41. bölüm · KUTLU YEMİN
📖 41. Bölüm – Kırılan Güven
Gece boyunca yağmur dinmemişti.
Sabah olduğunda
Paris Kalesi sessizdi.
Ama bu sessizlik…
huzur değil,
yaklaşan acının habercisiydi.
Yasir uyandığında ilk düşündüğü kişi yine Zeynep olmuştu.
Dün geceyi düşündü.
Yağmur…
sessizlik…
ve o öpücük.
İlk kez uzun zamandır içinde savaş olmayan bir his vardı.
Ama bir şey garipti.
Zeynep’in odasının önündeki nöbetçiler yoktu.
Kapı aralıktı.
Yasir içeri girdi.
Oda…
boştu.
Bir anda gözleri masanın üzerindeki parşömene kaydı.
Elleriyle açtı.
Ve okumaya başladı.
“Yasir…”
“Bu mektubu okuduğunda çoktan gitmiş olacağım.”
Yasir’in bakışları sertleşti.
“Sana yalan söyledim.”
“Ben düşündüğün kişi değilim.”
O an…
odadaki hava değişti.
“Ben bir Moğol’um.”
Yasir bir anda durdu.
“Beni sana yaklaştıran kişi…”
“Sandığın gibi tesadüf değildi.”
“O gizemli adam…”
“Tümege’ydi.”
Yasir’in yumruğu sıkıldı.
Mektup devam ediyordu:
“Başta görevim seni içeriden parçalamaktı.”
“Sana yaklaşacak…”
“Güvenini kazanacak…”
“Ve doğru zamanda seni yok edecektim.”
Yasir okumayı bırakamıyordu.
“Ama korktuğum bir şey oldu.”
“Sana gerçekten aşık oldum.”
Sessizlik.
Sanki bütün dünya durmuştu.
“Bu yüzden planı bıraktım.”
“Çünkü artık sana zarar veremem.”
Yasir’in nefesi ağırlaştı.
“Benimle kalırsam…”
“Hem seni hem kendimi mahvedeceğim.”
“Bu yüzden gidiyorum.”
“Beni arama.”
En altta tek bir cümle vardı:
“Savaşçı olarak senden korkmadım…”
“Ama sana aşık olmaktan korktum.”
Kapı bir anda açıldı.
Emir Baran içeri girdi.
“Ne oldu?”
Yasir cevap vermedi.
Sadece mektubu uzattı.
Baran okudukça yüzü değişti.
“Bu…”
“İmkânsız.”
Tam o sırada Melikşah da geldi.
Ve birkaç saniye sonra odada ölüm sessizliği oluştu.
Aynı anda…
uzak dağlarda iki atlı ilerliyordu.
Bunlardan biri Zeynep’ti.
Diğeri ise yüzündeki ağır yara iziyle tanınan adamdı:
Tümege sessizce konuştu:
“Plan neden bozuldu biliyor musun?”
Zeynep sustu
“Çünkü sen hata yaptın.”
Zeynep gözlerini yere indirdi.
“Belki de ilk kez insan oldum.”
Tümege hafifçe güldü.
Ama gözlerinde öfke vardı.
“Yasir seni zayıflattı.”
Zeynep yavaşça cevap verdi:
“Hayır…”
“Beni değiştirdi.”
Paris Kalesi’nde…
Yasir hâlâ mektuba bakıyordu.
Yüzü sakindi.
Ama gözleri…
ilk kez gerçekten kırılmıştı.
Ve o anda herkes şunu anladı:
Bu savaş artık sadece krallıkların savaşı değildi.
Kalplerin savaşıydı.
🔥 BÖLÜM SONU
