasemin öfkeyle projektöre yaklaştı.
“Hayır… Hayır! Kimdi?”
Cevap yoktu.
Sonra projektör tekrar açıldı.
Bu kez yalnızca tek bir görüntü vardı.
Selçuk.
Fakat fotoğraf yeni çekilmişti.
Selçuk görüntüye baktı.
Ardından ikinci fotoğraf geldi.
Yasemin.
Üçüncü fotoğraf:
Vermora'daki akademinin bodrumu.
Dördüncü:
İkisinin şu anda bulunduğu koridor.
Selçuk'un yüzü ciddileşti.
“Bizi canlı olarak izliyorlar.”
Projektörün altındaki hoparlörden boğuk bir ses duyuldu:
“Hayır, Selçuk Demirhan.”
Selçuk silahına davranmadı; yalnızca sesi dinledi.
“Ben sizi izlemiyorum.”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Ben sizin ne bulacağınızı bekliyorum.”
Yasemin bağırdı:
“Babam nerede?”
Ses cevap vermedi.
Bunun yerine projektörde son bir görüntü belirdi.
Vermora tren istasyonu.
2008 yılından bir kayıt.
Murat istasyonda tek başına yürüyordu.
Elinde küçük bir çanta vardı.
Bir trenin kapısına yaklaştı.
Tam binecekken arkasından biri geldi.
Murat durdu.
İkisi birkaç saniye konuştu.
Sonra Murat trene bindi.
Kamera diğer kişinin yüzünü göstermeden kapandı.
Yasemin ekrana bakarken bir ayrıntı fark etti.
“Dur.”
Selçuk görüntüyü geri aldı.
Yasemin ekrana yaklaştı.
“Boynundaki kolye…”
Adamın boynunda gümüş renkli nota anahtarı vardı.
İkinci maske.
Yasemin’in sesi titredi:
“Bu kişi babamla birlikte trene binmiş.”
Selçuk hemen son kareye baktı.
Trenin numarası görünüyordu.
13.
Selçuk cebindeki anahtarı çıkardı.
Üzerindeki XIII işaretine baktı.
“Bence bu anahtar bir kapıyı açmıyor.”
Yasemin ona baktı.
“Ne açıyor?”
Selçuk cevap vermeden bodrumdaki piyano kasetlerini hatırladı.
Üçüncü kasetin üzerinde tek kelime vardı:
XIII.
“Bir kayıt.”
İkisi yeniden bodruma indi.
Selçuk üçüncü kaseti kayıt cihazına yerleştirdi.
Kaset birkaç saniye cızırtıyla döndü.
Sonra başka bir ses duyuldu.
Bu kez Murat'ın sesi değildi.
Yaşlı, sakin bir erkek sesiydi:
“On üç kişiden biri ihaneti seçti.”
Selçuk ve Yasemin birbirine baktı.
Ses devam etti:
“On üç kişiden biri gerçeği sakladı.”
Bir saniyelik sessizlik.
“Ve on üç kişiden biri…”
Ses aniden kesildi.
Kayıt cihazı durdu.
Selçuk düğmeye bastı.
Çalışmadı.
Yasemin cihazı inceledi.
“Kasetin devamı var.”
“Nasıl?”
“Kesilmemiş. Birisi cihazı uzaktan durdurmuş.”
O anda bodrumun kapısı sertçe kapandı.
Selçuk ve Yasemin arkasına döndü.
Kapının üzerinde yeni bir yazı vardı.
“SON PROVA BAŞLADI.”
Altında ise:
“İÇİNİZDEN BİRİ BİLİYOR.”
Yasemin'in yüzü soldu.
Selçuk sessizce kapıya yaklaştı.
Çünkü artık mesele yalnızca Maskeli Piyano değildi.
İçlerinden biri, Murat'ın gerçeğini yıllardır biliyor olabilirdi.
Ve 15 Ağustos'a yalnızca iki gün kalmıştı.
Bölüm etkileşimi
