22. bölüm / 30
Maskeli PiyanoKaranlıktaki Alkış
Bölümler 30Şu an: Karanlıktaki Alkış
- 1 İlk Nota308 kelime
- 2 Unutulan Melodi266 kelime
- 3 İkinci Kurban329 kelime
- 4 Maskenin Ardındaki Kim?335 kelime
- 5 Üçüncü Perdenin Sırrı364 kelime
- 6 Gizli Kayıt359 kelime
- 7 İhanetin İzleri313 kelime
- 8 Sessiz Tanık288 kelime
- 9 Dördüncü Nota293 kelime
- 10 Kulisin Kapısı310 kelime
- 11 Son Sayfa306 kelime
- 12 Derya'nın Sessizliği334 kelime
- 13 Gece Dokuz291 kelime
- 14 İlk Karşılaşma244 kelime
- 15 Yedinci Yüz324 kelime
- 16 Kırık Gerçekler332 kelime
- 17 XIII357 kelime
- 18 Kayıp Konser326 kelime
- 19 İkinci Maske324 kelime
- 20 İkinci Maskenin Ardındaki Sır302 kelime
- 21 Son Perdeye Üç Gün341 kelime
- 22 Karanlıktaki Alkış306 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 Yasemin'in Sırrı364 kelime
- 24 Babasının Defteri346 kelime
- 25 İlk İhanet401 kelime
- 26 Kayıp Adam445 kelime
- 27 Vermora'ya Giden Yol503 kelime
- 28 Bodrumdaki Piyano546 kelime
- 29 Son Prova672 kelime
- 30 İçimizden Biri560 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bölüm 22: Karanlıktaki Alkış
Karanlığın içinde yükselen alkış sesleri giderek hızlandı.
Bir...
İki...
Üç...
Selçuk Demirhan elini silahına götürdü.
"Yasemin, yanıma gel."
Yasemin birkaç adım ilerledi.
"Buradayım."
Tam o anda odanın ışıkları yeniden yandı.
Alkış sesi kesildi.
Oda boştu.
Ancak duvardaki fotoğrafların arasında yeni bir fotoğraf vardı.
Selçuk'un henüz birkaç dakika önce çekilmiş bir görüntüsü.
Fotoğrafta Selçuk ve Yasemin, odanın kapısından içeri girerken görülüyordu.
Yasemin fotoğrafı eline aldığında yüzündeki ifade değişti.
"Bu fotoğraf... biz içeri girmeden önce çekilmiş olamaz."
Selçuk cevap vermedi.
Fotoğrafın arkasında yazan cümleyi okudu:
"Gördüğün her şey geçmişten gelmiyor."
İkisi odadan çıkıp tiyatronun ana salonuna döndü.
Selçuk hemen güvenlik kameralarını kontrol ettirdi. Fakat son yirmi dakikaya ait görüntüler tamamen silinmişti.
Yasemin bilgisayarın başına geçti.
"Silinen kayıtları geri getirmeye çalışıyorum."
Birkaç dakika sonra ekranda görüntüler belirmeye başladı.
Tiyatroya giren herkes tek tek görünüyordu.
Sonra görüntüde siyah paltolu bir adam belirdi.
Yüzü kameraya dönük değildi.
Fakat arkasından yürüyen kişi Selçuk'un dikkatini çekti.
Yasemin...
Selçuk görüntüyü durdurdu.
"Sen ne zaman buraya geldin?"
Yasemin şaşkınlıkla ekrana baktı.
"Ben daha önce buraya gelmedim."
Selçuk görüntüyü yeniden oynattı.
Yasemin gerçekten de tiyatroya Selçuk'tan yaklaşık yarım saat önce girmiş görünüyordu.
Üstelik yanında kimse yoktu.
Selçuk ona döndü.
"Bu kaydı değiştirmedin, değil mi?"
Yasemin'in yüzü ciddileşti.
"Hayır."
"Kimliğini kullanan biri olabilir mi?"
"Olabilir. Ama görüntüdeki kişi gerçekten benziyor."
İkisi de sessiz kaldı.
İlk kez Selçuk, ekibindeki bir kişiden şüphelenmek zorunda kalmıştı.
Tam o sırada Selçuk'un telefonu çaldı.
Bilinmeyen numara.
Telefonu açtı.
Karşıdan yalnızca şu cümle geldi:
"Bazen maskeler yüzleri değil, gerçekleri saklar."
Selçuk hemen sordu:
"Yasemin'le ne bağlantın var?"
Karşıdaki kişi birkaç saniye sustu.
Sonra:
"Doğru soruyu sonunda sordun."
Telefon kapandı.
Selçuk, Yasemin'e baktı.
Yasemin ise ekrandaki görüntüye kilitlenmişti.
Çünkü videoda görünen kişi tekrar hareket etmişti.
Kameraya doğru dönüyordu.
Yüzü yavaşça görünür hâle geldi.
Ve görüntü tamamen kesildi.
Selçuk'un zihninde tek bir düşünce vardı:
Yasemin gerçekten sadece bir ekip arkadaşı mıydı?
Bölüm etkileşimi
