8. bölüm · KUTLU YEMİN
8.Bölüm ( Gece sahnesi žrâ ve Yasi-r
Gece çökmüştü.
Herat Kalesi’nin taş duvarları soğuktu. Koridorlarda meşaleler yanıyor ama kimse konuşmuyordu. Kale sessizdi. Sanki koskoca kale nefesini tutmuş, Yasi-r’in yaşayacak mı ölecek mi olduğunu bekliyordu.
Yasi-r haftalardır yatıyordu. Yüzü solgundu, dudakları kurumuştu. Nefesi çok hafif çıkıyordu. Hekimler umut olmadığını söylemişti ama kimse Emir Baran’a bunu söylemeye cesaret edemiyordu.
O gece odada sadece Azra vardı.
Azra yavaşça Yasi-r’in yanına oturdu. Elini tuttu. Eli buz gibiydi. Bir süre hiçbir şey söylemedi. Sadece ona baktı.
Sonra yavaşça konuşmaya başladı:
“Sen… herkesin korktuğu adamsın.
Ordular yendin, kaleler fethettin.
Ama şimdi burada sessizce yatıyorsun.
Bu sana yakışmıyor Yasi-r…”
Azra’nın sesi titriyordu.
“Ben sana bunu hiç söylemedim.
Belki de hiç söyleyemeyecektim.
Ama şimdi gidersen… bunu hiç
bilemeyeceksin.”
Azra, Yasi-r’in elini iki eliyle tuttu.
“Ben sana yavaş yavaş aşık oluyorum Yasi-r.
Sen farkında bile değilsin.
Sen savaşlarla, kalelerle uğraşırken ben hep seni izledim.
Herkes senden korkarken ben sana hayran kaldım.”
Azra’nın gözünden bir damla yaş Yasi-r’in eline düştü.
“Ama şimdi gidiyorsun gibi…
Ve ben bunu sana hiç söylememiş olacağım.
Eğer gidersen… bu kalede en çok seni değil, beni yarım bırakacaksın.”
Azra başını Yasi-r’in eline yasladı.
Tam o sırada…
Yasi-r’in parmakları çok hafif kıpırdadı.
Azra bir anda başını kaldırdı.
“Yasi-r…?”
Yasi-r’in nefesi biraz daha derin çıktı.
Azra fısıldadı:
“Gitmene izin vermiyorum…
Daha yapacak çok şeyimiz var.”
Meşale ışığı duvara vururken, odada sadece Yasi-r’in yavaş nefesi duyuluyordu.
